Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Doğa ile iç içe; Trekking

Son yıllarda, insanı doğayla buluşturan bir çok spor dalı giderek popüler olmaya başladı. Bunlardan bir tanesi de trekking adı verilen doğa yürüyüşleri. Trekking turları konaklamalı olabildiği gibi günübirlik de yapılabiliyor. 

Özel bir rahatsızlığı bulunmayan her yaştan insanın kolaylıkla katılabileceği bu yürüyüşler için ülkemizde hemen her bölgede çok elverişli birçok alan bulunuyor. Talebin gittikçe artması dolayısıyla bu yürüyüşleri organize eden acentalar da çoğaldı. Günübirlik ya da uzun süreli trekking turları düzenleyen bu acentaların herhangi birine başvurarak bu sporu iyi bilen ve gidilen yöreyi iyi tanıyan rehberler eşliğinde doğanın keyfini çıkarabilirsiniz. Trekking'i daha çok bir spor dalı gibi düşünmekte fayda var. Trekking daha çok bilinmeyen yerleri keşfetmek, öğrenme amaçlı yapılmaktadır. Günümüzde ise artık şehir hayatından sıkılanların doğa ile baş başa kalmak, doğal hayatı öğrenmek için yürümeyi tercih ettikleri bir gerçek. Trekking gezileri kapsamında, ormanlık alanda, yaylalarda, kanyon içlerinde, akarsu ve göl çevrelerinde, çeşitli zorluklarda parkurlar yer alır. İlk kez böyle bir aktiviteye katılacakların kolay parkurlardan başlamaları gerekir. Aksi halde kendilerini riske atmış olacakları gibi, rehbere ve gruptaki diğer kişilere de zor anlar yaşatabilirler. Trekking'e giderken rahat giyinmeli, uygun ayakkabılar kullanmalı ve yanınıza yedek eşyalar bulunduracağınız bir sırt çantası almalısınız. İstanbul'da yaşayanların bir iki saat uzaklıklarında çok sayıda doğal alan bulunuyor.

Acentalar gezi düzenleyecekleri bölgeyi grubun deneyimini ve mevsim koşullarını göz önüne alarak belirliyor; günü iyi değerlendirebilmek için çok erken saatte yola çıkılıyor. Türkiye'de en çok tercih edilen yürüyüş genelde günübirlik olan yürüyüşler. Bu yürüyüşe katılımcı sayısı her geçen gün artıyor. Çölde ve dağda yapılan trekking ise yürüyüşlerin en zor olanı.

 TREKKİNG PARKURLARI

İstanbul çevresinde, İç Anadolu Bölgesinde, Ege'de, Akdeniz'de, Güney Doğu Anadolu'da; kısacası Türkiye'nin her yerinde trekking parkurları mevcut. İzmit, Adapazarı, Gemlik, İznik, Yalova, Tekirdağ, Bolu ve İstanbul'da trekking için uygun onlarca parkur bulunuyor ve bu parkurlar her yıl milyonlarca trekkingciyi ağırlıyor. Bunların dışında ise; Kaçkar Dağları, Olimpos, Aladağlar, Kapadokya, Karadeniz, Ağrı Dağı, Nemrut, Ilgaz Dağı gibi bölgelerde de trekking yapılabiliyor. Parkurların hepsi farklı zorluk derecelerine sahip ve Türkiye bu konuda epey zengin. En basitinden en karmaşık ve zorlusuna kadar, çeşitli parkurlar var. Yeni başlayanların en kolay parkurlardan başlaması çok önemli, ayrıca trekking'in, parkur seçiminin, parkur rotasının bir rehber tarafından belirlenmesi de, her zaman için büyük önem taşıyor. Tehlikeleri azaltmak için çok dikkatli davranmak, doğru parkurların, doğru yerlerinden ilerlemek büyük önem taşıyor.

