Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Kazandığı Ödülü Eğitime Bağışladı


Kelime Oyunu adlı programda kazandığı 8 bin 100 liralık ödülü Ali Nesin Matematik Köyü’ne bağışlayan Barlas Tavil, “ Bir kez paranızı bağışlamayı göze aldıktan sonra, verilecek yer bulmak zor değil. Benim tercihim öncelikle eğitim kurumları oldu. Başkaları, farklı sebeplerden ötürü farklı kuruluşları tercih edebilir; Önemli olan paylaşımın artmadı" diye konuştu.

 

 

Barlas Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Eğitim hayatınızdan bahseder misiniz? Hangi okullarda öğrenim gördünüz ve sizi bu okullarda öğrenim görmeye iten nedenler nelerdi?

 

Sırasıyla Gaziosmanpaşa Ortaokulu, Şişli Terakki Lisesi ve İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümlerini bitirdim. İş hayatına atıldıktan bir süre sonra da Marmara Üniversitesi’nden bir MBA derecesi aldım. Şişli Terakki Lisesi’ni tercih etmem çevremdekilerin ailemi yönlendirmesi sonucu oldu. Burada burslu okudum. Okulun lise bölümü henüz Nişantaşı’nda, bugünkü City’s Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu yerdeydi ve bu da, eğitim kalitesinin yanı sıra sosyal olanaklar anlamında da cazip kılıyordu Terakki’yi. Bu okulda 3 güzel yıl geçirdim; hala görüştüğüm arkadaşlarım ve öğretmenlerim var. Üniversite tercihim bilinçli değildi. İstediğim okulu kazanabileceğimi biliyordum ama ne yapmak istediğime dair belirgin bir fikrim yoktu. Yüksek puanlı okullardan 8-10 tanesini gelişigüzel sıraladım tercih formuna. Kazandığım bölümü çok da keyif almadan bitirdim. Üniversitenin son yılında dışarıdan Marmara Üniversitesi’nin düzenlediği 8 aylık bir pedagojik formasyon kursunu tamamladım. Ciddi ciddi lise/dershane öğretmenliği yapmayı tasarladığım bir dönemdi. Mezuniyetten sonraki ilk iş bulma girişimlerim de bu yönde oldu ama sonra olaylar farklı şekilde gelişti ve şu anda ortağı olduğum ve Genel Müdürlüğünü yürüttüğüm firmada işe başladım.

 

Yarışmaya katılma fikri nereden çıktı? Sizi kazandığınız ödülü bir vakıfa bağışlamaya iten nedenler nelerdi? Neden Ali Nesin Vakfı? Vakıfla herhangi bir tanışıklığınız var mıydı? Özellikle eğitime bağış yapmanızın nedeni nedir?

 

Bu yarışmayı genellikle spor salonundayken, kondisyon bisikletinin veya koşu bandının üzerindeki monoton dakikaları daha çekilir kılmak için izlerdim. Spor salonundaki televizyonların sesi mecburen kısık olurdu ama bu eğlenceyi azaltmazdı. Ne var ki, kuralları, ödülleri ve diğer hiçbir detayı bilmiyordum; programın sunucusuyla yarıştığım ilk gün yaptığımız küçük sohbete kadar da öğrenmemiştim. İlk yarışmadan sonra diğer ayakları da muhtemelen kazanacağımı fark ettim ve elime geçecek para ödülünü, uzun zamandır düzenli destekçisi olduğum Aziz Nesin Vakfı’na bağışlamayı tasarladım. Hafta içinde basından takip ettiğim malum gelişmeler, Ali Nesin Matematik Köyü’nün TÜBİTAK’tan beklediği teşvikleri alamaması ve reddedilme gerekçelerini de içeren detaylar, rotayı hafifçe değiştirip ödülü Ali Nesin Matematik Köyü’ne bağışlamaya itti beni. Asıl önemlisi yaptığım bağış değil de, Büyük Final’in sonunda canlı yayında yaptığım konuşmayla konunun gündemdeki yerini sağlamlaştırıp izleyicileri de karınca kararınca bir bağış yapmaya davet etmek oldu sanırım. Bu konuşmanın görüntüleri, takip eden günlerde çok satan bir gazetenin web sayfasında haber yapılınca daha da geniş bir kitlenin bundan haberi oldu ve köyün çok ihtiyaç duyduğu destekçi sayısında hatırı sayılır bir artış yaşandı. Kısacası, öyle uzun uzun tasarlanmış bir eylem değildi ama sonuçları beni çok tatmin etti.

 

Türkiye’de eğitime yapılan bu tarz bağışları, bir bağışçı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Parayla saadet olmaz. İnsanın zenginliği ne kadar çok şeye sahip olduğuyla değil, ne kadar az şeyle mutlu olabildiğiyle ölçülür. Dünyadaki en güzel şeyler bedavadır... Size bu ve benzeri 1 sayfa dolusu cümle yazabilirim ama yine de yeni bir şey söylemiş olmam. Çünkü hepsini daha önce duydunuz, duyduk, biliyoruz. Ne var ki, kendimi de dışında tutmadan söylüyorum, uygulamaya geldiğimiz zaman o kadar başarılı değiliz. Çünkü insanın, tabiatı itibarıyla paradan vazgeçmesi çok kolay olmuyor. Bunun için kendimizi biraz daha zorlamalı ve telkin etmeliyiz herhalde. Bir de başkalarını teşvik. Biraz emrivaki de olsa bu teşvikler çok işe yarıyor. Benimki de bunun küçük bir örneğiydi. Bir kez paranızla vedalaşmayı göze aldıktan sonra, verilecek yer bulmak çok zor değil. Benim tercihim öncelikle eğitim kurumları ve LÖSEV, Greenpeace gibi sağlamlığı tartışmasız, etrafında hiçbir şaibe olmayan, kar gütmeyen organizasyonlar. Başkaları, farklı sebeplerden ötürü farklı kuruluşları tercih edebilir; mühim değil; önemli olan paylaşımın artması.

 

Bağışla birlikte size dışarıdan ve vakıftan gelen tepkiler nasıl oldu?

 

Neredeyse tamamı olumlu olmak üzere muhtelif tepkiler aldım. Teşekkür edenler, kutlayanlar, iyi ki hatırlattınız ben de bağışta bulunmak istiyordum diyenler ki beni en mutlu eden grup buydu ve bir de iş/para talebinde bulunanlar… Ali Nesin’le bizzat tanışmıyorduk. Bağış sonrası bana çok zarif bir e-posta gönderdi. Daha sonra her ikimizin canlı yayın konuğu olarak katıldığı bir televizyon programında teşekkür edip köye davet etti. Bu yaz bu güzel daveti değerlendirerek köyü ziyaret etmeyi umuyorum.



Yorumlar
Yorum Ekle