Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

İnsanların Kalbine Girmeden Beynine Hükmedemezsiniz

 

 

Kendini keşfetmek isteyen herkes, öncelikle “Sevgi” kavramını öğrenmeli ve sevginin gücünü bilmelidir. Hayatta sevmeden başarılı olmak, mutlu olmak imkânsızdır. Eğer seviyorsak varız, mutluyuz ve başarılıyız. Sevmiyorsak; mutsuz ve başarısızız.

Sevgi, bu âlemin yaratılış gayesidir. Sevgi olmadan hayatın hiçbir anlamı olmaz. Hayat değerini, anlamını, varlığını kaybeder. Bizler, hayatta her zaman sevecek bir şeyler olduğunu bilmeliyiz. Sevgiyi anlayan, içinde yaşayan bir insan sevmeyi öğrenir. Bu hayatta yeterince sevgi görmemek; insana ızdırap verir.

İnsanoğlu yaratılışından gelen kanun gereği, sevmeyi ve sevilmeyi ister. Bunlar olmayınca insan acı ve ızdırap içinde kıvranır. Hayat onun için anlamını, varlığını yitirir.

Uzmanlar, nörotik davranışların, hatta zihinsel bozuklukların sıklıkla sevgi eksikliğinden kaynaklandığını belirtmektedirler. Yapılan araştırmalar ayrıca fiziksel hastalıkların da %87 gibi yüksek oranının yeterince sevgi alamamak veya yaşayamamaktan kaynaklandığını göstermektedir.

Sevgi olmadan hiçbir başarı kalıcı olmaz. Muhammed İkbal'in dediği gibi: “Çağımızın delirmiş aklına sevginin neşterini vurmak gerek.” Bu neşter olmadan toplumun ahenk ve düzenini sağlamak mümkün değildir.

Dostoyevski'nin sevgi konusundaki tespiti kayda değerdir. O, bütün insanlığa şöyle seslenir:

Allah'ın bütün yarattıklarını sev, Çöllerini ve kum zerresini sev, Her yaprağını sev, Hayvanları sev, bitkileri sev, tabiatı sev...

Unutmamalıyız ki; yüreğin yakıtı sevgidir. Sevgisi tükenmiş bir yürekle bu yolculuğa çıkarsak yolda kalırız, hayat bize zehir olur. Severek yapılan en kötü iş; sevmeyerek yapılan en iyi işten daha çok lezzet verir insana. Çünkü insan, bir şeyi ancak sevdiği ölçüde anlayabilir.

Benjamin Franklin'in dediği gibi “eğer sevilmek istiyorsan sen de sev ve sevilmeyi hak et”. Mutluluğun sırrının “sevgi” olduğunu unutmamalıyız.

Sevgi hem ilaçtır, hem hayattır, hem de hepimizin güç kaynağıdır. İnsan, hayatta mücadele ettiği müddetçe anlıyor ki; en büyük güç sevgidir. Para, mal, mülk, servet hiçbir zaman insanları ortak paydada toplayamamıştır. Ama sevgi bütün insanlığın ortak paydasıdır. İnsanları birbirine bağlayan, toplumsal ahengi sağlayan, dayanışma ve yardımlaşmanın olmasını sağlayan, insanları sevindiren ve seven güç; sevgidir. Kirlilikten şikayet eden herkes, öncelikle sevgiyi tatmış olmalıdır. En önemlisi sevmeyi bilmelidir. Sevgi olmaksızın hayattaki hiçbir şey insan için bir anlam ifade etmez. Sevginin olmadığı yerde kavga, kargaşa, kaos vardır.

Bugün yaşanan birçok problemin temelinde sevgiden yoksun oluşumuz yatar. Sevgiden yoksun bir topluluğu hiçbir güç bir arada tutamaz. Biz hayat yolcuları, sevebildiğimiz ölçüde kendi farkımıza varırız. Kendimizi, çevremizi, bütün insanlığı keşfetmek istiyorsak; sevmeyi öğrenmeliyiz. Sevgi kavramını hayatımızın gayesi yapmalıyız. Bilmeliyiz ki, bu kainattaki her şey, herkes sevgiye muhtaçtır. Sevginin aşamayacağı engel yoktur. Ölü kalpleri dirilten sevgi şerbetidir. Bu şerbeti tatmayanlar, dünyanın en yoksul insanlarıdır.

Peki nasıl bir sevgi? Tabii ki; menfaatsiz ve karşılıksız bir sevgi. Amacıma ulaşamazsam da sevmekten vazgeçmeyeceğim. Zirveye ulaşmasam da zirvelerin özlemiyle yaşayacağım…

Leyla beni sevmese de Mecnunluğumdan vazgeçmeyeceğim. Önüme engeller çıksa, sevgimi yitirmeyeceğim. Dostlarım arkadaşlarım bana ihanet etse de, onları sevmeye devam edeceğim. İşte gerçek sevgi budur.

İnsanoğlu dünyanın en zengin insanı da olsa; sevgi alıp veremiyorsa, gerçekte en yoksul insandır.

Dünya ağır siklet boks şampiyonu Muhammet Ali Clay'in şu tespiti konumuza güzel bir zarafet katmaktadır. “Şampiyon olduğum zaman, eski kot pantolonumu üzerime geçirip, eski bir şapka takıp, sakal bırakarak, beni kimsenin tanımadığı bir kasabanın sokaklarında yürüyüşe çıkacağım. Beni ben olduğum için sevecek bir insan bulana dek yürüyeceğim. Bulduğumda onu bir milyon dolarlık arazime tepeden bakan 250 bin dolarlık evime götürüp, cadillac arabalarımı, havanın yağmurlu olduğu günlerde kullandığım kapalı havuzumu göstereceğim ve ona işte bunların hepsi senin, çünkü beni ben olduğum için seviyorsun diyeceğim”.

Gerçek sevgiyi tadanlar; asla toplumun ahengini bozamazlar. Nedir gerçek sevgi? Menfaatsiz, riyasız, karşılıksız, taş atana gül atmaktır. Yoksa; ikibin model araba gibi son zamanlarda türeyen “falan sanatçının son aşkı” gibi safsatalar asla sevgi olamaz. Çünkü sevginin son modeli olmaz. Sevginin modeli zamana göre değişmez. Her zaman geçerliliğini korur.

Hedefe yürüyen, zirveye çıkmak isteyen herkesin pusulası, sevgi olmalıdır. Sevmeden, sevgiyi tatmadan zorlukları, olumsuzlukları aşmak, hedefe varmak, en önemlisi zirvede kalmak mümkün değildir. Mademki hayatımızın en büyük sermayesi sevgidir, o halde bizlerin öncelikli görevi “sevgi” yi elde etmek ve onunla yaşamak ve onunla ölmek olmalıdır…

 



Yorumlar
Yorum Ekle