“Bilge kişi, eylemde bulunarak yaşar,
eylemde bulunmak hakkında düşünerek değil”
Carlos Casteneda
Bizde de derler ki “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!”. Ayrıca da “lafla peynir gemisi yürümez” de denir. Kültürel farklılık açısından baktığımızda bir tarafın eyleme geçmesini engelleyen “düşünmek” diğer tarafı engelleyense “konuşmak”. Bu ironik farklılık sonucu değiştirmiyor, işe koyulunmadığı sürece…
Herhangi bir konuda başarıya ulaşmak için 3 B'ye ihtiyacımız olduğu söylenir: Bilgi , Beceri, Bakış açısı (Olumlu bir bakış açısı). Bu üçlünün bir unsura daha ihtiyacı olduğunu görmek lazım: Uygulama -ya da bir diğer deyişle eyleme geçmek.- Eyleme geçmediğimiz sürece çok fazla şeyi değiştiremiyoruz sonra da “aynı tas aynı hamam” diyoruz. Peki farklı bir hamam olması için biz ne yapıyoruz? Bu soruyu sorduğumuz anda cevaplar da önümüze geliyor zaten.
Doğru yönde eyleme geçebilmek ve boşa kürek çekiyor olmamak için öncelikle farklı hamamı tanımlamamız yani hedefimizi belirlememiz gerekli. Hedefimizi belirledikten sonra ona doğru bir minik adım atmak bile bizi olduğumuz yerden çok farklı bir noktaya taşıyor. Buna rağmen çoğu zaman içimizdeki atalet duygusunu yenip o minik adımı atmaktan uzak duruyoruz. Neden? Bir çok farklı nedeni olabilir bunun: kafamızda çok büyütmüş olabiliriz, alışkanlıklarımız engel oluyor olabilir, mevcut durumu değiştirmekle ilgili korkularımız olabilir, alacağımız sonuçla ilgili beklentimiz net olmayabilir, önceliklerimizi tam belirleyememiş olabiliriz… bu ve benzeri sebepler bizi adım atmaktan alakoyabilir.
Peki adım atmadığımızda ne yaşıyoruz? Derin bir mutsuzluk. Çünkü adım atmadıkça olduğumuz yerde saydığımızı hissediyoruz, hep başkalarının programlarını yaşadığımızı düşünüyoruz, kendimize ait bir zamanımızın kalmadığını görüyoruz ve sonuçta bu da bizi derin bir mutsuzluğa sürüklüyor. Çıkış yolunu gözden yitiriyoruz.
Çıkış yolu nerede? Ilk ve en kolay küçük adımı atmakta belki. Tabii once bunun ne olduğunu belirlemek lazım. Ben hangi küçük adımı atarsam hedefime doğru yolculuğu başlatmış olurum? Bunu bazen bilsek dahi yapamayabiliyoruz. İşte bu noktada da biraz güven tazelemesine ihtiyacımız var. Kendimize olan güvenimizi arttırdığımızda ya da hatırladığımızda o bahsettiğimiz küçük adımı çoktan atmış olacağız ve belki de sonraki adıma hazırlanıyor olacağız. Almak istediğimiz sonuçlara doğru ne kadar çok adım atarsak değişim ve gelişim o kadar hızlı olacak. Peki kendimize bir test yapalım; bir günlük faaliyetlerimizin bilançosunu çıkaralım. Bunların arasında gerçekleştirdiğimiz hangi faaliyetler bizi sonuçlarımıza taşımakla ilgili? %'de kaçı bizi hedeflerimize taşıyacak, %'de kaçının hiç bu hedeflerle alakası olmayacak? Sonuç etkileyici olabilir.
Pareto'nun 80/20 kuralını hatırlarsak biraz daha hızlı harekete geçebiliriz. Pareto Kuralı'na göre herhangi bir işte sonuçların 80%'i girdilerin sadece 20%'sinin etkisiyle oluşuyor. Yani hayatınız boyunca yaptığınız işlerin aslında küçük bir kısmı (20 %) sizin şu andaki başarı, mutluluk, gelir vs…nizin 80% ini belirliyor. Bir başka deyişle biz pek çok ama önemsiz işler için (sonuçlarımıza %20 etki eden) zamanımızın %80'ini harcıyoruz. Sonra da yine aynı noktaya geliyoruz: “aynı tas aynı hamam” ; “sıfıra sıfır, elde var gene sıfır” noktasına… Pek az ama önemli işler için ise zamanımızın %20'sini harcıyoruz ve işte bu %20 sonuçlarımızın %80'ine etki ediyor.
Sonradan aklımız başımıza geliyor: “ah şimdiki aklım olsaydı; bilseydim böyle olacağını …” bilseydik öyle olacağını zamanında neler yapacaktık değil mi? Daha çok ders çalışıp istediğimiz okulu kazanacaktık; okula daha çok asılıp hızla mezun olacaktık; her yazı daha iyi değerlendirecektik; daha çok staj yapacaktık; daha çok kitap okuyacaktık; daha çok bilgi ve deneyim edinecektik, daha çok çevre edinecektik… vs… vs…
Geçmişi bırakıp geleceğe bakalım. Şu an bulunduğumuz yeri tanımlamakla başlayalım. Ne yapıyoruz? Üniversite hazırlık aşamasında mıyız? Okula yeni mi başladık? Yeni mezun muyuz? Bir kaç yıllık mı deneyimimiz var? Kariyerimizin ortalarında mıyız? Emekli olmak üzere miyiz? Her ne noktada olursak olalım bundan sonrasında neyi gerçekleştirmek istiyoruz? Ve her gün ben bu amaç için ne yapıyorum? Somut eylem anlamında neler yapıyorum ve ne kadar yaklaşıyorum amacıma?
İşte bu soruların cevapları yönünde eyleme geçiyor olmak günden güne tası da hamamı da farklılaştıracak…