Birbirinden estetik hareketler, müzik, uçuşan kostümler, kuğu gibi süzülenler, dönenler, dans edenler… Buz pateni öyle bir spor ki izleyenlere sanki bir spor müsabakası değil de bir tiyatro oyunu, müzikal bir şov sunuyor. İçerdiği estetik ve artistik öğelerle buz pateni zarafeti simgeliyor, ancak buz üstünde yapılıyor olmasından kaynaklanan tehlikeli bir zarafeti. Türkiye’de bu zarafeti en iyi sergileyen isim ise buz kraliçemiz Tuğba Kardemir…
Buz patenini bir futbol, bir basketbol gibi sporlarla karşılaştırdığımızda aradaki fark hemen gözümüze çarpıyor. Özellikle kadın patencilerin zarafetleri ve sergiledikleri sanat öğeleri aristokratik havasıyla bu sporu diğerlerinden hemen ayırıyor. O nedenle çoğu patenci bir antrenörün yanı sıra bir koreograf ile çalışıyor. Müziğin içinde süzülen patenciler özellikle kostümleri ve dansları ile buz üstünde bir kadının ne denli zarif olabileceğini gösteriyorlar.
ESKİ ZAMANLARDA DONAN GÖLLERDE YAPILIRDI
Buz pateninin sanılanın aksine uzun bir tarihi var. İlk olarak bir sanat eserinde bu spora tanık oluşumuz 15. yüzyıla rastlıyor. Hollandalı ressam Johannes Brugman’ın bir eserinde buz üzerinde kayarken yere düşen bir azize göze çarpıyor. Eski zamanlarda içinde göl bulunan kasaba ve şehirlerde bu spor yaygın olarak yapılırmış. İlk patenler de hayvan kemiklerinden yapılmış ve insanlar bu kemikleri ayakkabılarına bağlayarak ilk ilkel patenleri yapmışlar. Tabii bu uzun zaman diliminde patenler büyük evrim geçirdiler. Şimdi deri paten ayakkabılarının altına 3-4 mm genişliğinde çelikler vidalanıyor ve bu çelikler buzun üzerinde kaymayı kolaylaştırıyor. Ayrıca durabilmeyi ve sıçrama öncesi güç alabilmeyi sağlaması için patenlerin önünde altı adet çıkıntı bulunuyor.
TÜRKİYE’DE BUZ PATENİ
Türkiye'de buz pateni ancak sınırlı sayıda ilde yapılabiliyor. Ankara, İstanbul, İzmir, İzmit, Antalya ve Bursa'da, olimpik ölçülerde olsun ya da olmasın, buz pateni pistleri mevcut. Şubat 2001'de Erzurum'da da Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencileri, donan bir havuzu buz pisti haline getirmiş, geçici de olsa yöre halkının buz pateni sporuyla tanışmasını sağlamıştı.
Buz pateni yapmak isteyenler, Ankara'da Büyükşehir Belediyesi Buz Pateni Sarayı Belpa’ya, İzmit'te ise Büyükşehir Belediyesi Buz Pateni Tesisine başvurabiliyorlar. Bu iki ilin dışındaki diğer illerde, Buz Pateni ancak küçük pistlerde yapılabiliyor. İstanbul’da Parkorman’da açılan IcePark ülkemizin sahip olduğu olimpik pistler arasında. Ayrıca İstanbul'da Galleria alışveriş merkezinin alt katında küçük bir buz pisti bulunuyor. İstanbullu patenciler yıllardır bu küçük pistte kayıyorlar. İzmir'de Büyükşehir Belediyesi'nin küçük bir buz pisti mevcut. Antalya'da ise buz pateni yapmak isteyenler Penguen Buz Pisti'ne, Bursa'da da As Merkez'e gidiyorlar.
O BİR BUZ KRALİÇESİ
Türkiye, buz pateninde dünyaya adını Tuğba Kardemir ile duyurdu. Antrenörleri, “Sana vereceğimizi verdik, artık sınır ötesine gitmelisin” dediler. O da ailece Kanada’ya göç etti. Estonya’da yapılan Avrupa Artistik Buz Pateni Şampiyonası’nda 12. olarak bir kez daha alkışlanan Tuğba, “ferdi sporculara da sahip çıkılsın” diyor.
Buz ile tanışman nasıl oldu?
Buz pateniyle Ankara’da, Keçiören Masallar Ülkesi Anaokulu’nun faaliyetleri kapsamında tanıştım. Söylediklerine göre buzun üstüne çıkmamla kaymaya başlamam bir olmuş. Buz pisti, benim oyun alanım oldu. Sonra kimse beni buzun üstünden çıkaramadı. Buz aşkım böyle başladı.
Kanada’ya göç ettiğinde bir Türk buz patencisi olarak nasıl karşılandın? Oradan teklif almana rağmen, Türk Milli Takımı’nı tercih ettin…
Herkesi şaşırtan, Türkiye’den bir buz patencisi gelmesinin idi. Üzücü olan ise, bizi çarşafla, fesle dolaşan insanlar sanmaları. Böyle modern kıyafet gerektirecek bir sporu yapabileceğimizi düşünmüyorlar. “Ülkende izin vermedikleri için mi Kanada’ya geldin” gibi gücüme giden sorulara muhatap oluyorum. Kanada Şampiyonası’nda ilk 5’e girdiğim için otomatikman milli takım kadrosuna alındım. Kanada adına yarışma hakkını kazandıktan sonra Türk federasyonu bana sahip çıkmaya karar verdi. Ben de doğal olarak tercihimi ülkemden yana kullandım. Zaten amacım günün birinde buz pistlerinde Türk bayrağını dalgalandırmaktı, bu mutluluğa da eriştim.
Kariyerini sürdürebilmek için ayda ne kadar para harcıyorsun? Sponsorun var mı?
Her yıl 6-7 yarışmaya katılıyorum. Buna koreograf, antrenör, buz saati ücretlerini de eklersek, ayda ortalama 8-10 bin TL’yi buluyor. Buz pateni benim işim. Ancak yaptığım iş için para almıyor, harcıyorum. Yıllarca ailemin desteğiyle, 2006’dan bu yana da GSGM’nin federasyon aracılığı ile sağladığı destekle bu sporu yapıyorum. O zamana kadar koreografilerimi çoğunlukla kendim yaparken, şimdi ünlü koreograflarla ve antrenörlerle çalışabiliyorum.
Türkiye’de buz pateni kültürü oluştu mu?
Sanmıyorum. Sadece buz pateni değil, maalesef ferdi spor kültürü bile yok henüz. Devlet aslında son zamanlarda sporculara çok olanak sağladı. Öğretmenlik, üniversiteye girmede kolaylık, burslar, devlet memurluğu gibi. Ama bunun yanında medya ve özel sektörün de ferdi sporculara sahip çıkması gerekir. Çünkü medyada adın çıkmıyorsa, özel sektör de sponsorluk veya reklam vermiyor.