Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Florya Final Okulu

YABANCI DİLDE EĞİTİM DEĞİL, YABANCI DİL EĞİTİMİ

EŞREF ÖZKAN, Final Anadolu Lisesi İngilizce Bölüm Başkanı. 33 yıldır öğretmenlik yapan Özkan, birçok özel okulda öğretmenlik yapmış. Öğretmenlik hayatı boyunca özel okullarda görev yapması nedeniyle eğitimde birçok materyali kolaylıkla kullanabildiğini söyleyen Özkan, kendisini bu anlamda şanslı bir öğretmen olarak nitelendiriyor. Vefa Lisesi'nin ardından Marmara Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü'nde eğitimine devam eden Özkan, öğretmen olma nedeninin tesadüf gibi göründüğünü fakat mesleğe başladığında öğretmenliğin kendisi için en uygun meslek olduğunu anladığını söylüyor. Bir oğlu olan Eşref Öğretmen, oğlunu eğitim konusunda hiç etkilemediğini dile getiriyor. Ailelerin meslek seçimi konusunda çocuklarını çok etkilediklerini söyleyen Eşref Öğretmen, oğlunu okul ve meslek seçerken hiç etkilemediğini belirtiyor. Final Eğitim Kurumları ile bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığını söyleyen Özkan, bir buçuk yıldır Final Eğitim Kurumları'nda görev yapıyor. Öğrenci ve öğretmenin birbirini sevmek zorunda olmadığını; bir öğretmenin görevinin öğretmek, öğrencinin de öğrenmek olduğunu söyleyen Özkan, “Hak eden her öğrenci hak ettiği notu benden rahatlıkla alıyor” diyor. Uzun süre dershane öğretmenliği de yapan Eşref Öğretmen, farklı yöntemler ve kendi hazırladığı çalışmaları barkovizyondan anlatma tekniğiyle de öğrenciyi derse bağladığını belirtiyor. Türkiye'de yabancı dil eğitimi ve yabancı dilde eğitim kavramlarının birbirine karıştırıldığını söyleyen Özkan, yabancı dilde eğitime her zaman karşı olduğunu vurguluyor. Yabancı dilde eğitimin sömürge ülkelerde uygulandığını söyleyen Özkan, “Yabancı dilde eğitim çocuğu ana dilinden uzaklaştırıyor. Biz okulumuzda önce ana dili önemsiyoruz ve yabancı dilde eğitim değil, yabancı dil eğitimi veriyoruz” diyor. Eşref Öğretmen öğrencilik yıllarından bir anısını da bizimle paylaşıyor: “Lise son sınıfta bir dersten kaçmıştık. Bende o dönem sınıf başkanıydım. Öğretmenimiz yoklamada var olduğumuzu fakat sınıfta olmadığımızın farkına varmış. Ertesi gün bizi yanına çağırdı ve 'Arkadaşlar yoklamada herhalde bir yanlışlık olmuş, siz de sanırım bunu benimle paylaşacaktınız' dedi. Hep beraber müdürün odasına geçtik. Öğretmenimiz 'Müdürüm, arkadaşlar dünkü yoklamayla ilgili rahatsızlık duymuşlar. Nasıl düzeltebiliriz diye bana sordular. Ben de onları size getirdim' dedi. Bu diyalog benim öğretmenlik hayatımda çok önemli rol oynamıştır. Öğrencilerin hatalarını direk yüzlerine vurarak değil de birtakım eğitici yöntemlerle onlara söylemeyi öğrenmiş oldum.”

