Doğa Koleji SBS'den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serkan Bünyamin Çelikten, Doğa Koleji olarak, Ar-Ge, uluslar arası organizasyonlar, teknoloji, akademik, sportif ve sanatsal etkinliklerle desteklenen eğitimlerinin her an güncellendiğini söyledi.
Doğa Koleji'nin başarılarının altında yatan unsurlar nelerdir?
Doğa Koleji'nin temel mantığı, iyi bir eğitim vermektir. Eğitim sürecinde bir dönem
bir sonraki dönemin altyapısıdır. Doğa Koleji'nde 6-7-8. sınıf eğitimi “2. Kademe Eğitimi” demek, öğrenciyi hem hayata, hem de liseye hazırlamayı amaçlayan bir dönem demektir. Çoğu okuldan farklı olarak 6-7-8 dönemini ayrı bir “koordinatörlük” olarak değerlendiririz. Bu dönemde öğrenci ergenlik dönemine geçiş yaşar. Bu dönem hassas bir dönemdir, rehberliğin en önemli olduğu dönemlerden biridir. Birinci kademenin yumuşak eğitiminden lisenin akademik eğitimine geçiş sürecidir. Branşlara ayrılma dönemidir. Bir de SBS'leri sayarsanız lisedeki öğrenciler bile bu kadar ağır bir tempo içerisinde eğitim almazlar. Bütün bunların hepsi bunun ayrı bir uzmanlık alanı olduğunu gösteriyor. Bizim anaokulundan liseye kadar her alanda, birçok orijinal yapılanmamız var. Fakat bunların temelinde iyi eğitim yatar. Sınav başarısını bunun üzerine çok rahat bina edebiliyoruz. Sonuç olarak bizim vermekle yükümlü olduğumuz bir müfredat var ve bunu çok kusursuz bir şekilde verebiliyoruz. Öncelikle eğitim kadromuzun bu alanda deneyimli olması, birinci faktör. Kadromuz hizmet içi eğitimler, dışarıdan eğitimler, uluslararası eğitimlerle de ciddi anlamda destekleniyor.
Altyapı avantajımız başarımızda ikinci faktördür. İstanbul'da hala bu büyüklükte bir okul yok. Tüm sınıflarında, yüzlerce sınıfında birden akıllı tahta olan bir okul bulmak mümkün değil. Bu teknoloji bize ciddi avantaj sağlıyor. Bunu duvara bir tahta, bir de bilgisayar koymak olarak anlamayın. Çünkü bu, işin aslında vitrin yüzü. Bunu dijital materyal, altyapı, internet, network sistemleriyle desteklemezseniz, yarardan çok zarar getirir. Doğa Koleji altyapısıyla akıllı tahta teknolojisini de iyi kullanarak öğrencilerine çok daha verimli eğitim verebiliyor. Akıllı tahta sayesinde öğrenciler, görsel, işitsel ve uygulamalı olarak ders işleyebiliyorlar. Bir öğrencinin öğrenme türlerinin hemen hemen hepsine hitap edebilmeniz anlamına geliyor. Yani öğrenciler bir video izleyecekleri zaman konferans sınıfına gitmiyorlar. Çok eğlenceli bir eğitim ortamı oluşuyor ve öğrenciler bunu çok seviyorlar. Sevmediğiniz bir kişiyi ne kadar dinlersiniz? Sevmediğiniz bir kişi bilmediğiniz bir konuyu anlatıyorsa ne kadar dinlersiniz? O yüzden öncelikle öğretmen öğrenciye kendini sevdirecek. Aynı zamanda, öğretmen de dersi öğrenciye sevdirecek. Akıllı tahta öğrencinin dikkatini toplamasını sağlıyor. Öğretmen için de zaman tasarrufu ve büyük verim sağlıyor.
Ayrıca Doğa Koleji, sektöründe en fazla deneme sınavı yapan okul. Öğrenciler yılda 50 civarında deneme sınavına giriyorlar. SBS'nin benzeri sınavlarımız, Türkiye çapında 16 farklı noktada aynı gün, aynı saatte oluyor ve binlerce öğrenci aynı sınava giriyor. Böylece öğrenci ve öğretmeni değerlendirme fırsatınız oluyor. Öğrenci, öğretmen veya sınıf, hiçbirinin geride kalmamasını sağlıyorsunuz.
Bir de biz, evde öğrencilerin çözmüş olduğu soruları online olarak takip eden bir sistem kurduk. Öğrenciler hangi sorularda hangi şıkkı işaretlediklerini bile görebiliyoruz. Bu sayede yanlış yaptıkları sorulara odaklanabiliyoruz. Şimdi yeni bir çalışmamız var. Bu çalışmamızda önümüzdeki yıldan itibaren evde öğrencilerin çözemedikleri soruları anında tespit ediyoruz. Online olarak çözümünü izlemesini sağlıyor ve bunu takip ediyoruz.