Trekking; bir noktadan diğer bir noktaya varmak amaçlı yapılan, genelde tempolu yürüyüşler olarak tanımlanabilir. Trekking, İngilizcede, yaya olarak yapılan uzun ve zahmetli yürüyüş anlamına gelen 'trek' kelimesinden türetilmiş bir kavram olmasına rağmen, Türkçede de bu şekliyle kullanılmaktadır. 'Doğa yürüyüşü' demek daha uygundur!    Doğa yürüyüşü her mevsimde yapılabilir; ancak hava ve ortam şartlarına, uzunluğuna ve zorluk derecesine göre gerekli hazırlıklar gerektirir. Günümüzde alternatif turizm faaliyetleri içinde değerlendirilen doğa yürüyüşleri büyük ilgi görmektedir. Şehir yaşamının gerginliğini üzerinden atmak ve doğayla iç içe olmak isteyen herkes, günübirlik ya da hafta sonu konaklamalı organizasyonlarla bu amaçlarına ulaşabilmektedirler. Doğa yürüyüşlerinin insanın vücut ve ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu uzmanlarca kabul edilmektedir. Doğa yürüyüşü, yüksek kondisyon veya teknik istemiyor oluşu, sakatlanma gibi risklerin çok az oluşu ve ucuz olması gibi nedenlerle kitlelerin yoğun ilgi gösterdiği bir spor haline gelmiştir. Yürüyüş sırasında denge sağlamak ve yaralanmalardan korunabilmek amacıyla ellerin serbest olması gerektiğinden, her yürüyüşçünün mutlaka bir sırt çantası olmalıdır. Yürüyüşçünün ayakkabısı, yürüyüş sporuna uygun, uzun bilekli, rahat, olmalıdır. GİYSİLERİN ÖZELLİKLERİ: Yürüyüşlerde kullanılan giysiler; az yer tutan, hafif ancak sağlıklı işlev gören cinsten olmalıdır. Yürüyüşçünün giysileri hareket yeteneğini kısıtlamayan rahat giysiler olmalıdır. Yürüyüşçünün üst giysileri önden açılıp kapanabilir, düğmeli veya fermuarlı olmalıdır. İç çamaşır (fanila) yün veya sentetik olmalıdır. Bu malzemeler teri hemen emerek dışarı iletirler ve çabuk kururlar. Üst giysi, vücut ısısını dışarıya verebilen polar kumaşlardan yapılmış olmalıdır. Yürüyüşçünün çorabı mevsim koşullarına uygun, ayak ile bot arasında tampon görevi görecek nitelikte olmalıdır. Kışın yün çorap kullanılmalıdır.

Bunları Unutmayın!

 1. Matara veya termosunuzda en az 1 litre su bulundurmayı

2. Çantanızda bir öğünlük yiyecek ve içecek bulundurmayı

3. Temel ilk yardım malzemesi ve varsa size özel ilaçlarınızı

4. Yanınıza bir bıçak ya da çakı almayı

5. Çantanıza el feneri, kibrit, dikiş malzemesi, defter, kalem, düdük koymayı

6. Çantanızda mevsim koşullarına göre şapka ya da bere, fanila ve çorap ile

su geçirmez bir giysi bulundurmayı


 TREKKİNG TURLARI DÜZENLEYEN

ACENTALARDAN

Gezici Yak Turizm (0212) 238 51 07-08

info@geziciyak.com www.geziciyak.com

Kamp Ateşi Turizm (0212) 292 96 05

kampatesi@superonline.com

Arnika Turizm (0212) 245 15 93

arnika@arnika.com.tr

www.arnika.com.tr

Deep Nature Travel (0212) 243 68 85

deep@deepnature.com

www.deepnature.com

Buklamania Outdoor Sports

(0212) 245 06 35

bukla@bukla.com www.bukla.com

Fest Travel (0212) 216 10 36

fest@festtravel.com www.festtravel.com

Ogzala Turizm (0212) 293 91 95

ogzala@ogzala.com www.ogzala.com



Yorumlar
Yorum Ekle