Sosyal sorumluluğu markalaşma sürecindeki etkisinden çok eğitim
modellerinin bir parçası olarak gördüklerini söyleyen Sosyal Sorumluluk
Projeleri Koordinatörü Esra Çabukcan: “Sosyal Sorumluluk Projelerini, bir yaşam
biçimi ve şirket kültürü haline getirmek gerekir” dedi.
Beykoz Kampüsü'nde 2002 yılında kurulan ve eğitim dünyasına farklı
bir bakış açısı getirme hedefiyle yola çıkan Doğa Koleji'nin Doğa Konseptli
Eğitim Modeli bu farkındalık ve farklılık katma çabasının bir ürünü olarak
ortaya çıktı. 'Yaşayarak öğrenme' ve 'mutlu çocuk öğrenir' kavramlarını öne
çıkaran modelin ardından, bu kez liselerde uygulamaya konan t-MBA (MBA for
teenager) modeliyle de çoğunlukla üniversite sonrasında alınan MBA eğitimini
liseye taşıyan Doğa Koleji, böylece lisedeki öğrencisinin meslek tercihini
yaparken daha donanımlı ve bilinçli olmasına katkıda bulunuyor. Kendini sürekli
geliştiren bir eğitim kurumu olan Doğa Koleji, fiziki büyümesinin yanı sıra
gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle de kendinden sıklıkla söz
ettiriyor. Öğrenci sayısı arttıkça sosyal sorumluluk projeleri de artan ve
çeşitlenen Doğa Koleji, toplumun her kesimiyle empati kurabilen, algıları ve
duyuları açık, duyarlılıkları gelişmiş nesiller yetiştirmeyi hedefliyor. 2002
yılından bu yana birçok sosyal sorumluluk projesini hayata geçiren Doğa Koleji,
okul yönetimi tarafından belirlenen bu projeleri, Öğrenci Meclisleri'nin kurulmasının
ardından meclis başkanlarının liderliğinde tüm okul öğrencilerinin katılımıyla
gerçekleştiriyor. Böylece daha fazla katılımcı ve daha büyük çapta projeler
planlanıyor.
“1200 YETİM ÖĞRENCİYİ GİYDİRDİK”
Doğa Koleji'nin her sene öne çıkan kapsamlı ve çok boyutlu
sosyal sorumluluk projelerinin de olduğunu vurgulayan Doğa Koleji Sosyal
Sorumluluk Projeleri Koordinatörü Esra Çabukcan, bu sene medyada çok yer bulan
“Yetimler Gülümsemek İster” adlı projeyi gerçekleştirdiklerini ve bu proje ile
İstanbul'da bulunan 1200 yetim öğrencinin Doğa Koleji Öğrenci Meclisleri'nin organizasyonuyla
giydirildiğini söyledi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan protokolle
başlayan sürecin, ünlü futbolcuların yardım kampanyası kapsamında yaptıkları
futbol maçıyla devam ettiğini belirten Çabukcan, “Eski Hakem Ahmet Çakar'ın
hakemliğini yaptığı maçta Beşiktaş'ın eski yıldızları Metin Tekin, Pascal Nouma
ve tiyatro sanatçısı Ragıp Savaş gibi ünlü simalar forma giydi. 22 Nisan'da
finali gerçekleşen projede öğrenciler yetim kardeşleriyle beraber anlaşmalı bir
mağazada alışverişlerini yaptılar. Proje başından sonuna kadar Doğa Öğrenci
Meclisleri tarafından koordine edildi. Fikir onlardan çıktı, rakamı başlangıçta
1000 yetim diye koydular. Sonuçta 1000 değil, 1200 yetimi mutlu etmeyi
başardılar” dedi. Ayrıca çevre temalı bir başka projeye de imza attıklarını
