Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Vakıf üniversiteleri sorunlarını YÖK’e sunacak

Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, 2009 yılında yaşanan krizin eğitimcileri de öğrencileri de oldukça olumsuz etkilediğini belirterek, sorunlara gerçek bir reform getirilmediğini söyledi. “Ülke olarak kalkınmak istiyorsak, eğitime destek olunmalı” diyen Sarıcaoğlu, Türkiye’ye yabancı öğrenci gelmesi için bazı engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, 2009 Eğitim-Öğretim yılının ikinci yarısının krizin etkileriyle eğitim sektörü için sıkıntılı geçtiğini bildirdi. Buna rağmen geçtiğimiz yıl 17 devlet, 7 vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 24 üniversitenin açıldığını belirten Sarıcaoğlu, bu üniversitelerin altyapıları olmadan açılmalarına izin verildiğini, bu nedenle kaliteli eğitimde gerileme olduğunu kaydetti. 2001 yılında da aynı durumun yaşandığını belirten Sarıcaoğlu, ekonomik krizden öğrencilerin de olumsuz etkilendiklerini söyledi. Geçtiğimiz yıl uygulanan yeni ÖSS sisteminin ve katsayının da ciddi sıkıntılar yaşanmasına neden olduğunu belirten Sarıcaoğlu, tüm bu sorunlara gerçek bir reform getirilmediğinin de altını çizdi. Vakıf üniversitelerinde okuyan birçok öğrencinin geçtiğimiz yıl kriz nedeniyle ödemelerde sıkıntı çektiğini belirten Sarıcaoğlu, bu konularda yaptıkları uyarıların dikkate alınmadığını da şu sözlerle ifade etti; “Öğrencilerin ödeme sıkıntıları bu yıl çok fazla yaşandı. Bu konuda uyarılarda bulunduk ama kimse bunları dikkate almadı. Ülke olarak kalkınmak istiyorsak, eğitime destek olunması gerekiyor. Bugüne kadar bu destek verilmedi. Finansman modellerinin artık oturtulması gerekyoir, yoksa bu sıkıntılar devam edecektir.”

İŞ SAHASI YARATACAK İNSAN YOK, O YÜZDEN İŞSİZ ÇOK

İngiltere’de öğrencilerin uzun vadeli kredilerle okutulduğunu hatırlatan Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, Türkiye’de de bu tarz finansal modellerin uygulanması gerektiğinin altını çizdi. “Bankalar, sigortalar eğitim finansmanı konusundaki sıkıntıları ortadan kaldırabilir. Eğitime uzun vadeli bakmak gerekiyor yoksa hep işsizliği konuşuruz. Ancak kaliteli öğrenciler mezun edersek, iş sahası yaratabiliriz.” diyen Sarıcaoğlu, Türkiye’de en büyük sıkıntının üniversite mezunu sayısının az olmasından kaynaklandığının da altını çizdi. Kaliteli ve kalifiye eleman sayısının üniversite mezunu verdikçe artacağını söyleyen Sarıcaoğlu, işsiz sayısındaki fazlalığının iş sahası yaratacak insan sayısının azlığından kaynaklandığını da sözlerine ekledi. Türkiye’nin üretici bir toplum olmadığı için bu sıkıntıları yaşadığını belirten Sarıcaoğlu şöyle devam etti; “Üretici bir toplum değiliz, öyle olsaydık bu sıkıntıları yaşamazdık. Türkiye’de fazla sayıda genç nüfusa sahibiz ve gençlerin bilgisayara inanılmaz bir ilgisi var. Bu ilgilere yönelik çalışmalar yapılırsa, iş sahası artacaktır. Türkiye için bir şey yapacaksak, hemen yapmalıyız.”