FUNDA DUMAN, 1974 Balıkesir doğumlu 13 yıldır öğretmenlik yapıyor. İstanbul Üniversitesi mezunu olan Du-man, Final Okulları'nda Coğrafya Öğretmeni. Lisede Psikoloji ve Coğrafya dersini çok sevdiğini dile getiren Duman'ın Coğrafya seçimi tesadüf olmamış. Dershane kökenli bir öğretmen olan Funda Öğretmen, okulda görev yapmanın çok daha keyifli olduğunu söylüyor. Bir gazetede eğitim sayfası hazırlarken, bir teklif üzerine öğretmenlik yapmaya başlayan Duman, okulda ilk senesi olmasına rağmen hiç zorluk çekmediğini ve çok güzel dostluklar kurduğunu dile getiriyor. Öğrencilerin kendisini sevmesinden çok saygı duymasını istediğini söyleyen Funda Öğretmen, derste öğrencilere sorduğu soruları kendisinin de öğrencilerle birlikte çözdüğünü ifade ediyor. Coğrafya Öğretmeni olarak müfredatla ilgili bir de sıkıntısını dile getiren Duman,” 9,10,11 ve 12. sınıflarda mütemadiyen ‘Nüfus’ konusunu tekrar ediyoruz. Öğrenciler aynı şeyleri birkaç sene üst üste duyuyorlar. Bu konunun bu kadar tekrar edilmesi gerekmediğini düşünüyorum” diyor. Funda Duman öğrencilik yıllarıyla ilgili bir anısını da bizimle paylaşmaktan çekinmiyor. “Üniversitede İngilizce dersinden geçiş sınavımız Temmuz ayındaydı. Normalde yazın hemen bir yerlere kaçıp giden benim bu sınavı geçmekten başka çarem yoktu. Birkaç gün içerisinde sırayla gruplar sınavlara giriyorlardı. Benim sınava gireceğim salondan sınavı bitirmiş bir grup ve arkasından öğretmen çıktı. Öğretmenin elinden cevap kağıdı düştü ve bende aldım. Cevap kağıdı benim sorularımın cevap kağıdıydı. Aynısını sınav kağıdıma geçirdim ve o kağıdı hala evimde saklarım.”

DİLEK ÇAKMAK 1980 İstanbul doğumlu. Final Okulları'nda 3 yıldır Kimya Öğretmeni olarak görev yapıyor. Final Okulları'nda çok huzurlu ve güzel arkadaşlıkların olduğunu söyleyen Çakmak, Trakya Üniversitesi Kimya Bölümü me-zunu. Kimya dersinin öğrenciler tarafından pek fazla sevilmediğini söyleyen Çakmak, sınavlarda ise en fazla netin kimya dersinden çıktığını belirtiyor. Öğrencilerle öğretmenin diyaloğunun iyi olmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Dilek Öğretmen; “Öğrenciler bizi severse derste daha da iyi oluyorlar” diyor. 2 senedir yapılan İstanbul Bilim Olimpiyatları'nda kimya dersiyle ilgili güzel sonuçlar aldıklarını söyleyen Çakmak, öğrencilerinin başarılarının ilçede üst seviyede olduğunu dile getiriyor. Sınıfın içerisinde sınav sorularını hızlı çözdüğü için bir bayan öğretmeninin kendisini kaldırıp öptüğünü söyleyen Dilek Öğretmen, “ Öğretmenim matematik okumam için beni çok zorladı fakat ben çok istediğim kimya bölümünü tercih ettim” diyor.

ÖĞRENCİLERİM ÖNCE İYİ İNSAN OLMALILAR

SELVA BALCI, Final Okulları Matematik Bölüm Başkanı. 1971 İstanbul doğumlu olan Balcı, Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü mezunu. Öğrencilik yıllarında asla öğretmen olamayacağını düşünen Balcı, üniversite öğrencisiyken özel dersler vermeye başlamış. 7. sınıfta okuyan 8 zayıfı olan bir öğrenciye ders vermeye başlayan Selva Öğretmen, öğrencinin verdiklerini çok hızlı alması ve öğrencinin günden güne başarılı olması sonucu öğretmenliğe gönül vermiş. Ailesinin öğretmen olmasın karşı çıkmasına ve öğretmenlikte yükselemeyeceğini söylemesine rağmen öğretmenlik yapmaya karar veren Balcı, ailesinin şimdi bu durumdan çok memnun olduğunu söylüyor. 17 yıldır öğretmenlik yapan Selva Öğretmen, öğrencilik yıllarında Matematiği çok seven öğrencilerden. Bu durum onu üniversitede de Matematik okumaya itmiş. 3 yıldır Final Okulları'nda öğretmenlik yapan Balcı, öğrencilerini önce iyi insan olmaları yönünde, sonra derste iyi olması yönünde eğittiğini vurguluyor. Öğrencileri sınıfta sürekli uyanık tutmaya çalıştığını söyleyen Balcı, sevildiğini anlayan öğrencinin öğretmenini daha çok sevdiğini dile getiriyor. Dershanede öğretmenlik yaptığı yıllarda bir öğrencisinin Erzurum'dan okumak için İstanbul'a geldiğini ve bir akrabasında kaldığını söyleyen Selva Öğretmen; Öğrencim 'Bulunduğum yerde bana kimse kız vermez, iş vermez sizin yardımınıza ihtiyacım var. Tek hedefim Edebiyat Öğretmeni olmak’ dedi. Matematikten 13 nete ihtiyacı olan bu öğrencim, istediğinden fazla net çıkardı ve bu beni çok mutlu etti” diyor. 

