Okulların tatil olduğu Temmuz ayı Öğretmenler Odası konuğumuz Doğuş Eğitim Kurumları oldu. Doğuş Eğitim Kurumları öğretmenleri yaz tatiline giren öğrencilerin aksine yoğun tempoyla çalışmalarına devam ediyor. Öğretmenlerimiz, bu tempo arasında biz Artı Eğitim Dergisi’ni de odalarında ağırladılar…
ASKERİ OKULUN ARDINDAN SİVİL KOLEJDE ÇALIŞMAK BAŞLANGIÇTA DEĞİŞİK GELDİ
M. Baki Gökçe – Doğuş Anadolu Lisesi Sözel Dersler Bölüm Başkanı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi mezunu olan Gökçe, gazetecilik ve mahalli gazetelerde köşe yazarlığı yapmış. Lise Hazırlık Sınıfı için Türkçe, ÖSS için Türkçe-Edebiyat, Türk Dili -Kompozisyon, Türk Dili konusunda çalışmaları bulunan Gökçe, edebiyat öğretmeni. Doğuş Eğitim Kurumları bünyesine, 12 yıl önce katılmış. Daha önce Deniz Kuvvetleri Komutanlığı' na bağlı askeri okullarda, yirmi yıl öğretmenlik ve yöneticilik yapan Gökçe, “Sınıflara ya da amfilere 'Dikkat' komutuyla girer, 'Nasılsınız' sorusuna verilen kısa ve kesik bir 'Sağ ol' cevabıyla derse başlardım. Öğrencileri yetiştirmemiz belli kurallar ve talimatlar doğrultusunda gerçekleşebiliyordu” diye anlatıyor o günleri... Gökçe'ye, askeri okulun ardından, sivil bir kolejde çalışmak başlangıçta çok değişik gelmiş. Karşılaştığı farklılıkları ülkenin sosyal ve kültürel yelpazesinin zenginliğini ortaya koyduğunu düşünerek, mesleğine sevgisini şu sözlerle vurguluyor: “Sonuçta bir öğretmen olarak öğrenciyi edebiyat derslerinde en iyi biçimde yetiştirmek benim zevkle yaptığım bir görev. Atatürk'ün dediği gibi; hem irfan ordusuna hem de Silahlı Kuvvetler Ordusu'na mensup olmaktan büyük gurur duyuyorum.”
ÖĞRETMENLİK İNSAN MÜHENDİSLİĞİDİR
Ayla Yürüker –
Doğuş Fen Lisesi Sözel Dersler Zümre Başkanı. Atatürk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezunu olduktan sonra, aynı üniversitede yüksek lisansını da yaparak başladığı edebiyat öğretmenliğini, 26 senedir aralıksız, severek, heyecanla yapıyor. Çeşitli okullarda idarecilik ve öğretmenlik görevlerinde bulunan Yürüker, 2 senedir Doğuş Eğitim Kurumları ailesinde mesleğini sürdürüyor. “Hayatımızın mihenk taşı, olmazsa olmazlarından olan öğretmenlik hayatın kendisi, insan mühendisliğidir” derken, öğretmenlerin zamanın değer yargılarıyla çatışmadan, anlaşmazlıklara karşı daima uzlaşmacı yaklaşımlar getirerek, karakteri sağlam nesiller yetiştirebilmelerinin önemli olduğunun altını çiziyor.
ÖĞRETMENLİK, ÖZGÜR BİREYLERİN OLUŞUM SÜRECİNE EŞLİK ETMEK DEMEK
Dilek Özçer – Doğuş Anadolu Lisesi İngilizce Öğretmeni. Doğuş Eğitim Kurumları’nda 15 yıldır İngilizce öğretmeni olarak görev yapan Dilek Özçer, Doğuş Anadolu Lisesi’ni farklı yaş, deneyim ve kültürlerdeki bireylerin seslerinin duyulabildiği ve uyumlu bir bütünün oluşturabildiği dinamik, çağdaş, renkli sıcacık bir ortam olarak tanımlıyor. “Bana göre öğretmenlik özgün bireylerin oluşum sürecine eşlik etmek, enerjiyi, bilgiyi paylaşmak geliştirmek demek” diyor. İngilizce öğretmeni olarak, yaptığı işten hep keyif aldığının altını çizerken, şu vurguyu da yapıyor: “Sanırım 29 yıldır pek çok öğrenciye yepyeni bir dili, kültürü öğretirken işte bu tutkulu idealimi gerçekleştirdim.”
