Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Çocuklar Nereye Kayboldu?


 

Yaklaşık 20 milyon öğrenciye sahip bir ülkeyiz.  Okullar tatil. SBS  - YGS – LYS  tüm sınavlar bitti. Artık öğrenciler yılın yorgunluğunu atmak için dilediğince tatil yapacaklar. İstedikleri saatte yatıp, istedikleri saatte kalkacaklar. Dilediğince oyun oynayabilecekler.  Bazı öğrenciler, çeşitli tatil veya spor kamplara gittiler, bir kısmı ise o kadar şanslı değil, bulundukları yerde tatillerini geçirecekler.

Buraya kadar gayet normal, ancak ben çevreme baktığımda sokaklarda oynayan hiçbir çocuğa rastlamıyorum. Okullar tatil ama sanki sokaklar da tatil gibi.

Sahi ne oldu bu çocuklara, Nereye kayboldular?

Aslına bakarsanız çocuklar sokakları terk edeli epey bir zaman oluyor. Artık sokakta kar yağınca eline poşeti alıp kaymaya çalışan çocuklar yok.  Bisikletle çeteler oluşturan birlikte gezen klikler (oyun çeteleri ) yok. Bir kutu kola tenekesinin peşinden saatlerce koşturan ve oyun uğruna ayakkabılarını parçalayan çocuklar da yok.

Eskiden anne babaların en büyük endişesi, çocuklarının elma, armut toplarken ağaçtan düşmeleri idi. O yıllarda ağaca tırmanmayan, ağaç dalından düşmeyen yoktu. Şimdi ağaçtan düşen çocuklar da yok.

Mahalle maçları, yakan toplar, ip atlamalar bedensel gelişim ve sosyalleşme açısından son derece faydalı oyunlardı. Hayır, hayır  bu kadar karamsar olmamak lazım, belki de saklambaç oynarken saklandıkları için sobelenmemek için  sokakta görülmüyorlardır.

Anne baba olarak “iyi diyorsunuz ama biz ne yapalım dışarıda tinercisi var, organ mafyası, uyuşturucu satıcıları, üstü kapatılmayan rogar kapakları, trafik canavarları var, biz de çocuğumuz sokakta oynasın isteriz ama ortam kötü” diye düşünebilirsiniz. Peki içinde güvenlikçileri olan, kalın duvarlarla çevrili kocaman oyun alanları olan sitelerin sokaklarında niye çocuklar yok.

Akşam olunca anneler  ‘’ oğlum bak eve gel baban kızıyor’’ dediklerinde çocuklar ‘’ya anne daha herkes dışarıda, biraz daha kalayım nooluur?’’ diyordu. Şimdilerde anne babalar çocuklarını, akrabalarına, gezmeye, parka götürebilmek için çocuğa yalvarmaya başladılar.

Yazı yazmaktaki amacım, sizlere nostalji yaptırmak değil elbette. Çocuklarımızın son dönemde içinde bulundukları durumun bir resmini çekmekti.

Dışarıda oyun oynamayan çocuklar,  evlerde güneşte yanmadan, sırtları terlemeden konfor içerisinde televizyon ya da bilgisayar başındalar. 

 

Yaşanılan bir örneği anlatmak isterim. 7 –8 yaşlarında iki çocuk misafirlik ortamında bir araya gelirler. Çocuklar hemen bilgisayar oyunu oynamak istediklerini söylerler. Ev sahibi bilgisayarı veremeyeceklerini söyler. Çocuklar şaşırırlar ve ikinci seçenek arayışına girerler. ‘Bari cep telefonunda oyun oynamamıza izin verin.’ Yine olumsuz yanıt alan çocuklar bu defa çaresizlikle kalakalırlar ve ağızlarından şu kelimeler dökülür. ‘Bilgisayar ve cep telefonu oyunu olmazsa biz nasıl oyun oynayabiliriz ki’ Aynı yaşta ve aynı cinsiyette iki çocuğun beraberken kendi başlarına oyun oynayamamalarından daha korkunç ne olabilir ki...

Çocuklarımız ilköğretim 3. Sınıftan itibaren başlayan sınav maratonunda okul, dershane ve ev üçgeninde yaşam sürerken, bir yandan da teknolojinin esiri olma yolunda hızla ilerliyorlar. Bu konuyu başka bir yazımda ele alacağım…

İyi tatiller…



Yorumlar
Yorum Ekle