Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Eğitim Öğretim Yılı açılırken- Okul olgunluğu ve çocuğu okula hazırlamak


 

Prof. Dr. Adil Çağlar

 

2010-2011 öğretim yılında yaklaşık 1 milyon 350 bin çocuk ilköğretime, 500 bine yakın çocukta okul öncesi eğitime başladı. İlk kez eğitim alacak ve yeni bir okula başlayacak çocukların okula hazırlanması ve okulda geçirecekleri ilk haftalarda onlara destek olunması çocukların eğitim başarıları, ruh sağlıkları bakımından oldukça önemli. Bu süreçte anne- babalara düşen başlıca görevler var ve bu görevler mutlaka göz önünde bulundurulmalı

 

Okula yeni kaydolan çocuklar için;

 

Ø     Okul, hayatın tek konusu haline getirilmemeli ya da hiçbir şey olmamış gibi davranılmamalı.

 

Ø     Çocuğun okulu sevmesi ve okula motive olması amacıyla okul gereğinden fazla övülmemeli, çünkü okul sosyal bir ortamdır. Çocuğu mutlu edecek boyutları olduğu kadar, çocuğu kaygıya düşürecek boyutları da var. Çocuk okula; okul cennet, öğretmen meslek algısıyla başlarsa okulda yaşadığı olumsuz durumlar onu çok kolay hayal kırıklığına uğratabilir.

 

Ø     Okul hazırlık sürecinde ve ilk haftalarda çocuğa alınan, alınacak okul araç ve gereçleri konusunda abartılı davranılmamalı. Çok lüks eşyalar almak, gereğinden fazla eşyalar almak ya da uygun olmayan eşyalar almak tahmine dilemeyen sıkıntılar yaratabilir. Bunun tersine çocuk için gerekli olan araç gereçlerin alınmaması da çocuğu okula isteksiz hale getirebilir. Öğretmeni ve arkadaşlarına mahcup olması bazı sıkıntılar yaratabilir. 

 

Ø     Özellikle tek çocuklar, küçük kardeşi olanlar ve aşırı koruyucu anne- baba tutumları ile yetişen çocuklar okula uyum konusunda daha çok zorluk çekebilirler. Bu tür çocukların anne, babaları daha dikkatli özenli olmaları gerekir.

 

Ø     Okula hazır olma dendiği zaman genellikle çocukların harfleri tanıması, sayıların anlamını bilmesi üzerinde durulur. Özellikle kent merkezlerindeki çocuklar bilişsel olarak sayıları ve harfleri çok kolay tanıyabilir. Hatta kendi kendilerine okuma öğrenebilir. Zihinden toplama ve çıkarma yapabilir. Bu durum anne-babaların kolayca yanıltır. Çocuklar araştırmaların ortaya koyduğu gerçekler ışığında değerlendirildiğinde, bilişsel alandan daha çok duyuşsal ve sosyalleşme alanında okula uyum zorluğu çeker. Başka bir deyişle arkadaşlarla iletişim kurmada, kendini yabancı bir toplulukta ifade etme sürecinde, anne – babalar özellikle bu alanlarda çocuklarını okula hazırlamaları ve bu alanlardan yaşadıkları sorunlarda çözüm bulmaya çalışmalıdır. Bu alanda yaşanan sorunları konusunda öğretmeni, okulu hatta çocuğu suçlamanın problemin çözümüne hiçbir katkı getirmeyeceğini unutmamak durumundadırlar.

 

 

Ø     Okul olgunluğu bu süreçte tartışılması gereken bir kavramdır. Okul olgunluğu çocuğun okula başlarken ihtiyaç duyduğu temel zihinsel, sosyal, psikomotor becerilere sahip olması durumudur. Anne-babaların bu alanda yazılmış kitapları okumaları veya internet den yararlanmaları, daha önce aynı sorunları yaşamış anne-babaların deneyimlerinden faydalanmaları sorunların çözümüne katkı yapar.

 

Ø     Okulun ilk günlerinde çocuklar gibi anne-babalarda kaygı yaşayabilirler. Bu kaygıları mümkün olduğu kadar çocuklarına yansıtmamaları gerekir. Özellikle bu kaygılar çocuğa duyulan güvensizlikten geliyorsa ve çocuk bu duyguyu hissediyorsa çocuk duygusal olarak yaralanır ve okula karşı olumsuz duygular yaşamasına yol açabilir.

 

Ø     Öz bakım becerileri çocuğu okulda ihtiyaç duyduğu becerilerin toplamıdır. Çantasını dizmek, tuvalet ihtiyacını gidermek, çorap ve ayakkabılarını giyebilmek, kalemin açabilmek vb. Özellikle kent merkezlerindeki aileler çocuklarının bu gibi becerilerini geliştirmede zaman zaman ihmalkâr davranabilmektedir. Çocuk bu alanlarda zorluk çekiyorsa, beceri eksikliği varsa, daha sonraki günlerde okula gitmek istemeyebilmektedir. Bu beceriler yeterince gelişmemiş çocukların anne-babaları öğretmenlerle daha sıkı bir iletişim içerisinde bulunmak zorundadır.

 

Ø     Okulun başladığı ilk aylarda çocuk çeşitli nedenlerle okula gitmemek için bahaneler uydurabilir. Bu bahanelerin arkasında yatan olguları doğru tespit etmek sorunun cevabını çözmede kolaylıklar sağlar. Örneğin; Okula gitmeyeceğim karnım ağrıyor bahanesine sığınmak istediği zaman, çocuğun gerçekten karnının ağrıyıp ağrımadığını ve bu gerekçeyi yaratmasını gerisinde yatan temel faktörü bulmak gerekmektedir. Çocuğa karın ağrısı ilacı içirmek problemin çözümü değildir. Bu gibi konularda çocuk gerçekten hasta değilse, bu isteği karşısında kararsızlık göstermek onun bu tür bahaneleri daha sık yaratmasına yol açar. Bu konuda dikkatli olmak gerekir.

 

Ø     Öğretmenle yapacağınız işbirliği konusunda samimi ve açık olmak gerekir. Öğretmenden çocuk için özel ilgi göstermesini beklemek doğru değildir. İlk haftalarda çocukla beraber okula gitmek gerekebilir. Ancak bu süreyi uzatmak ve sabahtan akşama kadar beklemeyi görev haline getirmek, çocuğun anne-babaya bağımlılığını daha da arttırabilir. Okulda kalma sürelerini tedrici olarak azaltmak ve uygun bir sürede sonlandırmak gerekir.

 

Ø     Okula hazırlık sürecinde sadece annenin görevi olmamalı, babada bu konuda paydaş olmalı ve anne-baba arasında ortaya çıkabilecek görüş ayrılıkları çocuğun olmadığı ortamlarda çözülmeli ve bu farklılık çocuğa yansıtılmamalı.

 

Ø     Okul 40 dakika ders yapılan yerdir. Çocuğun dikkat süresi sınırlı olduğu belli bir yerde uzun süre oturma alışkanlığı olmadığı için çocuk sıkılabilir. Aynı şekilde kalem tutma, silgi tutma, ayakkabı bağı bağlama gibi işlerde gereken küçük kasları yeterince gelişmiş olmayabilir. Anne-baba çocuklarını gözleyerek bu alanlarda bir eksiklik ve yetersizlik varsa uzmana danışarak bu yetersizlikleri giderme konusunda çalışmalar yapmalı.

 

 



Yorumlar
Yorum Ekle