Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Öğretmenden 'Öğrenme Liderliği'ne...

Bu yüzyılın gerektirdiği becerileri düşündüğümüzde karşımızdaki en önemli soru “ne öğrenmeliyiz” olmalıdır. Bugün ilkokula başlayan bir öğrenci 12+4 yani toplamda on altı yıllık bir eğitim sürecinden sonra 2026 yılında 23 yaşında hayata atılmasını öngörelim. Sorumuzu tekrar soralım; bu öğrencimizin yaşamda başarılı olması için ona okullarda biz ne öğretmeliyiz? Biz öğretmenler öğretmeye devam mı etmeliyiz? İçimizden kaç öğretmenin 2026 yılına dair öngörüleri var? Acaba halen bu çok S'li sınavlara mı hazırlıyor olacağız? Bu noktada artık öğretmenlik kavramının da yeniden sorgulanması ve tarif edilmesi gerekli hale geliyor. Son yıllarda özelliklede müfredatta yapılan değişimle birlikte MEB tarafından hazırlanan öğretmen yeterliklerine de baktığımızda öğretmenden beklentilerin oldukça değiştiğini görüyoruz. Buralarda özellikle öğretmenin artık bilgi kaynağı değil bilgiye erişmenin rehberliğini yapan kişilere dönüşmesi ve tek taraflı bilgi aktaran değil, bilgiyi birlikte inşa eden bireyler olmasını bekliyoruz. Yeterlik alanlarında ise en önemli beceriler iletişimle ilgili olanlar ve yaşam boyu öğrenme becerileri. 21. yüzyılda, daha çok takım çalışmasına yatkın, liderlik becerileri öne çıkmış ve toplumsal konularda duyarlı bireyler yetiştirmenin önem kazandığı da çokça ifade edilen bir gerçek. O halde aslında fiili olarak biz öğretmenlik mesleğini yeniden tanımladığımız bir süreçten geçmekteyiz. Hatta sadece öğretmeni değil okul ve öğrenmeyi de mekanlardan bağımsız bir şekilde yeniden tanımlamaya çalışıyoruz. İşte bu noktada ben artık öğretmen kelimesinin de değiştirilmesinin gerekliliğine olan inancımı paylaşmak istiyorum. Çünkü öğretmek eylemi temelde bilgiye veya beceriye sahip olan tarafın tek yönlü bir eylemine çağrışım yapıyor, yani “sen gel ben öğreteyim” ilişkisini tanımlıyor. Oysa yukarıda sözünü ettiğim nedenlerle öğrenme artık daha kollektif, araştırmaya dayalı, sorgulayan ve yaşamda paratiği olan bir süreç haline geldi. Tüm bu nedenlerle artık öğretmen değil “öğrenme lideri” mesleği daha iyi tanımlıyor diye düşünüyorum. Çağımızdaki liderlik yaklaşımlarına, teorilerine baktığımızda liderlik bir takım oluşturabime ve yönlendirme sanatı olarak da özetlenebilir. John Maxwell'de “ Liderlik taraftar edinebilme sanatıdır” der. Gerçekten öğrenme lideri etkin liderlik becerileri göstererek sadece sınıfta değil bulunduğu her mekanda öğrenme eyleminin liderliğini yapmalıdır. Elbette öğrenme lideri her şeyden önce kendisi de sürekli öğrenmeye inanan bir model olmalıdır. Fuller, “İleriye Yönelik Liderlik” yaklaşımında liderin beş becerisini şöyle sıralıyor: Kapsamlı düşünmek, büyük resmi görebilmek, geleceği öngörmek, yeni trendleri takip etmek ve fikir üretmek. Gebelik dönemi kurallarını tanımak, her sürecin doğumu için bir özel süresi yani olgunlaşma dönemi vardır ve süreçler doğru zamanda ortaya çıkmalıdır. Daha az ile daha çok yapmak, yaratıcılığı ve insiyatifi kullanabilmek, insan doğasını değil çevresini değiştirmeye çalışmak… Buna benzer liderlik alanında çalışmaları yorumladığımızda artık bizlerden de sınıfta, okulda ve çevremizde beklenenin gelecek için liderlik dvranışları göstermek olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Öğrenme lideri; alanında disiplinli bir şekilde uzun süre çalışmış ve bunu bir sürekli gelişim biçimine dönüştürmüş, yaratıcılığını ve yaratıcı zekasını her zaman geliştiren, liderlik yaptığı bireylerin yaratıcı zekasını açığa çıkaran, kendisine ve çevresine saygı duyan ve bunu hissettiren, etik zekası her alanda çalışmalarını yönlendiren ve tüm bu zeka türlerini sentezleyebilen, zekasıyla etkilediklerini geliştiren, yetenek yönetimi yapabilen bir birey olmalıdır.



Yorumlar
Yorum Ekle