söyleyen Çabukcan; “Doğa'nın Doğa'ya Armağanı” adlı çevre projesiyle de meyve
çekirdeklerini doğaya kazandırmayı amaçladıklarını vurguladı. Doğa Koleji'nin
tüm kampüslerinde meyve çekirdekleri biriktirildiğini ve bu projeye
ormanlardaki hayvanların azalmalarıyla başlandı-ğını söyleyen Çabukcan; “Meyve
ağaçlarının hayvanlara besin kaynağı olması ve ormanlarda yeteri kadar meyve
ağacının kalmaması sebebiyle bu projeye dikkat çekmek istedik”diye konuştu. UNICEF,
Kızılay, Darülaceze, Eğitim Gönüllüleri Vakfı, Lösemili Çocuklar Vakfı, TEMA
Vakfı, Türkiye Sakatlar Federasyonu, TURMEPA Deniz Temiz Derneği, Türk Kalp Vakfı,
Mehmetçik Vakfı, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) ve Lions kulüplerinin birlikte
çalışmalar yürüttükleri kurumlardan bazıları olduğunu belirten Esra Çabukcan; Akmerkez,
Metrocity, Maltepe Park Carrefour ve İçerenköy Carrefour gibi alışveriş merkezleriyle
de işbirliği içinde olduklarını söyledi.
Doğa Koleji'nin bugüne kadar gerçekleştirdiği projelerden
bazıları:
* “Kumdan Kaleler” adıyla Güney Asya'daki tsunamizedelere
yardım kampanyası düzenledi. * “Küçük Kırık Kalpler” projesi, Pakistanlı depremzedelere
yardım amacını taşıyordu. Öğrenciler “Gören Eller” projesinde, kendi yaptıkları
resimlerle görme özürlülerin karanlık dünyalarına renk katmaya çalıştı.
* Doğu ve güneydoğu bölgelerindeki okullara destek sağlamak
amacıyla “Güzellikler Paylaştıkça Artar” adlı bir proje gerçekleştirdi.
* Lösemili çocuklar için “Umudun Renkleri” ni çoğalttı.
* Korunmaya muhtaç çocuklara yönelik olarak “Onların da Bir
Geçmişi Olsun” adıyla bir kampanya düzenledi. n Türkiye Sakatlar
Federasyonu'yla birlikte “Hayaller Resimlerle Gerçek Oluyor” başlıklı bir
projeyi uygulamaya soktu. Ayrıca "Özrümüzle Üretiyoruz" projesi için
Fiziksel Engelliler Vakfı'yla el ele verdi ve fiziksel engelli istihdamına ayrı
bir önem verdi.
* TEMA Vakfı ve Birinci Ordu ile birlikte ağaçlandırma
çalışmaları yaptı. Beykoz'da bin, Çorum'da 5 bin fidan dikti. Anadolu'daki
çölleşmeye karşı Çankırı'nın Karaağaç köyünde örnek bir projeyi hayata geçirdi.
Ayrıca 22 Mart Su Günü etkinlileri kapsamında suyun önemine dikkat çeken birçok
yarışma, eğlence, sergi, drama gösterileri yaptı.
* “Deniz Temiz TURMEPA” Derneği'yle deniz ve çevre
kirliliğine dikkat çekmek amacıyla “Denizlerimiz Mavi Kalsın” adıyla bir proje
gerçekleştirdi.
* “Doğa Koleji Geri Dönüşümü Başlatıyor” ve “Atık Yağları
Değerlendirelim” projeleriyle atık malzemelerden yararlanma kültürünü katkıda
bulunmaya amaçladı. Her yıl düzenlediği Doğal Defile konseptini de doğa ve atık
malzemelerden nasıl farklı yararlanabileceği fikri üzerine oturttu. Doğal
Defilede anasınıfı ve 1. Sınıf öğrencileri tüm yaratıcılıklarını sergileyerek birbirinden
ilginç kıyafetler tasarladı.
* Türk Kalp Vakfı ile ortaklaşa pek çok proje gerçekleştirdi.
