11 yaşında geçirdiği menenjit hastalığı sonucu görme yeteneğini kaybeden LOKMAN AYVA, 3 Kasım 2002 seçimleriyle birlikte Türk siyasî tarihinde ilk defa Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giren görme engelli bir kişi olma özelliğini taşıyor.
Eğitim Her Engeli Aşar Kampanyası, engelli vatandaşların eğitimine yönelik başlatılmış bir kampanya. 8.5 milyon engelli vatandaşı yakından ilgilendiren kampanya, Cumhurbaşkanlığının desteği ve Hayrünnisa Gül'ün himayesinde yürütülüyor. Yaklaşık 3 yıl devam edecek olan kampanya Özürlülerden Sorumlu Devlet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye Beyazay Derneği işbirliği ile yürütülüyor. Eğitim Her Engeli Aşar projesini, projeyi yürüten Beyazay Deneği Başkanı ve İstanbul Milletvekili Lokman Ayva ile konuştuk.
Eğitim Her Engeli Aşar Kampanyası'nın içeriğinden bahseder misiniz? "Eğitim Her Engeli Aşar" (EHEA) T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde MEB ve Devlet Bakanlığı ile ortaklaşa Türkiye Beyazay Derneği koordinatörlüğünde yürütülen bir ikna bir değişim kampanyasıdır. EHEA insanları n kendilerine ve çevrelerindeki özürlü insanlara koydukları zihinsel tel örgülerin kaldırılması kampanyasıdır. EHEA özürlülerin hayata girişin ayak sesidir. Özürlülerin eğitim görebileceği gerçeğinin anlatılması kampanyasıdır. Bu kampanya boyunca il il tepe yöneticiler bilgilendirilecek, ulusal ve yerel seviyede medya ile vatandaşlarımız bilgilendirilmiş olacak. Okul okul gezilerek öğrenciler bilgilendirilmiş olacak. Küçüklüğünde eğitim şansı bulamamış özürlüler gerekirse ev ev gezilerek eğitim görmeleri için ikna edilmiş olacak. Kısaca 3 yıl boyunca canla başla özürlüler eğitime yönlendirilecek ve toplumdan da destek beklenecek. Eğitim Her Engeli Aşar Kampanyası'nın hedefleri nelerdir? Bu kampanyanın başarıya ulaşması demek eğitim sistemindeki özürlü sayısının %50 artması, toplumun en az %10'unun bu gerçeğe inanmış olması, 0-6 yaş arası özürlü çocuklar için eğitim sistemlerinin kurulmuş olması, her ilde özel sınıflar veya kaynak odaların açılmış olması, eğitimine ara vermiş özürlülerin eğitimlerine devam etmiş olması demek. Bunlar hedef; ya rüyalar, ya hayaller? Gün gelecek eğitim görmemek ayıp olacak. Gün gelecek her çocuk, her birey ister özürlü olsun, ister özürsüz olsun bir kabiliyet madeni, bir cevher kaynağı, bir ham altın ocağı kabul edilip o kabiliyeti açığa çıkarmak için her türlü şart hazırlanacak. İşte o zaman dünyaya, insanlığa hizmet edecek, Nobel ödülü alacak özürlüler, olimpiyat şampiyonu özürlüler, modern Beethovenler tanıyacağız. Dünya çapında sanat, spor, iş, bilim insanları tanıyacağız. Türkiye Beyazay Derneği kampanyanın organizasyonunu yürütüyor. Derneğin başkanı olarak çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Beyazay şunu misyon edinmiştir: "Evrensel değerler zemininde özürlü bireylere bilinç ve beceri kazandırmayı amaçlar." Bu ne demek? Evrensel değerler, bütün insanlığın kabul ettiği değerlerdir. Faydalı olmak, dürüst olmak, çalışmak, büyükleri saymak, küçükleri sevmek, öğrenmek evrensel değerlerden bazılarıdır. İşte özürlüler de bu değerlere sahip olacak, Beyazay böyle değerlerin geçerli olduğu yer demektir. Özürlü bireylerden kasıt, dini dili, ırkı, yaşı veya cinsiyeti ne olursa olsun bütün özürlüleri kastediyoruz. Bilinçten kasıt ise özürlülük bilincidir. Beceri ise özürlü bireyin başkasına en az düzeyde ihtiyaç duyarak kendi işlerini kendinin yapması demektir. Bütün bu misyona uygun olarak yurtiçinde, yurtdışında, her yaştaki özürlü bireylere her türlü eğitimi vermeyi sürdürüyoruz.
