Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Cumhurbaşkanının uçağında eğitimcilerde olmalı!


Bu ay kapakta bir soru ortaya attık: Türkiye Eğitimde Kabuğunu Nasıl Kıracak?

Türkiye’nin özellikle yükseköğretimde yakın ve uzak geleceğini belirleyecek bir soru bu.

Peki Neden? Bu konu neden bu kadar önemli?

Bunun yanıtı YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın söylediği sözlerde saklı.

Ne diyor Sayın Özcan: Nüfusumuz 20 yıl sonra 80 ya da 90 milyon olacak. O nüfusta yüksek öğrenim çağında olan öğrenci sayısı ise 1,2 milyon olacak. Yüzde 50 okullaşma olduğunu düşünürsek öğrenci bulmakta zorlanacağız. Onun için bizde 20 yıl sonra öğrenci aramaya başlayacağız.

Evet bugünden 20 yıl sonrayı planlamazsak, Avrupa ve Amerika ülkelerinde yaşanan öğrenci bulamama sıkıntısıyla karşı karşıya kalabiliriz.

Türkiye yıllardır yurtdışına öğrenci gönderiyor.

Artık öğrenci gönderdiği kadar, öğrenci çeken de bir ülke konumuna gelmeliyiz.

Birbiri ardına üniversite açtık.

Üniversite sayımız 150’yi zorluyor.

Kapasitelerini ve kalitelerini sürekli artıran Vakıf üniversitelerimiz var.

Orta Doğu, Orta Asya, bazı balkan ülkeleri, Rusya Federasyonu, Arap ülkeleri, yakın gelecekte Afrika ülkeleri Türkiye’nin öğrenci çekebileceği bölgeler arasında yer alıyor.

Birçok Vakıf üniversitesinin artık yabancı öğrenci sayılarını artırmak için çalışmalar yaptığını, tanıtım faaliyetlerini hızlandırdığını biliyoruz.

Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, Türkiye’nin bu konuda geç uyandığını, üniversitelerin önünde YÖS engeli bulunduğunu söylüyor.

TÖDER Başkanı Enver Yücel ise Türkiye’ye gelmek isteyen yabancı öğrencilerin önüne sınav gibi engellerin konulmasını eleştiriyor.

Bu konuda sorularımız yanıtlayan sektör temsilcilerinin açıklamalarını sayfalarımızda okuyacaksınız.

Başbakan Erdoğan ile Suriye ziyaretine katılan YÖK Başkanı Özcan ise, Suriye dönüşü YÖS ile ilgili düzenleme yapılacağı sinyalini verdi.

Gerçi eğitim sektörü bugüne kadar bakanlar ve bürokratlardan destek sözünü çok duydu, ama yine de umutlarını kaybetmiş değiller. Ortak aklın mutlaka devreye gireceğine inanmaya devam ediyorlar.

Artık eğitimin Türkiye’nin önemli ekonomik girdilerinden biri olduğunu tüm kesimlerin kabul etmesi gerekiyor.

Eğitim yerel kalarak gelişemez, küresel bir olgu olarak ele alınmalı ve ona göre politikalar geliştirilmeli.

Artık Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanların yurtdışı gezilerinde eğitim sektöründen temsilcilerin de yer alması gerekiyor.

Bu Türkiye’nin eğitime verdiği önemi ve kendine güvenini ortaya koyacaktır…

Umarız 2010 gerçek anlamda eğitim yılı olur…



Yorumlar
Yorum Ekle