Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Yarınlar kadınlar için daha aydınlık olacak

“Eğitime ve öğrenmeye olan sonsuz arzum ve yeni projeler üretme coşkusu bana yaşam sevinci verdi.” diyen İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Bahar Akıngüç Günver, kadınların güzelliğinin ve yaratıcılığının uzunca bir zaman gömülü kaldığını ama “Tanrıça”nın artık uyandığını söylüyor.

Bahar Akıngüç Günver, ilköğretimini Kültür Koleji’nde, orta öğrenimini ise Robert Koleji’nde tamamladı. Boğaziçi Üniversitesi’nde Ekonomi Lisansı aldıkta sonra California State Üniversitesi’nde “Eğitim Yönetimi” alanında mastır yaptı. İstanbul Üniversitesi Davranış Bilimleri’nde doktorasını tamamladıktan sonra eğitim sektörüne atıldı. Kültür Fen Lisesi ve Kültür Koleji Anaokulları’nın kuruculuğunu yaptı.

1989’dan bu yana 21 yıldır eğitim sektörünün okul öncesi, ilköğretim, Ortaöğretim ve yüksek öğretim alanlarında çalıştı. Kültür Koleji’nde ana baba okulu çalışmalarımı yürüttü. Kültür Fen Lisesi ve Kültür Koleji Anaokulları’nın kuruculuğunu yaptı. İKÜ‘nin Sanat Tasarım Fakültesi‘nin “Yürekli Kadınlar Projesi”, ”Yıldızlaşanlar” projesinde pek çok sektörde yıldızlaşan kadınlarla toplantılar yaptı. Ayrıca Kültür‘ün sosyal sorumluluk çerçevesinde Güneydoğu ve Çatalca’daki ihtiyaçlı okullara yaptığı kampanyalara öncülük etti. Son iki yıldır ise İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı olarak görev yapıyor.

Bir kadın olarak sizi bu konuma taşıyan başarının altında yatan sebepler nelerdi?

Bence kadınların doğasında olan bazı güçlü özellikleri var; örneğin yönetimde duygusal zeka çok önemli. İletişimi daha kuvvetli olan yöneticinin başarısı kaçınılmaz. Bu da takım çalışmasını daha güçlü hale getiriyor. Eğitime ve öğrenmeye olan sonsuz arzum ve yeni projeler üretme coşkusu bana her zaman yaşam sevinci verdi. Ailemde özellikle babamın “Eğitim Mühendisliğinden” aldığım temel değerler de önemli. Çok önemli bir diğer etken de yaptığımız işin yani eğitimin iz bırakıcı özeliği. Bugün Kültür Koleji olarak 50 yıl, İKÜ olarak da 13 yıl binlerce çocuğun, gencin yaşamına değer katmış olmak, onları yaşama hazırlamak çok tatmin edici.

Kadınların iş hayatlarında başarılı olmak için erkeklere oranla daha fazla mücadele etmeleri gerektiğine katılıyor musunuz?

Kesinlikle katılıyorum. Benim durumum biraz daha farklı idi ben kurucu ailenin üyesi olarak işe başladım dolayısıyla daha korumacı daha zorluklardan uzak bu noktaya geldim. Ancak benim durumunun kendine özgü zorlukları oldu. Bir kişinin kurduğu ve geliştirdiği bir kurumun başına gelmek, o kişinin yani babamın tüm saygınlığı ve azmi ile hep karşılaştırılıyor olmak çok da kolay değil. Devretme süresince bazı sancılar yaşadık. Bunlar çok doğal: Kurucu babamın devretme konusunda isteksizliği benim 3. kuşak olarak sabırsızlığımın çatıştığı zamanlar oldu. Bir kadın profesyonelin üst düzeye gelmesi o kadarda kolay değil erkek-egemen toplum olmamız nedeniyle hala kadınların önünde çok büyük engeller olduğunu düşünüyorum.

Günümüzde kadınların sorunları hangi konularda yoğunlaşıyor? Bu sorunları aşmak için nasıl bir yöntem izlenmesini tavsiye edersiniz?

Bugün Türk toplumunda kadınlar önemi roller üstlenmiştir. Kadın yöneticiler, kadın avukatlar, kadın öğretmenler, kadın hakimler, kadın sanatçılar nasılda meydan okuyor dünyaya. Bugün Türk kadınlarının içinde bulunduğu durumu Türkiye’yi çağdaş ülkeler düzeyine çıkarmak isteyen yüce Atatürk’e borçluyuz. Atatürk kadın-erkek ayrımcılığına son verecek yasal düzenlemeleri yaşama geçirmiş, büyük devrimler gerçekleştirmiştir. Ona minnet borcumuz var ancak tüm bu gelişmelere rağmen eşitliğin tam anlamıyla hala sağlanamadığı bir gerçek hak ve özgürlüklerini kullanmayan birçok kadın bugün aile içi şiddete, ayrımcılığa ve dinsel kökenli baskılara maruz kalıyor. Bu sorunları aşmak için eğitim öne çıkıyor. Kadını erkeğin arkasında gören soysa kültürel düşünce yapısının kırılması en çok eğitimle mümkün.

Gelecekte Türk kadını hangi konumda olacak?

Kadınlarımız bugün yaşamın her alanında hakimler, sosyal, politik, ekonomik, eğitim ve sağlık alanlarındaki başarıları her gün daha da artıyor. Gerek Türk toplumunda gerek dünyada mevcut düzene, alışkanlıklara, erkek egemen toplumun dayatmalarına karşı savaş veriyorlar. İçinde yaşadığımız dünyayı daha adil, daha özgür ve çağdaş ve daha bağımsız hale getirmek için çaba sarf ediyorlar. Çünkü kadınlar bin yıllık bir dönem boyunca baskı ve erkek egemenliği altında yaşamışlar. Güzelliği ve yaratıcılığı uzunca bir zaman gömülü kalmış kadınların. Kadınların artık kendi güçlerini benimsedikleri ve yaratıcılıkların harekete geçirdiklerini düşünüyorum. Kadınların önlenemeyen yükselişi kitabında J.Naisbitt şöyle diyor: “Mecazi anlamda tanrıça uyandı. ”Dünya üzerinde milyonlarca kadın politik ve ekonomik güç sahibi oluyor.iyeni kurumlar inşa ediyor ve bu kurumlara yeni ve daha insancıl değerler aşılıyor.

Artık daha paylaşımcı aile modelleri var anne babanın da ürettiği bir ortamda büyüyen çocuklar gelecekte cinsiyet ayrımcılığı yapmayacak ve cinsiyete göre rollerini, etkilemeyecek, daha hoşgörülü ve daha paylaşımcı olacak. Bu güzellikler sivil toplum örgütlerinin, medyanın ve eğitim kurumlarının bu konuda yapacakları duyarlılık eğitimleri ile mümkün yarınlar kadınlar için daha aydınlık ve daha mutlu olacak. Hepimizin kadınlar gününü kutluyorum.




Yorumlar
Yorum Ekle