Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Okula yeni başlayan çocukların en önemli sıkıntısı: Okul Reddi


Okula yeni başlayan çocuklar için okula alışma dönemi zor bir süreç. Okul öncesi eğitim almış çocuklar ilköğretime başlarken uyum zorluğu yaşarken, okul öncesi eğitim almamış çocuklar ise ilköğretime başlarken aileden ayrılma zorluğu çekiyor. Bu noktada hem aileye hem de okul ve öğretmenlere çok iş düşüyor. Bu zor dönemin nasıl aşılması gerektiği konusunu Uzman Pedagog Belgin Temur ile konuştuk…

 

Okula yeni başlayan çocukların yaşadığı sıkıntılar sorunlar neler oluyor?

 

Daha önce hiç okul deneyimi olmamış çocuklar da, okul fobisi dediğimiz probleme rastlayabiliyoruz. Bu problemin nedeni aslında çocuğun daha önce başka bir sosyal ortam da bulunmamasından kaynaklanıyor. Annesinden ayrılmamış olan, her şeyi annesiyle birlikte yapan, yabancı ortamda kendini tedirgin hisseden bundan yola çıkarak güven problemi yaşayan çocuklarda okul korkusuna daha çok rastlıyoruz. Bunun temelinde ayrılık endişesi oluyor. Birçok çocuk çok fazla sınır konulmadan, disiplin konulmadan yetiştiriliyor.0-3 yaşında oluşan benmerkezcilik, bazı çocuklarda 3 yaştan sonra da devam edebiliyor. Bu tarz yetişen çocuk, daha sonra okul çağına geldiğinde de buna devam ediyor. Okula başladığında gördüğü kurallar bütünü, bu tarz yetişmiş çocukların okulda zorlanmasına neden oluyor. Bazen çocuğun yapısında reddetme, inatlaşma, istenilenin tersini yapma özelliği oluyor. Bu tarz çocuklarla çatışmak yerine onu teşvik etmek gerekir. Kişilikleri kaygıya yatkın, korku yaşayan çocuklar da yeni bir ortamda endişe yaşayabiliyorlar. Alıştığı ve korunduğu ortamdan ayrılıp yepyeni bir mekanda yepyeni insanlarla tanışma tedirginliği olabiliyor.

Bir çocuğun okula başlaması için en önemli bakış çocuğun okul olgunluğuna erişmiş olup olmamasıyla ilgilidir. Bu durumun çocuğun yaşıyla da çok ilgisi var. Okul öncesi için 36 ayı doldurmak bir çocuk için en ideal olanıdır. Anne babadan ayrı tüm günü bir kurumda geçirmesi için çocuğun 36 aydan küçük olması, çocuğun okul olgunluğuna ulaşmadan okula gönderilmesi demektir. Bir de çocuğun psikolojik olgunluğa erişmesi gerekiyor. Kendi öz bakımını, kendisinin gerçekleştirmesi lazım. Yemek yiyebilmesi, kendi istek ve ihtiyaçlarını söyleyebilmesi gerekir. Yeni insanlarla ilişki kurabilecek olgunlukta olması lazım. Bir de çocuğun bazı bilinçsel yetkinliklerinin olması gerekir. Bunlar sayı becerisi, çizgi becerisi, dikkat ve konsantrasyon becerisi gibi yetkinlikler. Her çocuk için değişim bir endişe kaynağıdır. Bizim için önemli olan bu endişenin ne kadar sürdüğü ve süreceğidir.  Zaman geçmesine rağmen anneden ayrı kaldığı dönemlerde kendini çalışmalara veremiyorsa, bu çocuğun okul fobisi olduğunu gösterir. 

 

Size bu anlamda nasıl şikayetler geliyor?

 

En önemli sıkıntı okul reddi sıkıntısı. Okul reddi, bahsettiğimiz nedenlerden kaynaklanıyor. Bir de okul adını duyan çocukların annesinden ayrılamaması durumu ortaya çıkıyor. Burada bazen anneler-babalar çok sabırsız davranabiliyor ve daha sert olabiliyorlar. Bir başka sıkıntıda; çocuğun ailesinin içinde neler olup bittiği. Çocuk huzurlu bir ortamdan gelmiyorsa, çocuğun rahat olmamasına neden oluyor. Bir başka sıkıntı,  çocuğun kardeşinin olması. Bir kardeş doğumu çocuğun okula başlama dönemine denk geliyorsa burada da sıkıntı yaşanıyor. Böyle durumlar da çocuklar çok fazla sıkıntı yaşayabiliyor.