BİYOLOJİ DERSİNİ EZBERDEN UZAK İŞLİYORUM
Ezel Eryüz – Doğuş Fen Lisesi Biyoloji Öğretmeni ve 11 yıldır öğretmenlik yapıyor, Doğuş Eğitim Kurumları'nda ise 7. senesi. Doğuş Eğitim Kurumları'nın hem akademik ilerleme hem de kişisel gelişim açısından oldukça geniş imkânlara sahip bir kurum olduğunu belirterek, ekliyor: “Doğuş Fen Lisesi'nde çalışmaya başladığından bu yana çok daha fazla tecrübe kazandığıma ve kendimi yetiştirdiğime inanıyorum.” Doğuş Eğitim Kurumları'nda, hem öğretmenler hem de öğrenciler arasında oldukça düzeyli ve samimi ilişkiler olduğuna, bunun da öğrencilerin okulu ikinci bir yuva olarak görmelerini sağladığına dikkat çekiyor. Biyoloji derslerini, mümkün olduğunca ezberden uzak, neden -sonuç ilişkisine dayalı biçimde işlediklerini söyleyen Eryüz, “Dersler, laboratuar çalışmaları ve proje çalışmaları ile destekleniyor. Öğrencilerin bilimsel yarışmalara katılması hem öğrencinin kişisel gelişimine hem de akademik düzeyin ileri taşınabilmesine katkı sağlı- yor. Ayrıca oldukça etkin ve sık yapılan ölçme değerlendirme çalışmaları öğrencilerimizin başarı düzeylerini arttırmada önemli rol oynuyor” diyor ve bu uygulamaları n okulun biyoloji dersindeki başarısını yükselttiğinin altını çiziyor.
ÖĞRETMENLER ODASINDA DOLMA TARİFİNE KADAR HERŞEYİ KONUŞUYORUZ
Özge Doyum –
Doğuş İlköğretim Okulu İngilizce Öğretmeni. İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu olan Doyum 32 yaşında. “Öğretmenlik hayatıma gözlerimi bu kurumda açtım” dediği Doğuş Eğitim Kurumları'nda 11 yıldır İngilizce öğretmeni olarak görev yapıyor. Her gün işine aynı heves ve heyecanla geldiği için kendisini çok şanslı görüyor. “Başarılı olmak, dersi sevmekle başlar” diyor; bu yüzden ilk hedefinin öğrencilerin İngilizceyi bir ders olarak değil, bir yaşam standardı olarak görmelerini ve dile karşı olumlu bir yaklaşım geliştirmelerini sağlamak olduğunu belirtiyor. Öğrenci merkezli bir yaklaşımla, teknolojiyi yaygınca kullanan ve öğrencilerin bireysel ihtiyaç ve isteklerine yanıt verebilecek ders planlamalarıyla tam öğrenmeyi gerçekleştirmeyi amaçlayan Doğuş Eğitim Kurumları İngilizce Bölümü'nde, hem dil becerisini geliştirme hem de SBS'de yüksek başarı hedefleyen çalışmalar yapılıyor. İngilizce eğitimini sınışa sınırlamadıklarını söyleyen Doyum, sadece İngilizce konuşulan bir ortam oluşturmak için öğrencilerle ders saatleri dışında da İngilizce iletişim kurduklarını aktararak, bir anısını paylaşıyor: “Bir cumartesi günü Bağdat Caddesi'nde yürürken, ailesi ile birlikte dolaşmakta olan bir 6. sınıf öğrencimle karşılaştım. Öğrencim beni gördüğünde, gayet doğal bir şekilde, 'Hi Miss Doyum!' diyerek İngilizce sohbet etmeye başlamış ve ailesini de hayrete düşürmüştü.” Kurum bilincinin ve bağlılığının ön planda olduğu Doğuş Eğitim Kurumları'nda, öğretmenler aile olma bilinciyle görevlerini sürdürüyor. Bu da öğretmen odalarında profesyonel paylaşımların yanı sıra, keyifli sohbetler de gerçekleştirilmesini sağlıyor. Doyum, “Hepimiz alanında başarılı ve deneyimli öğretmenler olarak birbirimizi mesleki anlamda geliştirirken, kişisel hayatlarımızı da açık yüreklilikle ve samimiyetle birbirimizle paylaşıyoruz. Öğretmenler Odası'ndaki güncel sohbetlerimizde, e-okul notlarını girilmesinden dolma tariflerine kadar her şey konuşuluyor” diyor.
