2010-2011 akademik yılının İstanbul Kültür Üniversitesi’nin teknolojik altyapısıyla akademik eğitim vizyonunun güçlendiği bir yıl olduğunu söyleyen İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Dursun Koçer, “Bilgi Sistemleri ve Teknoloji Birimimizin çalışmalarıyla yüzde 100 sanallaştırdığımız alt yapımız eğitim teknolojilerimize de yansıdı” diyor.
İstanbul Kültür Üniversitesi rektörü olarak Türkiye’deki üniversiteler içinde vakıf üniversitelerinin son yıllarda gelişimi konusunda görüşlerinizi alabilir miyiz?
Vakıf üniversitelerindeki gelişimin temel ölçütleri arasında akademik kadro, eğitimi destekleyen ve topluma nitelikli bilgiyi taşıyan birim ve araştırma merkezleri ve mezunlarının istihdamına yönelik yaşanan sorunları asgariye indirecek, gençlerin, teorik bilgilerini uygulamada kullanabilmelerine olanak sağlayacak üniversite sanayi işbirliği projelerini gösterebiliriz. Gelişme ilkesini dünya standartları üzerine kuran vakıf üniversitelerinin; alanına hâkim bireyleri yetiştirecek akademisyenlerin istihdamına önem verdiği bir gerçek. Türkiye de bu vizyona sahip vakıf üniversiteleri ile özellikle son yıllarda uluslararası alanda başarılı çalışmalara imza atan yurtdışından bilim insanlarının öğrenciler ve akademisyenlerle buluşma noktası oldu. Bu önemli bir gelişme. Ancak bu başarı ile birlikte vakıf üniversitelerinin gelişimini simgeleyecek bir diğer başarısı, tersine beyin göçünü sağlayabilmektir. Çünkü sosyal ve ekonomik koşullarımız nedeniyle beyin göçü dediğimiz realiteyi oluşturan grubun başında nitelikli araştırmacılarımız, bilim insanlarımız ve akademisyenlerimiz geliyor. Bu nedenle asıl soru ve değerlendirilmesi gereken durum; sayısı gitgide artan üniversitelerin, bilim insanlarımızı ve akademisyenlerimizi tekrar ülkemize kazandırıp kazandıramayacaklarıdır.
PİLOT UZAKTAN EĞİTİMİ 450 ÖĞRENCİ BİTİRDİ
İstanbul Kültür Üniversitesi vakıf üniversiteleri içinde hangi özellikleri ile öne çıkıyor?
Biz İKÜ olarak stratejilerimizi; üniversitelerin, öğrencilerin yaşamını çok yönlü biçimde geliştirmeyi misyon edinen eğitim-gelişim kurumları olduğu bilinciyle belirliyoruz. İstanbul Kültür Üniversitesi’ni kulvarındaki diğer vakıf üniversitelerinden ayıran en önemli unsur, her şeyden önce yaşamla iç içe bir üniversite olması.
Teorik bilgilerini uygulamada da geliştirmeye olanak sağlayacak laboratuarlar, atölyeler; bilgiye erişimi kolaylaştıran, öğrenme ve araştırma ruhunu geliştiren uygulama merkezlerimizin donanımı ve üretkenliği ayırt edici bir diğer yönümüz. 2010-2011 akademik yılı İstanbul Kültür Üniversitesi’nin teknolojik altyapısıyla akademik eğitim vizyonunun da güçlendiği bir yıl oldu. Bilgi Sistemleri ve Teknoloji Birimimizin çalışmalarıyla yüzde 100 sanallaştırdığımız altyapımız eğitim teknolojilerimize de yansıdı. İlk olarak MIT, Stanford, Indiana ve University of Michigan’ın kullandığı öğretim yönetimi sistemi Sakai’yi kullanarak Türkçe’ye uyarladığımız uzaktan eğitim projemiz CATS’in (Computer Aided Training and Educational Services) pilot uygulaması bu yıl, İktisadi ve İdari Bilimler fakültemizin 450 öğrencisi ile tamamlandı.
Vakıf üniversiteleri kulvarındaki ayırt edici bir diğer yönü ise özellikle temel bilimler alanında en yüksek burslu öğrenci mevcuduna sahip üniversite olmasıdır. Bunun yanı sıra 10 öğrenciye 1 akademisyenin destek vermesini sağlayan güçlü akademik kadrosu, İKÜ’ nün fark yaratan bir diğer yönü olup öğretim kadromuz ağırlıklı olarak tam zamanlı öğretim elemanlarımızdan oluşmaktadır. İKÜ, öğrencilerin lisans ve önlisans eğitimlerinde edindikleri teorik bilgileri güçlendirmelerine olanak sağlayacak güncel bilim ve araştırma merkezlerine sahiptir ve merkezlerimiz öğrencilerimizin kullanımına daima açıktır. Öğrenci gelişimi için üniversite ve sanayi işbirliğine de önem veren ve bu kapsamda yapılan protokollerde önemli bir sektörel çeşitlilik yaratan İstanbul Kültür Üniversitesi, öğrencilerine sunduğu staj olanaklarıyla onlara mezuniyet öncesi çalışma yaşamının da provasını yapma imkânı sunar.
İstanbul Kültür Üniversitesi’nin en fazla ağırlık gösterdiği alanlar hangileri? Hangi alanlarda akademik başarı konusunda iddialı?