Doğa Koleji olarak öğrencinin eğitimine topyekün sahip çıkıyoruz. Esas olan öğrenciyi psikolojik olarak desteklemektir. Öğrenciyi psikolojik olarak sınava hazırlamak çok ihmal edilen bir konu. Doğa Kolejleri eğitim koçları öğrencilere montörlük yaparak, psikolojik olarak onları destekliyor. Mesela, özellikle 6. sınıf öğrencilerinin bir kısmı sınava ilk kez giriyorlar. İlk kez giren öğrenciler sınavdan çok etkileniyor. Büyük prova diye bir sınav organize ediyoruz. Büyük prova sınavını devlet okulundan gelen öğrencilerle, gerçek bir sınav gibi cumartesi günü saat 10'da yılda iki kez yapıyoruz. Sınav sistemini daha eğlenceli yapmak için ayrıca, SBS Şampiyonlar Ligi adı altında bir sistem ürettik. Bu sistemde her sınıf bir takım gibi maç yapıyor. Süper kupa kazanan oluyor. Bu yöntemleri izlediğinizde süper bir konu anlatımınız oluyor. Müthiş sonuç alıyorsunuz. Onlarca 500 tam puan çıkıyor. 22 tane 500 tam puan SBS 8. sınıflarımızda var, Atakent Doğa Koleji ise 478 puanla İstanbul 1.'si oldu.
Farklı noktalarda eğitim veren bir kurumsunuz. Standardizasyonu nasıl sağlıyorsunuz?
Doğa Koleji'nin öğrencileri de, öğretmenleri de hem desteklenir, hem de bir şekilde takip altındadır. Tüm okullar, aynı gün, aynı saatte, aynı sınava girdiği için sınıf, öğretmen ve öğrenci herkesi takip etme olanağı buluyorsunuz. Bu sistem başarıyla uygulandığında hiçbir okul bir diğerinin gerisine düşmez, sürekli bir çıtayı korursunuz.
SOES adı altında Acarkent ve Beykoz'da uyguladığımız Student Orientated Education System - Öğrenci Odaklı Eğitim Sistemi'nin içeriği çok de orijinal. Bu, terzi misali, öğrencinin ilgi veya ihtiyacına göre ders programı üreten bir program. 40 saatlik haftalık ders programının 8 saatini, öğrenci, eğitim koçu ve veli bir araya gelerek yapıyorlar. Mesela öğrencinin matematikte takviyeye ihtiyaç varsa bu dersi seçebiliyor.
Ar- Ge çalışmalarınızdan da bahseder misiniz?
Bizim ciddi bir Ar-Ge merkezimiz var. Ar-Ge merkezi hem yeni programlar üretme, hem de programları geliştirme konusunda ciddi çalışmalar yapıyor. Kurucumuz Fethi Bey' her zaman “Eğitim dakika başı güncellenmelidir” der. Doğa Okulları 2004 yılında dünyada “Eğitimin Öncüsü” seçildi. Geçen yıl da dünyada “eğitim teknolojisini en iyi kullanan okul” seçildi. Bu ödülü almamızın nedeni Ar-Ge mantığımız. Ar-Ge'yi ikiye ayırmak gerekiyor. Bunun doğal üyeleri ve doğrudan üyeleri var. Her zümre başkanı ve öğretmen bunun doğal bir üyesi. Bir eğitim faaliyeti üzerine çalışıyorsanız, bazen bir rehberlik envanteri üretmek bir Ar-Ge çalışmasıdır.
ÇOCUK ÜNİVERSİTESİ'NİN SPONSORUYUZ
Üniversitelerle ortak çalışmalarınız da var mı?
Doğa Koleji, İstanbul Üniversitesi'nde uygulanan Çocuk Üniversitesi'nin de ana sponsoru. Çoğu projeyi onlarla birlikte yürüttük. Bunun haricinde uluslararası ortaklıklarımız da var. Mesela üstün zekâlılar okulunda John Hopkins Üniversitesi ile ABD'de ortak çalışmamız var. ABD'nın bir numaralı Thomas Jefferson High School ve Silver Freehand denilen ilköğretim okulu ile -ki Obama'nın çocuklarının gittiği okullardır- protokollerimiz var. Uluslararası ayağımız çok güçlü ve bu konuda başlı başına bir birim var.
Dolayısıyla bakanlığın yapmış olduğu değişikliğin olumlu olduğunu düşünüyorsunuz, değil mi?
Bakanlığın yaptığı her uygulamanın artı ve eksileri var. Temelde yapılması gereken şey Doğa Koleji'nin kendi okulları arasında yaptığı şeydir: Okullardaki eğitimi çok ciddi şekilde takip edip, her okulun en iyi eğitimi verdiğinden emin olmaktır. Zaten bu yapılabilseydi, böyle bir sınava gerek olmayacaktı.
