Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Yıldızlar Koleji


2010-2011 Eğitim- Öğretim yılında dersler başlayalı henüz bir ay oldu. Öğretmenler ve öğrenciler tatil sonrası heyecanlı ve bu seneden umutlu. Yeni öğrenciler, yeni öğretmenler, eskilerle beraber bir yıla daha başlarken bir de Öğretmenler Odası için Yıldızlar Koleji’ndeydik. Bahçeşehir’de bulunan Yıldızlar Koleji’nin öğrencileri çok şanslı… Çünkü öğretmenleri öğrencilere adeta birebir ders vererek onlarla özel olarak ilgileniyor.

 

 

İLK ÖĞRENCİMLE YAŞITTIM

LALE AKIN. Sınıf öğretmeni. Lale Öğretmen “Öğretmen olmayı çok arzu ediyordum. Belli dönemsel sınavlardan geçtikten sonra kazandım ve yatılı okudum. Öğretmen okullarının son mezunuyum. Sonradan da iki yıllık ön lisans yaptım. 23 yıl devlet okullarında çalıştıktan sonra emekli oldum. Kolejden iş teklifi alınca bir müddet de kolejde çalışmayı tercih ettim. Devletin çeşitli kademelerinde çalıştım. Ermeni ve Rum okullarında Türkçe öğretmenliği yaptım” diye öğretmenlik hayatını anlatıyor.

“İnsanlara bir şey öğrettikçe mutlu oluyorsunuz” diyen Akın, her şeyden önce okulda toplu yaşam biçimini öğrettiklerini, bunun yanında seviyesine uygun olarak da bilgiyi verdiklerini ve onun denetimini yaptıklarını belirtiyor. Akın, “Öğretmenlik topluma yararlı insanları yetiştirmek adına bütün bilgisini ve birikimini öğrencilerle paylaşan, vericiliği çok ön planda bir meslek” diyor ve yetiştirdikleri öğrencileri görünce ödüllerini aldıklarını söylüyor.
Sınıfta karşılaştıkları problemleri birebir öğrenciyle çözmeye çalıştığını söyleyen Lale Öğretmen “Çünkü toplum içinde de çok refüze etmemek gerekiyor. Ama sınıf içinde oluşmuş bir genel sorunsa bir ortak karar vererek bu çözümü sağlamak lazım. Yanlışın çocuklar tarafından idrak edilmesi lazım” diyor.

Bir anısını dinlemek istediğimiz Lale Öğretmen, “İlk öğretmen olduğumda 19 yaşındaydım ve benimle aynı yaşta bir genci okuttum. İlkokul 5. sınıfa gidiyordu. Güneydoğu’nda bir Kürt köyünde öğretmenlik yapıyordum Türkçe’yi bilmiyorlardı, 5. sınıfa kadar biraz öğrenmişlerdi. Öğrencimin annesi, babası, kimsesi yoktu ve çalışmak zorundaydı. Zor bir süreçti. Bilgiyi toplu halde veriyordum. Bazı günler de gelmemesine izin veriyordum. Çünkü çalışarak hayatını sürdürmek zorundaydı. Ona o bilgiyi, o eğitimi, dengeli işiyle birlikte götürebileceği yaşamı vererek onu mezun ettik” diye anlattı.

 

 

BU MESLEKTE ELİNİZDEKİ MALZEME ÇOK TEMİZ

TÜRKAN ÖZTÜRK. 30 yıllık Coğrafya Öğretmeni. Branşını çok seven Türkan Öğretmen, 1980 yılında İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nden mezun olmuş. Kısa bir süre yayıncılık alanında çalışmış. 10 yıl devlet okullarında çalışmış. 1990 yılından bu yana özel okul öğretmeni olarak çalışan Öztürk, özel okul öğrencileriyle çalışmanın çok zor olduğunu çünkü bu öğrencilerin “özel çocuklar” olduğunu söylüyor. Öztürk, özel okullarda çalışmayı maddi imkânlarının fazlalığı nedeniyle tercih etmiş. Özel okulların daha önceden verdiği maaşların daha iyi olduğunu belirten Öztürk, çocuklarını daha iyi şartlarda yetiştirmek için özel okulda çalışmayı tercih etmiş. Türkan öğretmen, “Mesleğimi çok severek yapıyorum. Kazanamadığım öğrenci çok az oldu bugüne kadar. Eğitimde her eksikliği görmemek gerekiyor. Bazen duymuyor, görmüyorsunuz. Yani bir anlamda affedici olmak gerekiyor. Böylece kesinlikle kazanıyorsunuz” diyor. “Ben öğretmenlik hayatımda bunu uyguladım. Derse girdiğimde her gördüğümü direkt yüzüne vurarak hiç söylemedim” diyen Öztürk, “Eğitim hayatımda suçlama şeklinde bir tarzım olmadı” diye konuşuyor.