İstanbul Kültür Üniversitesi, temel bilimler, sosyal bilimler, hukuk, mühendislik, iletişim, iktisadi ve idari bilimler olmak üzere geniş bir alanda akademik eğitim vermektedir. 5 fakültede 19 bölüm 2 meslek yüksekokulunda 13 programımız var. Dolayısıyla tek bir bölüm ya da programla ön plana çıkmak ya da ağırlığı bir noktaya yöneltmek söz konusu değil. Bizim temel hedefimiz bir bölümde ya da programda ekol olmak ve oraya rağbeti artıracak stratejiler geliştirmek değil, bunun yerine fotoğrafın bütününe odaklanarak Üniversitemizin her bölüm ve programını geliştirmeyi sağlamaktır. Ancak lisans ve yüksek lisans ayrımı yapmaksızın her fakülte ve meslek yüksekokulumuzın akademik yönetim kültüründe kadrosunu geliştirmeye, yabancı dil olanaklarını artırmaya, yayın ve araştırma bazında ön plana çıkmaya, öğrencilerine geniş bir teorik bilginin yanında uygulama olanağı açacak staj ve sanayi işbirlikleri geliştirmeye yönelik bilimdallarının beklentilerine özgü stratejilerle ilerlediğini söyleyebiliriz.
ÖĞRENCİYE KOLAYLIKLAR SAĞLIYORUZ
Öğrencilere eğitim hayatları boyunca ne sosyal, kültürel ve bilimsel imkânlar sunuyorsunuz?
İstanbul Kültür Üniversitesi’nde öğrencilerimize akademik eğitim olanaklarını kolaylaştıracak pek çok imkanı sunmaya çalışıyoruz. Bu konuda öğrencilerin temel ihtiyaçları olan barınma, yurt, yemek, ulaşım gibi önemli konularda öğrencilere kolaylık sağlıyoruz. İstanbul Kültür Üniversitesi’nin şehrin merkezi noktalarında yer alan Bakırköy, Şirinevler ve İncirli Yerleşkeleri’nde düzenli bir servis ağı bulunuyor. Sosyal, kültürel, sanatsal ve spor faaliyetlerin çok yönlü biçimde sürdürülmesi için öğrenciyi farklı katılımlara teşvik etmeye çalışıyoruz. Bu amaç için öğrenci kulüplerimizi sürekli etkin tutmaya çalışıyoruz. Öğrencilerimiz için öğretim yılı süresince hemen her hafta en az 3 olmak üzere, üniversite yönetimi, fakülteler ya da öğrenci kulüpleri tarafından düzenlenen resim-heykel-karikatür-fotoğraf sergileri, klasik müzik, sanat müziği, halk müziği ve caz müziği konserleri, konferans, panel, gösteri, münazara, tiyatro, tanınmış şahsiyetlerle sohbet, sempozyum gibi kültürel, bilimsel ve sanatsal etkinlikler gerçekleştiriyoruz.
Burs olanaklarından da bahseder misiniz?
Burs politikamız ise eğitimde fırsat eşitliğini destekleyecek ve öğrenci ihtiyaçlarını bir bütün olarak ele alacak şekilde yapılandırılır. Ekonomik koşulları öğrenci başarısının önündeki engel olmaktan çıkarmak ve başarının sürdürülebilirliğini desteklemek burs politikamızdaki temel hedefimiz. Başarıda sürekliliğe önem veren İstanbul Kültür Üniversitesi’nde İKÜ Burs Yönergesine göre ÖSYM tarafından yapılan sınavın belirleyici olduğu burslu eğitim kontenjanı dışında öğrencilerimiz için başarı ve indirim bursları, ihtiyaç bursları (nakdi burs), katkı payından indirim bursları olmak üzere farklı burs olanaklarımız var.
BOLOGNA SÜRECİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Uluslararası alanda hedefleriniz ve çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Uluslararası, bir diğer deyişle, evrensel üniversite olmak her şeyden önce 21. yüzyılın gerektirdiği girişimci yönün ön planda olmasını gerektirir. ‘Çağımızın beklentilerini nasıl bir üniversite karşılar?’ sorusu gelişmeyi ilke edinen her üniversite gibi bizim de gündemimizde. AB ülkeleri ve AB’ye girmek isteyen ülkelerin hepsi eğitim - öğretim ve araştırmada güçlerini birleştirmek ve en iyi şekilde kullanmak için bir çaba içindeler. Tabii güçlerini birleştirmek için önce eğitim sistemlerini paralel hale getirmeleri gerekiyor. Güçlerini birleştirmeleri ancak bu süreçten sonra mümkün olabilir. Bu dönemde Bologna Süreci olarak ifade edilen süreç de bunun bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Uzun yıllardır devam eden Bologna sürecine Türkiye de gireceğini taahhüt etti. Ve bunun çalışmaları da hızla yapılıyor; Türkiye’deki üniversiteler de bu çalışmalara başladı. İKÜ olarak biz Bologna süreci çalışmalarına 2010 yılında başladık. 2011’ de ise bu süreci üniversitemiz adına başlatmayı hedefledik. 2011, en geç 2012 yılında bu süreci tamamlamayı planlıyoruz. Amerika ve Avrupa’daki üniversitelerle işbirliği yapma konusunda çalışmalarımıza hız verdik. Türk Cumhuriyetleri ve komşu ülkelerde lisans ve lisansüstü öğrencileri ile değişim programları üzerine işbirliğimiz var. Buradaki üniversitelerle öğretim üyesi değişimi gerçekleştiriyoruz. Ders programlarımızı da Bologna sürecinin kuralları düzeyinde değiştiriyoruz. Bu kapsamda özellikle derslerimizin en az yüzde 25’inin seçimlik ders olmasına dikkat ediyor ve bununla birlikte sektöre açılmayı planlıyoruz.