EDEBİYAT HAYATIMIZIN HER ALANINDA VAR

HAYAL TUNCER, Final Okulları Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı. 2 yıldır Final Okulları'nda öğretmenlik yapan Tuncer, 1971 Elazığ doğumlu. Daha önce Final Dergisi Dershanesi Elazığ şubesinde öğretmenlik yapan Hayal Öğretmen, Hacettepe Üniversitesi Genel Dil Bilimi Ve Türkoloji mezunu. Okuldan sonra Ankara'da iş hayatına başlayan Tuncer, ailesinin isteği üzerine Ankara'da ki iş yaşantısına son vererek tekrar Elazığ'a dönmüş. İstanbul'un maddi ve manevi olarak öğrenciyi doyuran bir şehir olduğunu söyleyen Hayal Öğretmen, Elazığ öğrencisinin eğitimden ve okumaktan başka seçeneğinin olmadığının farkında olduğunu vurguluyor. İstanbul'da da eğitim aşkıyla okumaya sarılan öğrencilerin olduğunu belirten Tuncer, “Aileler çocuklarını doyumsuz olarak yetiştirmemeli ve çocuklarını ellerinden geleni yapmaya teşvik etmeli”diyor. Edebiyat dersinin öğrenciler tarafından sevildiğini, edebiyatın hayatımızın her yerinde mutlaka karşımıza çıktığını dile getiren Tuncer, “ Hepimiz hayatımızın bir döneminde birkaç satır şiir ya da deneme yazmışızdır. Edebiyat hayatın bizzat içinde “ diyor. Öğretmenlik hayatı boyunca aklından silemediği birçok farklı anısının olduğunu dile getiren Tuncer, keyifli bir anısını da sözlerine ekledi. “ Öğrencilerimden biri 'Hocam Shakespeare Türk mü?' diye sormuştu. Bende bu soru karşısında ona 'Hayır, Arap' dedim. Aldığım cevap daha da komik oldu. Öğrencim 'Hocam belli zaten gavur ismi 'dedi. Çok fazla güldüğüm anılarımdan biridir.” 

ÇOCUKLAR BANA YAŞAM ENERJİSİ VERİYOR

ÇİĞDEM ALDAĞ, 1982 İstanbul doğumlu. Final Okulları'nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan Aldağ, bu yıl 2. sınıflara eğitim veriyor. Bir süre özel eğitim tecrübesi olan Aldağ, sonrasında kendi alanında çalışması gerektiğini hissetmiş ve devlet okullarında görev almaya başlamış. 5 yıldır öğretmenlik yapan Aldağ, 3 yıldır Final Okulları'nda görev yapıyor. “Yaşamı bir yapboz olarak düşündüğümde bu mesleği seçmemem eksik büyük bir parça olurdu” diyen Çiğdem Öğretmen, yaratıcılığı kullanmayı çok sevdiğini ve çocukların kendisine yaşam enerjisi verdiğini dile getiriyor. Küçük çocuklarla ders yapmanın eğlenceli olduğu kadar zahmetli olduğunu da belirten Aldağ, “Onların saflıkları ve temiz duyguları, tüm zor yanları görmezden gelmemize neden oluyor” diyor. Öğrencileriyle arasının çok iyi olduğunu söyleyen Çiğdem Öğretmen; “ Onların tüm sırlarını biliyorum, çok rahat sır verebiliyorlar. Problemlerini açıkça dile getiriyorlar, yaşları küçük olmasına rağmen kendilerini çok net ifade edebiliyorlar “ diyor. Öğrencileriyle her anının bir anı olduğunu dile getiren Aldağ, öğrencilerinin bir tanesine okuma bayramında “Cimri” adlı oyundan bir monolog çalıştırmış. Çok keyifli olan bu monoloğu öğrencisine çalıştırırken hiç gülmeyen Aldağ, okuma bayramında öğrencisinin çıkardığı performansa herkesin gülmesi üzerine öğrencisinin “ Öğretmenim özür dilerim, herkes güldü” demesini aklından hiç çıkaramamış.



Yorumlar
Yorum Ekle