 

HER ÇOCUK ORTAMA HEMEN UYMAZ

Çocuğun, uyum sağlamısı için başladığı okulun ortamı da önemli midir?

 

Kesinlikle önemlidir. Biz olayın aile ve çocuk boyutundan bahsettik. Bu noktada, okul ve okulun yaklaşımı da çok önemli. Her çocuk ortama kolay uyum sağlayamaz. Çok zorlayıcı yaklaşımlar uygulanmamalıdır. Çok sert davranıp, kurallara hemen uyması beklenmemelidir. Bu yaklaşımlar çocukları korkutabilir. Okul öncesi eğitim için okulda bulunan çocuklar daha anaç bir eğitime ihtiyaç duyarlar. Okulun çok profesyonel bir tavır içerisinde olması gerekir. Öğretmenin tavrı çok önemli. İlköğretim 1. sınıf çocuklarının çoğunda bir uyum sıkıntısı yaşanıyor. Burada öğretmenin çocuğa karşı; ne kadar sabırlı, toleranslı ve yetenekli olduğu da çok önemli. Çok kalabalık sınıf ortamları ülkemizde mevcut. Bu kimi zaman öğretmenler için büyük bir sorun oluyor. Böyle durumlarda öğretmen, uyum problemi yaşayan çocuklara yapılması gerekenleri yapamıyor.

 

Evde olumsuz davranışları olup ta, okula başladığında bu davranışları olumluya çeviren çocuklar oluyor mu? 

 

Evdeki düzenlemeler ile okuldaki düzenlemeler farklıysa çocuk bir bocalama yaşıyor. Bu kimi zaman olumlu, kimi zaman ise olumsuz oluyor. Okulda bu düzenlemelere uyum sağladıysa evde de olumsuz davranışları düzelmiş oluyor. Evde anne ve babayla ilişkilerinde negatif olan bir çocuk, öğretmen tarafından verilen iyi bir disiplin ve sağlıklı bir ilişkiyle bu negatif davranışlarından kurtulabiliyor.  Burada öğretmenlere büyük iş düşüyor. Okul fobisi yaşayan çocuklara nasıl bir yaklaşım içinde bulunulmasını bilen öğretmenin işi de hafiflemiş oluyor. 

 

ANNE-BABA ÖRNEK OLMALI

Okula başlamadan önce çocuklara en temel neler öğretilmelidir? Çok fazla bilgi yüklemesi yapılması doğru mudur?

 

Okul öncesi eğitim için, çocuğa bilgi kazandırmanın yeri ev değildir. Aslında bunu yapacak olan kişi anne ve baba. Çocuklar en iyi bilgiyi yaşıtlarıyla birlikte öğrenerek yaşıyorlar. Annenin babanın ilk 3 yaştan sonra yapması gereken tek şey  çocuğa uygun oyun malzemeleri sunarak doğal ortam yaratarak öğrenmelerini sağlamak. Çocuklar böylece zaten kendi kendilerine bir şeyleri öğrenmiş olurlar.  Çocuğu tüm gün televizyonun karşısına oturtursak ya da tüm gün önüne ateri, ps oyunlarını koyarsak; çocuğa bir şeyleri öğrenmesi için doğal ortamı yaratmamış oluruz. Anne babanın yapacağı şey, çocuğun doğal öğrenme merakına engel olmamaktır. Çocuğa renkleri tek tek öğretmemize gerek yok, nasıl yürümeyi öğretmiyorsak, renkleri de çocuk doğal ortamda zaten kendiliğinden öğreniyor. Bazı çocukların ekstra desteği ihtiyacı olabiliyor. Bu da olabilecek  ihtimallerden biri. Anne baba bilgi öğretmeye çalışmaktan çok çocuğa örnek olmaya çalışmalı. Çocuğa  kitap okumak, istemediği bir şeyi yaptırmak yapılmaması gereken davranışlar. Eğer anne bana kitap okursa zaten çocuk kendiliğinden kitap okumayı sevecek ve deneyecektir. Didaktik bilgiyi aile öğretmemelidir. Çocuk anne babayla duygusal bir ilişki kurmalıdır, bilgi alışverişi yapmak anne babaya özel bir şey değildir. Anne ve baba öğretmenlik yapmamalı anne babalık yapmalıdır.



Yorumlar
Yorum Ekle