Lise bölümünde ders veren Türkân Öğretmen, “Yine dünyaya gelsem, yine öğretmen olurdum. Çünkü elinizdeki malzeme çok temiz bir malzeme. Diğer mesleklerle kıyaslanamayacak kadar temizler. Sınıflarda bu nedenle çok daha güzel dersler oluyor” diyor. İki çocuğu olduğunu öğrendiğimiz Türkan Öğretmen’in kızı Arel Üniversitesi’nde, oğlu ise İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak anne mesleğini sürdürüyorlar.

 

 

 

ÖĞRETMENLİKTE EN ÖNEMLİ ŞEY İLETİŞİM

EVREN EFE ERSİN. Tarih ve Sosyal Bilgiler Öğretmeni. “Annem Türkçe öğretmeniydi. 30 yıl devlette görev yaptı. Onun öğretmen olmasından etkilendim. Rol model bir karakter olduğu için ondan sonra ben de öğretmenliğe başladım ve çok sevdim. Bu öğretmenlikte beşinci yılım”. Enerjik ve espritüel bir öğretmen olduğunu öğrendiğimiz Ersin’in öğrenci anketlerinde başarı değerleri çok yüksek çıkıyor ve öğrenciler tarafından seviliyor. Ersin, “En önemli konu öğrenci ile iletişim. İletişim kopuk olursa bu iş zaten devam etmiyor. Bir sorun olduğunda bu iletişimi kullanabiliyorsunuz öğretmenlikte” diyor.

Tarih dersini oluşturmacı mantıkla, örnekler vererek, daha basit imgelerle haritayla, görsel öğelerle öğretmeye çalıştıklarını söyleyen Ersin, “Öğrenciyi tanımak ve iletişim çok önemli. Problemleri çözerken öğrenciyle işimi hallediyorum. İdareye yansıtmamaya çalışıyorum” diyor. “İlk çalıştığım yıllardaki öğrencilerimi yıllar sonra mezun olup farklı işlerde çalışıyor görmek çok keyif verici” diyen Ersin “Geçen günlerde bir öğrencimle karşılaştım. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olmak üzereydi. Çok etkileyiciydi” diye anlatıyor. Evren öğretmen “Öğretmen öğrencileri onları hedefleri doğrultusunda yönlendirmeye çalışıyoruz. Yıllar sonra amacımıza ulaşmış olmak bizi çok mutlu ediyor” diyor. Evren öğretmen, “Önümüzdeki yıllarda bu millete, vatana hizmet edecek ve önemli değerler oluşturacak gençler inşallah yetiştireceğiz” diyerek sözlerini sonlandırıyor.

 

KENDİMİ ÖĞRENCİLERİN YERİNE KOYABİLİYORUM

 

BURCU MUSAOĞLU İngilizce matematik öğretmeni ve İngilizce Fen derslerine giriyor. Kendisini enerjik, dinamik ve sevecen bir öğretmen olarak tanımlıyor. Öğretmenliğe nasıl başladığını sorduğumuz Burcu Musaoğlu, başlangıçta öğretmenlik yapmak istemediğini söylüyor ve “İngilizce Matematik mezunuyum. Birazcık şartlar beni öğretmenliğe itti. Daha sonra öğretmenliğe istekli olmaya başladım. O çocukların heyecanını görünce ben de istekli oldum ve şu anda çok memnunum öğretmen olduğuma…” diye devam ediyor. “Fatih Üniversitesi İngilizce matematik bölümü mezunuyum. Daha önce dershanede ve devlet okullarında çalıştım” diyen Musaoğlu öğrencilerle arasının da çok iyi olduğunu belirtiyor ve “Yaşımız biraz genç olduğu için öğrencilerle iyi iletişim kurabildiğimi düşünüyorum” diyor. Burcu Musaoğlu, “Onları daha iyi anlayabiliyorum. Kendimi onların yerine koyabiliyorum. Problemler tabii ki olabiliyor. Ama biz de gerektiği zaman rehber öğretmenlerinden ya da tecrübeli hocalardan yardım aldığımız zamanlar oluyor” diye ekliyor. Öğretmenlikte ilginç bir anısını anlatmasını istediğimiz Musaoğlu, “Geçenlerde yemekhanede oturuyorduk. İkinci sınıf öğrencisi, büzüldü karşımızda. Ne olduğunu anlayamadık. Tuvaleti gelmiş. Söylemeye çekinmiş yemek yediğimiz için… Orada yapıverdi. Ne yapacağımızı şaşırdık. İç çamaşırı aradık, bulduk. Farklı bir tecrübeydi” diyor ve böylece öğrencilere bazen birer anne de olduklarını da belirtiyor.