9. Dünya Kalp Günü, 21. Kalp Haftası ve II. Uluslararası Nörokardiyoloji Sempozyumu'nun
ana sponsorluğunu üstlendi. Sağlıklı beslenme alışkanlığını kazanarak kalp ve
damar hastalıklarından korunabileceğimizi vurgulayan “Doğa Koleji Sağlıklı
Beslenmeye Çağırıyor” temalı kampanyada, Tenis Turnuvası, Mirkelam Konseri,
Hadise'nin yer aldığı Yılsonu Konseri ve Sağlıklı Yaşam Pikniği gibi Türk Kalp
Vakfı yararına etkinlikler düzenledi.
* Doğa Koleji öğrencilerinin Ulu Önder Atatürk'e, kahraman
ordusuna ve Mehmetçik'e olan minnet ve şükran duygularını yansıttıkları
“Atatürk ve Asker Sevgisi” konulu resim sergisinden elde edilen gelirin tamamı
şehit çocuklarının eğitiminde kullanılmak üzere Mehmetçik Vakfı'na bağışlandı.
ÖĞRENCİ MECLİSLERİ
DOĞA KOLEJİ'NDE SÖZ SAHİBİDİR
Doğa öğrenci
meclisleri okullarının aldığı kararlarda görüş bildiren, yetki sahibi bir
merciidir. Okullarımızda öğrenci meclis başkanının imzalamadığı hiçbir uygulama
hayata geçemez. Tıpkı gerçek hayattaki yöneticiler gibi inisiyatif kullanırlar,
gittikleri her yerde okullarını temsil ederler, ekibi ve organizasyonu
yönetirler. Doğa Koleji olarak onlara gereken lojistik desteğini de sağlıyoruz.
Sosyal projelerde de fikrin ortaya çıkışından, olgunlaşması ve hayata geçirilmesiyle
alakalı tüm detaylar öğrenci meclislerimiz ve onların denetimindeki komisyonlar
tarafından belirlenir.
SOSYAL SORUMLULUK
PROJELERİ EĞİTİM MODELİMİZİN BİR PARÇASI
KSS projeleri
kurumların markalaşma sürecinde oldukça etkindir. KSS projelerini bir yaşam
biçimi ve şirket kültürü haline getirmek gerekir. Doğa Koleji olarak biz sosyal
sorumluluğu markalaşma sürecindeki etkisinden çok eğitim modelimizin bir
parçası olarak görüyoruz. Yardımlaşma da yine bizim eğitim sistemimizin bir
parçası. Öğrencilerimizde duyarlılık artık öyle bir noktaya geldi ki, bizim
onları yönlendirmemizden çok, onlar bizi yönlendirmeye başladı. Örneğin
Beykoz'da yaşanan sel felaketi karşısında, Bostancı Doğa Koleji'ndeki
öğrencilerimiz hemen bir yardım kampanyası düzenlediler. Lise öğrencilerimiz
kendi ürettikleri şampuan, sabun ve mumları satarak elde ettikleri geliri
lösemili çocuklara ve güneydoğuda ihtiyaç duyan okullara gönderdiler. Buna
benzer birçok örnek sıralayabilirim. Ama yaşananlar, öğrencilerin karakter
eğitiminde önemli bir aşamanın sağlandığını gösteriyor. Bunda da uyguladığımız yöntemlerin
etkili olduğunu düşünüyorum. Çünkü daha anaokulundan itibaren, rehberlik
birimimizin de katkılarıyla, öğrencilere paylaşma ve dayanışmanın önemini
anlatıyoruz. Düzenlediğimiz kampanyalarda, öğrencilerin aktif katılımını
sağlamaya özen gösteriyoruz. Öğrencilerimiz bu projelerde pasif birer izleyici
veya bağışçı olarak kalmıyorlar, projenin tasarlanmasından uygulanmasına kadar
her aşamada kendi emeklerini ortaya koyuyorlar.