MESLEĞİ USTA-ÇIRAK İLİŞKİSİYLE ÖĞRENMEYE BAŞLADIM
Neşe Molo – Doğuş Fen Lisesi Sayısal Dersler Zümre Başkanı. 1968 doğumlu Neşe Molo, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü mezunu. Doğuş Eğitim Kurumları’nda, 2008 yılından bu yana matematik öğretmenliği yapıyor. Üniversiteden bölüm derecesiyle mezun olduğu için matematiği çok iyi bildiğini ve her şeyi yapabileceğini zannetmiş önceleri... Üniversitede öğrendikleriyle meslek deneyiminin farklı oludğunu anladığında ise biraz korkmuş. Ancak mesleğini usta-çırak ilişkisiyle öğrenmeye başlamış, korkularını yenmiş ve bunun için kendini her zaman şanslı hissetmiş. “Mesleğe başladığım yıllarda, en büyük zevklerimden biri öğretmenler odasında, eğitimci büyüklerimiz birbirlerine sınıf deneyimlerini anlatırken onları dinlemekti. Dinlediğim her şeyden bir çıkarım elde etmeye çalışırdım” diyor. Geçen zamanda mesleki deneyimlerine sürekli yenilerini ekleyen Molo, eğitimde çok fazla disiplinin isyan ruhunu körüklediği, fazla rahatlığın ise suiistimale sebep olduğu bu yüzden idare-öğretmen-öğrenci arasında iyi niyete dayalı bir ilişki kurulması gerektiğini söylüyor. Molo, öğretmenin öğrencilerinin sorunlarıyla alakadar olması, onlara çözümler üretmesi ve yol göstermesi gerektiği, teknolojinin yerinin eğitimde önemli olduğu, öğretmenlerin alanlarına yönelik hizmet içi eğitimleri alarak kendilerini geliştirmeleri gerektiği ve öğretmenliğin çok kutsal bir meslek olduğu bilinciyle çalışmalarına devam ediyor.
ÖNEMLİ OLAN OKUDUĞUMUZ KİTAP SAYISI DEĞİL, OKUDUKLARIMIZIN YAŞAMIMIZA NE KATTIĞIDIR
Arzu Ok Büyükoğlu – Doğuş İlköğretim Okulu Türkçe Bölümü Başkanı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu Arzu Ok Büyükoğlu, 13 yıl önce mesleğe Doğuş Eğitim Kurumları’nda adım atmış. 7 yıldır ise İlköğretim Türkçe Bölüm Başkanlığı görevini sürdürüyor. “Köklü bir okulda mesleğe başlamanın yanında, aralarına stajyer öğretmen olarak katıldığım kadronun çok tecrübeli olması benim en büyük şansım oldu. Öncü eğitim anlayışını izleyen okulumuzda, eğitimdeki tüm yeniliklerle tanışma fırsatını hemen buluyoruz” diyerek, mesleki gelişimi için Doğuş Eğitim Kurumları’nın çok önemli katkılar sağladığını vurguluyor. Okumanın alışkanlık haline dönüştürülmesi gerektiğini bildiklerini, bu nedenle öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı kazanmasına çok önem verdiklerini anlatarak, şunları ekliyor: “2.sınıftan itibaren onlara geniş bir kitap yelpazesi sunarak çok yönlü düşünme ve eleştirel okuma yetisi kazandırma amacıyla, güdümlü okuma çalışması yapıyoruz. Bizce önemli olan, okuduğumuz kitapların sayıları değil, okuduklarımızın yaşamımıza ne kattığıdır. Yazmanın, kalıplara bağlanarak öğretilmesine karşı olduğumuzdan, kompozisyon derslerinde ise alışılageldik sınırları kırmaya çalışıyoruz. 1. sınıftan itibaren programımızda öğrencilerimizin yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri yazma etkinliklerine ağırlık veriyoruz.” Doğuş Eğitim Kurumları’nda, yönetici, öğretmen, öğrenci, çalışan ve veliler arasında büyük bir uyum ve dayanışma olduğuna, herkesin öğrencileri daha ileriye taşımanın heyecanını duyduğuna işaret ederek, “Öğrencilerimizin yapısına göre, severek ve en kolay nasıl öğrenebilecekleri konusunda bölümdeki arkadaşlarımla sık sık paylaşımda bulunuyoruz. Bu mesleki paylaşımlar hem bizi geliştiriyor hem de kurumun değerini artırıyor” diyor.