Burcu Musaoğlu, “Devlet okullarında geçen yıl sesimi kaybediyordum. 8 sınıfa giriyordum ve her sınıf 55 kişiydi. Çocukları başarılı olmaya itebilmek için çok zorlandım. Burada ortamımız çok iyi. Sınıflarımız çok az kişi. Birebir özel ders gibi ders işliyoruz” diyor.

 

 

MATEMATİĞİ GÜNCEL HAYATLA BİRLEŞTİRİYORUM

 

SEDA AKYÜZ. İlköğretim Matematik Öğretmeni. Rehber öğretmeninin yönlendirmesiyle bu mesleğe yönelen ve 2006’da İstanbul Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olan Seda Öğretmen, öğretmenlik hayatına başlamasını şöyle anlatıyor; “Üniversite tercihlerini yaparken ilk iki tercihim dişçilik, sonraki eczacılıktı. Rehber öğretmenime onaylatmaya gittim. Rehber öğretmenim ‘Sen matematiği çok seviyorsun. Anlatımın da çok güzel. Bence senden iyi bir matematik öğretmeni olur’ dedi. Böylece tercihlerime bu bölümü yazdım ve kazandım”.  Üç senedir Yıldızlar Koleji’nde öğretmenlik yapan Seda Öğretmen özel okulda birebir öğrencilerle ilgilenerek öğretmenlik yapmayı tercih ettiğini söylüyor.

Seda Öğretmen, öğrencilerin ilk görüşte kendisini çok ciddi ve sert bulduklarını belirtiyor. “Görünüşümden dolayı beni sert bir öğretmen sanıyorlar ve benden çekiniyorlar. Aslında pek de şikâyetçi değilim bu durumdan. Disiplini sağlamam kolay oluyor” diyor. Akyüz, zamanla öğrencilerin zamanla kendisinin aslında yumuşak olduğunu anladığını söylüyor.

Seda Öğretmen öğrencilerde genel olarak bir matematik korkusu olduğunu belirtiyor, “Belki evde anne baba ‘ben de matematiği sevmezdim’ diye konuşuyorsa bunu da çocuk örnek alabiliyor” diyor. Seda Öğretmen, kolaycılığı sevmek, düşünmekten kaçınmak yüzünden matematiğin sevilmediğini söylüyor.

Matematiği daha iyi öğretmek için güncel hayata uygulanmasına çalışan Seda Öğretmen “Amacım 5 ve 6. sınıflarda matematiği daha somutlaştırarak öğretmek. Daha güncel hayattan bahsederek anlatmak öğrenci için daha iyi oluyor. Örneğin LÖSEV Haftasında Türkiye’de kaç lösemili çocuk olduğunu bulmak gibi… ” diyor.

 

ROL MODELİM İNGİLİZCE ÖĞRETMENİMDİ

 

PINAR MUTLU. İngilizce Öğretmeni. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler İngilizce Bölümü mezunu olan Mutlu, insanlarla paylaşım içinde olmayı ve öğretmeyi sevdiği için öğretmenliği seçtiğini belirtiyor. Hacettepe Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamlayan Pınar Öğretmen, formasyonunu da tamamladıktan sonra öğretmenliğe başlamış. “Ortaokul ve lise döneminde İngilizce öğretmenime çok özenirdim” diyen Mutlu, öğretmeninin örnek olmasıyla bu mesleğe yönelmiş.

Öğretmenlikte ilk senesi olan Pınar Öğretmen, ilk deneyimlerini Ankara’da kazanmış. Yıldızlar Koleji’nde anaokulu ve ilköğretim öğrencilerine İngilizce öğrettiğini ve şimdiye kadar herhangi bir sorunla karşılaşmadığını ifade eden Mutlu mesleğin herhangi bir zor yanına rastlamadığını söylüyor. Öğretmenlik mesleğinin sürekli aktif olmayı, kendini yenilemek gerektirdiğini ifade eden Pınar Öğretmen mesleğini çok sevdiğini dile getiriyor. Mutlu, “Öğrenciler dersimi çok seviyorlar. Hep ‘Hocam bugün dersimiz var mı, dersimiz ne zaman?’ diye soruyor. Ders yoksa üzülüyorlar” diye konuşuyor. Öğrenciyi korkutmaktan yana olmadığını söyleyen Pınar Öğretmen İngilizce’yi rahat bir ders ortamında öğretmenin taraftarı. Pınar Öğretmen yeni bir öğretmen olarak Yıldızlar Koleji’nde çalışmaktan mutlu,  “Burada her türlü imkânımız var. Ortamımız çok güzel. Öğrencilerimiz ve velilerimiz çok seçkin. Burası beni oldukça mutlu etti” diyor.

 

 



Yorumlar
Yorum Ekle