Go-kart dört tekerlekli minyatür araçlarla yapılan pist yarışı ve motorsporlarının temeli. 7 den 70’e her insanın yapabileceği bu spor dalı hem kolay olması hem de maliyetinin düşük olması nedeniyle hızla popülerleşti. Hızı, eğlenceyi ve adrenalini aynı anda bulmak isteyenler haydi pistlere….
Go-kart, 1950'li yıllarda ABD'de, eskiyen çim biçme makinelerinin motorlarının tekrar kullanılabilmesi amacıyla yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıktı. 1960'lı yıllardan sonra başta İngiltere, Avustralya ve Japonya olmak üzere uluslararası yarışmalarda kullanılmaya başlandı. Uluslararası Karting organizasyonlarının yönetimi İsviçre'de kurulan CIK (Uluslararası Karting Kurulu) tarafından yapılıyor. Hoş bir hobi olmanın dışında karting, motor sporlarına başlamak için de sağlam bir temel hazırlıyor. Birçok ralli veya Formula pilotu bu spora karting yaparak başlamış. Formula1 Dünya Şampiyonu Michael Schumacher ve kardeşi Ralf Schumacher bu isimlerden bazıları. Hatta Michael Schumacher, aynı zamanda Köln'ün 30 km kadar dışında uluslararası standartlara sahip büyük bir go-kart pistinin sahibi.
TÜRKİYE, BU SPORU NASIL TANIDI?
Türkiye'de ilk kez Karting sporunun tanıtılması Demir Bükey aracılığıyla gerçekleşti. Önce 1970'li yılların ortalarında Üst Bostancı Go-kart Pisti hizmete girdi. İstanbul Karting Kulübü'nün de kurulmasıyla birlikte ilk ciddi pistine 1980'lere doğru kavuştu. 1987 yılında Cem Hakko'nun öncülüğünde tekrar canlandı ve Tuzla Karting Pisti'nin yapılmasıyla önlenemez bir yükselişe geçti.
*Tuzla Karting Pisti Avrupa standartlarına uygun olarak inşa edildi ve 'C' tipi lisansı ile uluslararası organizasyonları düzenleme hakkına sahip oldu. İlk uluslararası karting yarışı Türkiye'de ancak 1988 yılında yapıldı.
Formula 1 Şampiyonası'nda 1995 yılında Williams Renault ve 1996'dan beri McLaren için yarışan David Coulthard, Tuzla'da düzenlenen bu ilk uluslararası yarışta yer aldı. 1992'de İstanbul Motorsporları Kulübü kurulduktan sonra İstanbul'daki karting organizasyonları, İMK'nın sorumluluğu altında düzenlenmeye başladı. Körfez Pisti'nde ise 1995'ten beri resmi karting yarışları yapılıyor. Bu pistin küçük bir bölümünde bulunan Karting pisti de, otomobil yarışlarının olmadığı zamanlarda kullanılabiliyor. 1998 yılında İzmir, Ankara ve Adana'da yapılan pistlerde Türkiye Karting Şampiyonası yarışları yapılmaya başlandı. Günümüzde ise karting pistleri, iş çıkışı stres atmak isteyen kişilerle dolup taşıyor…
HAZIRLANIN, YARIŞ BAŞLIYOR…
Go-kart yaparken başlangıçta kullanılan araçlar 5,5-6 HP güç üretebilen 160 cc hacminde tek taraflı motorlara sahip. En fazla 75 km/s hıza ulaşabilseler de pist içinde bu hız ortalama 40-50 km/s. Türkiye'de profesyonel anlamda bu sporu yapmak isteyenlerin, Türkiye Otomobil ve Motor Sporları Federasyonu'ndan lisans alması gerekiyor. Bu alanda profesyonel yarışlar ise Tuzla Pisti, Körfez Pisti ve İzmir Pisti'nde yapılıyor. Bu tür yarışmalarda araçlar 120 km/s hıza ulaşabiliyorlar. Araçların ulaşabildikleri hız başlarda pek tatmin edici görünmese de go-kartlar yere çok yakın olduklarından, daha hızlı gidiyormuş gibi hissetmeyi sağlıyor.
NASIL GİDECEĞİZ, NE GİYECEĞİZ?
Bu sporu amatör olarak yaparken özellikle belirli bir giysi giymek gerekmiyor fakat kask takmak zorunlu. Kullanan kask başa tam olarak oturmalı. Oturmadığı taktirde, bir çarpma fırlayabilir ve bu da risk taşımayan bu sporu yapan için daha tehlikeli hale getirebilir.
KUTU: KARTİNG YAPMADAN ÖNCE BİLİNMESİ GEREKENLER !
Karting yapmadan önce, çeşitli yerlerde asılı olan Go-Kart kullanım kurallarının okunması gerekiyor. Karting kurallarını bilmek yapacak olan kişiyi birçok tehlikeden koruyarak, eğlenceli vakit geçirebilmeyi sağlıyor.
*Yarış başlamadan önce, pist görevlileri davet etmeden kesinlikle pit alanına girilmemesi gerekiyor. Çünkü, yarışı biten sürücüler, pit alanına tehlikeli şekilde girebiliyor, bu da yaralanmalara sebep oluyor. Sürücülerin de pit alanına çok yavaş şekilde girmesi şart.
*Araçlara binmeden önce mutlaka kask takılması gerekiyor. Kaskların; karting işletmelerinde ücretsiz olarak genel kullanıma sunulma zorunluluğu var.
*Yarış süresince diğer sürücülere çarpmamaya özen göstermek gerekiyor. Arabaların, hızları ve çarpma anında uyguladığı basınç dolayısıyla, yaralanmalara ve sakatlanmalara sebep olunabilir.
*Pist, yayalar için hiç güvenli değil. Herhangi bir sebeple kullanılan araç pistte durur veya takılırsa; kesinlikle araçlardan inilmemesi gerekiyor. Eğer imkan varsa direksiyonu düzeltilebilir, her iki ön tekerleklerden tutarak kurtulmak denenebilir. Bu şekilde kurtulmak mümkün olmuyorsa, ayakları pedallardan çekip, elleri havaya kaldırıp, görevliden yardım beklenebilir.