Devletin ve bakanlıkların kampanyaya desteği çok fazla. Peki, bu destek çalışmalarınızın sonuca ulaşmasında ne kadar etkili oluyor?
Her türlü dayanışma, her türlü yardımlaşma hedefe ulaşmayı kolaylaştırıyor ve başarıyı garanti ediyor. Hele bir de bu işbirliği yaptığınız organizasyonlar milli seviyede ise başaramazsanız ayıp olur. O anlamda çok şanslıyız. Bakanlarımız STK'larla işbirliği yapmayı seviyorlar. Bize de bu bağlamda kucak açtılar. Biz de bu iyi niyeti faydaya ve hizmete dönüştüreceğiz. Kampanya'nın amaçları nelerdir? Çalışmalar istenilen amaca ulaşabildi mi? Bu çapta, bu büyüklükte, bu detayda özürlüler için ilk defa bir kampanya yapılıyor. Bence çok daha etkili ve başarılı olma ihtimalimiz vardı. Ama tecrübesizliğimizi ve işin büyüklüğünü kabul etmek lazım. Şunu anladım ki ilk aya göre ikinci ay, ilk altı aya göre, ikinci altı ay, ilk yıla göre ikinci yıl çok daha iyiyiz. O yüzden anlıyorum ki ilk yıldaki yetersizliğimizi kapatarak daha önemli başarılara imza atacağız. Bu yıl 24 bin öğrenci kaydını başardıysak gelecek yıl daha da fazlasını başaracağız.
Türkiye'de engelli vatandaşlarımıza ne kadar önem veriliyor?
Toplumumuz özürlü vatandaşlarımıza inanılmaz derecede önem veriyorlar. Ancak burada önem verme yöntemlerinde sorun var. Bazen evde korumayı okula göndermeye tercih edebiliyorlar. O zaman önem veriyor ama zarar da veriyor anlamı- na geliyor. Özürlü vatandaşlarımız son yıllarda kendilerine sağlanan olanaklardan çok fazla haberdar değiller. Yapılan bir araştırmaya göre haberdar olmayanlar %81 oranında. O yüzden de hizmete açtığımız Mutlu Engelli Hattı 0212 444 6000 hem EHEA için, hem de her türlü konuda pazar hariç 8.30-17.30 arası hizmet veriyor. Bilme oranında hızla yükselme seziyorum. Ama elimde son zamanları kapsayan bir araştırma yok. Sizin başarı öykünüz her vatandaşa örnek olacak cinsten. Bu noktaya gelirken yaşadığınız zorluklar oldu mu? "Zorluklar oldu mu" sorusu doğrusu acı tebessümle hatırladığım yılları bir anda tekrar hatırlattı bana. Bunları şahsi bir övünme vesilesi olarak kullanmam doğru olmaz. Ben kendim de bizzat tanık oldum diye adlandırmak daha iyi olacak. Şöyle ki, parasızlık, sosyal çevrenin yetersizliği, desteğin az olması ve bir de üstüne üstlük özürlülük. Bütün bunlar adeta başarısız olmayı mecbur etmektedir. Ben bizzat yaşadığı m ve tanık olduğum için şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Paranızın olmaması, itibarınızın olmaması, çevrenizin olmaması, hatta vücudunuzun bir kısmının veya bazı fonksiyonlarının olmaması bile başarmanızı engelleyemez.