Mesele iyi ya da kötü olması değil, eğitime ait altyapının güçlendirilmesi, eğitimle ilgili teknik bilginin, Ar-Ge'nin iyileştirilmesi, eğitim kadrolarının bilgilerinin güncellenmesi gibi çalışmalardır. Bunun için de özel okullara çok büyük önem verilmesi ve desteklenmesi gerekiyor. Özel okullar bu noktada çok güzel çalışmalar yürütüyorlar. Doğa Koleji olarak bu konuyla ilgili teknik bilgimizi herkesle paylaşmaya hazırız, çünkü bunlar Türkiye'nin eğitimi için yapılan çalışmalar… Önemli olan şey; Bakanlığın özel okulları desteklemesi ve özel okulların eğitimde daha çok söz alması…
500 BİN DOLARLIK PROJEMİZ ONAYLANDI
Önümüzdeki dönemde Doğa Koleji'nin hedefleri neler olacak?
Doğa Koleji çok hızlı büyüyen bir kurum. Doğa, 2008 Voleybol dünya 3.'sü, 2009 basketbol dünya şampiyonu, 2010 hentbol dünya 7.'si. Uluslararası sporda çok ciddi kabul gören bir kurum. Akademik, sanatsal alandaki başarılarımız, uluslar arası projeler, ortaklıklar, teknoloji ödüllerimiz var. Biz daha kendimizi ve başarılarımızı insanlara tam olarak anlatamadık. Kademeli olarak anlatmaya devam edeceğiz. Çünkü çok ciddi talep var. Topkapı ve Kemerburgaz'da okullar açtık ve ikisi de dolma noktasına geldi. Doğa Koleji büyümeye devam edecek. İstanbul'da yeni kampusler açacak. Fırsat doğarsa gelecek yıl 4-5 yeni kampus açarız. Nişantaşı kampüsümüzde bir nanobiyoteknoloji laboratuarımız var. Bu nanobiyoteknoloji laboratuarı ile ilgili bir projemiz vardı. Son olarak, AB 500 bin dolar büyüklüğünde bu projeyi onayladı. Bu proje eğitim kurumları arasında gerçekleşmiş en büyük projedir. Muhtemelen 1-2 yıl içinde yurtdışına açılıp sporda olduğu gibi akademik anlamda da uluslararası alanda söz sahibi bir kurum olacağız. Bunun haricinde bu başarıların hepsi devam edecek. Spor dalında Türkiye ve dünyadaki kupalarında yine Doğa olacak. Gelecek yıl da SBS'de en büyük başarıları Doğa elde edecek. Çok iddialı konuşuyorum: 2011 SBS birincisi de Doğa Koleji olacak. 500 tam puan yapan öğrenci sayısı da katlanarak artacak.
ANADOLU LİSELERİNİN BAŞARILARI DÜŞÜYOR
Liselerde alanların kaldırılması ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Aslında bundan çok daha önemli bir değişiklik var, biliyorsunuz bir genelge ile düz liseler Anadolu Lisesi'ne dönüştürülüyor. Bu çok daha önemli. 1-2 yıl önce İstanbul'daki Anadolu Liselerinin kontenjanı 12 bin'di. Fakat bu yıl 40'ın üzerinde Anadolu lisesi açıldı. İstanbul'da Anadolu liselerinin kontenjanı 22 bin oldu. Bakanlığın genelgesini birebir uygulayacağını düşünürsek bu sayının 50 bin'e çıkması gerekiyor. Bu da var olan kapasitenin bir buçuk katı demektir. SBS sistemi devam etse bile, Anadolu liselerine giriş puanı 420'ler civarındaydı. 380'lere düştü. 50 bine'e çıktığında 330 puana düşecek. Bu otomatik olarak SBS'nin mantığını değiştirebilecek. Artık Anadolu Lisesi kazandım diye uzaklara gitmeyecek öğrenciler. Evlerine en yakın Anadolu Lisesini tercih edecekler. O da aslında Bakanlığın sistemine uygun fakat şu andaki sistemden çok daha farklı bir sistem. Anadolu Liselerinin İngilizce eğitiminde çok da başarılı olduğu söylenemezdi. Haftada 10 saat İngilizce ile başarılı olamayan Anadolu Liselerinin haftada 6 saat ile ne kadar İngilizce öğretebileceği meçhul. Ar-Ge bölümümüz bir araştırma yaptı. Anadolu liselerinin başarıları, giriş sınavı puanları ve çıkışta üniversite puanları belli olduğundan çok kolay tespit edilebiliyor. Ar-Ge bölümümüz giriş puanı ile çıkış puanı sıralamasına baktılar. Giriş puanı test edilirken giren en son öğrenci baz alınıyor. Ama çıkışta ortalama baz alınıyor. Mesela; 2009 verilerine göre Galatasaray Lisesi'ne en son giren öğrenci 363. olarak girmiş. Fakat mezun olan öğrencilerin sınav puanı ortalaması sıralaması 36 bin. En başarılı Anadolu lisesi 3 kat geri gitmiş. En büyük kriterlerden bir olan İngilizce'yi de geri çekerseniz, ciddi sıkıntı olabilir. Alanların kalkması çok da garip bir şey değil.