ENSTRÜMAN ÇALMAK KONTROL MEKANİZMASI KAZANDIRIYOR
Dr. Meral Şengüler – Doğuş Eğitim Kurumları Müzik Bölümü Başkanı. Meral Şengüler, 1974 İzmir doğumlu. Öğretmenlik mesleğine 14 yıl önce adım atmış. Doğuş Eğitim Kurumları Müzik Bölümü Başkanlığı’nı ve keman, viyola öğrencilerinin branş öğretmenliğini yapıyor. Bölümdeki diğer müzik öğretmenleri ile birlikte, yeteneği olsun olmasın her öğrencinin bir enstrüman çalabileceği inancıyla hareket ediyorlar ve doğru yöntem ve teknikle, herkesin bir enstrüman çalmayı başarabileceği düşüncesini aşılıyorlar öğrencilerine. Enstrüman çalabilmenin, müzik yapmanın verdiği duygusal rahatlamanın yanı sıra kişiye fiziksel ve duygusal yönlerden kendini kontrol edebilme öğretisini de kazandırdığını savunuyor. Bölümdeki, her biri konservatuar mezunu ve birden çok enstrüman çalabilen, şan eğitimi almış öğretmenler ile gurur duyuyor. Enstrüman çalmanın çocukların blişsel ve duysal zekalarının gelişmesinde ne denli önemli rol oynadığını vurgularken, öğrencilerinin keman, viyola, piyano, gitar, vurmalı çalgılar enstrümanları üzerine branş eğitimi aldıklarının altını çiziyor. Anaokulundan başlatılan nota bilgisinin 2. sınıfta enstrüman eğitimiyle bir üst seviyeye taşındığına, müzik derslerinin yanı sıra öğrencilerinin; çok sesli okul korosu, müzikaller, pop orkestrası, yaylılar orkestrası, vurmalılar gruplarının faal olduğu alışılagelen ilköğretim müzik dersleri dışında bir müzik programına dahil olduklarına dikkat çekiyor. Tüm bunlara ek olarak, müzik bilgi yarışmaları, konserler gibi performans sergilemeleri, klip eleştirileri, müzik tarihi incelemeleri gibi farklı teorik ve pratik çalışmalarla öğrencilerin dinlediğini anlamlandırması, eleştirel bakabilmesi, kendini ve birikimini ifade edebileceği bir müzik kültürü oluşturması yönünde çalışmalar yürüttüklerini söylüyor. Klasik Batı müziğinden pop müziğe, jazz’dan rock’a uzanan geniş yelpazede oluşturdukları repertuarı müzik programı dahilinde işlemekle kalmayıp, veliler ile müzik çalışmaları yürüttüklerine de değiniyor. Türk Sanat Müziği Veli Korosu her yıl okul içinde ve dışında konserler vererek, kurumun yaşam boyu öğrenme disiplinini sosyal ve kültürel anlamda pekiştiriyor. Her enstrüman için ayrı bir atölyeleri bulunduğunun altını çizerken, onlarca enstrüman ve 6 adet müzik odasını öğrencilerin kullanımına sundukları bilgisini de ekliyor.
ÖĞRETMENLER ARASINDAKİ SİNERJİ ÖĞRENCİYE YANSIYOR
Teni Karaman – Doğuş İlköğretim Okulu Matematik Zümre Başkanı. Boğaziçi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği Bölümü mezunu Teni Karaman, 16 senedir matematik öğretmenliği yapıyor; 10 yıldır Doğuş Eğitim Kurumları çatısı altında çalışıyor. “Öğretmenlik ve matematik benim aralarında ayrım yapamayacağım iki önemli şey” diyerek mesleğine olan sevgisini dile getirirken, Doğuş Eğitim Kurumları’nın kendisi için öncelikle bir mesleki gelişim okulu olduğunu vurguluyor. “Burada geçirdiğim yılların kariyer gelişimim açısından inanılmaz fırsatlar sağladığını düşünüyorum. Ezbersiz eğitim uygulamalarından etkin öğretmenliğe, ölçme değerlendirme yöntemlerinden TIMMS, PİSSA sınav değerlendirmelerine, akıllı tahta uygulamalarından farklı yazılımlar yardımı ile ders anlatımlarına, uluslararası CIS konferanslarından etkin proje çalışmalarına kadar sayısız deneyimi bu kurumda kazandım” diyen Karaman, idarenin öğretmenlerin bireysel gelişimini desteklediğini de ifade ediyor. Okulun matematik alanında öğrencinin gelişimini sağlayacak her türlü yeni uygulamaya destek verdiğini belirterek, 5 yıl önce oluşturdukları matematik laboratuvarının öğrencilerin etkin öğrenimi için oldukça güzel bir ortam hazırladığını anlatıyor. Bölüm içinde güçlü bir dayanışma duygusunun hakim olduğunu söyleyen Karaman, “Tüm bölüm arkadaşlarımın birbiri ile en içten şekilde bilgisini paylaşması sayesinde hepimiz her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz. Bizim aramızdaki bu sinerji öğrenciye de yansıyor ve onlarda da ilgi ve istek uyandırıyor. Öğrencilerimiz hepimizin öğrencisi” diyor. Bölümü için en önemli noktalardan birinin öğrencilerin gözünde matematik dersine karşı bir pırıltı oluşturmak, anlamak ve başarmaktan kaynaklanan gururu ve sevinci görmek olduğunu dile getirirken; bunu başardıkları için de çok mutlu olduklarının altını çiziyor.