BÖYLE GİDERSE VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİN BİR KISMI KAPATILACAK

Vakıf Üniversiteleri Birliği olarak gerçekleştirdikleri toplantıda YÖK’e sunulmak bir rapor hazırladıklarını açıklayan Rifat Sarıcaoğlu, sunacakları konuları dört başlıkta topladıklarını belirterek şunları söyledi; “Vakıf Üniversiteleri, kamu tüzel kişiliğine haiz. Ancak bazı kurum ve kuruluşlar bunun ya farkında değil ya da kabul etmek istemiyorlar. Asıl sıkıntı buradan doğuyor. Kullandığımız elektrik, su normalde devlet tarifesinden olması gerekirken, özel tarifeden geçiyor. Kamu tüzel kişiliğine haiz olmamıza rağmen bu haklardan yararlanamıyor olmamız en büyük sıkıntı. Bunun için Yargıtay’a bile gittik.” Toplantının YÖK Başkanı’nın yurtdışı seyahati nedeniyle geciktiğini belirten Sarıcaoğlu, davet edilme şekillerinin ise bir hayli ilginç olduğunu şu sözlerle anlattı; “YÖK bütün yazışmaları rektörle yapar. Fakat Vakıf Üniversiteleri ile ilgili ana resmi muhatap Mütevelli Heyet Başkanı’dır. Rektör işin sadece akademik kısmıyla ilgilenir. YÖK önce ortak bir çağrı yaptı, sonra rektörleri ayrı toplantıya çağırdı. Böyle belirsizlikler mevcut. Biz bu belirsizlikleri ortadan kaldırmak için konuşmak ve sıkıntılarımızı sunmak istedik.”

BİR HEDEF VE KARARLILIKLA ÇÖZÜM GÖTÜREMEDİK

“Böyle giderse Vakıf Üniversiteleri’nin bir kısmı kapatılacak ve devletin üzerine büyük bir yük binecek.” diyen Saricaoğlu, üniversite kapandığı takdirde bu paranın devlete devrolacağını ancak çözüm yolunun bu olmadığını da sözlerine ekledi. Kurucunun, vakıflardan üniversitenin kurulması için gerekli isteği yaptığını ancak yürütemediği takdirde bütün borçların vakfa bırakıldığını belirten Sarıcaoğlu, bu sorunların da bir an önce düzeltilmesi gerektiğini şu sözlerle belirtti; “YÖK üyeleri ile teke tek konuştuğumuz zaman durum çok farklı oluyor. Ancak biz artık kararlıyız. Sonuna kadar isteklerimiz doğrultusunda devam edeceğiz. Türkiye’de birlik halinde orta sınıf yaratacağız. Bizim çabamız gelecek için. Biz Başbakanla, Cumhurbaşkanıyla, Milli Eğitim Bakanıyla ve daha birçok devlet adamıyla bu konuları görüştük. Ancak suçu kendimizde buluyorum çünkü bir hedefle ve kararlılıkla onların karşısına çıkmadık.”

FİNANSAL SORUNU OLMAYAN YOK

Eğitim Sektöründeki rekabet ortamını da değerlendiren Rıfat Sarıcaoğlu, aile şirketi tarafından kurulan vakıf üniversitesi ile şahsi imkanlarla kurulan bir vakıf üniversitesinin şartlarının bir olmayacağını, ancak aile şirketlerinin de imkanlarının sonsuz olmadığını dile getirdi. “Vakıfların kurucunun gücünü, devam ettirme durumunu iyi araştırması gerekir.” diyen Sarıcaoğlu, asıl çözüme, devletin Vakıf Üniversiteleri’nde okuyan öğrenciler için bir katkı payı sağlaması ile ulaşılacağını da sözlerine ekledi. Devlette okuyan öğrencinin imkanlarının, Vakıf Üniversitesi öğrencilerine de sağlandığı takdirde haksız rekabetin ortadan kalkacağını belirten Sarıcaoğlu, “Finansal sorunu olmayan yok, sadece dayanma gücü bir yerde daha fazla bir yerde daha az.” dedi.

LİSANSTA İYİ, YÜKSEK LİSANSTA ÇOK GERİYİZ

Yurtdışına kıyasla Türk eğitim sisteminin artı ve eksilerini de değerlendiren Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rıfat Sarıcaoğlu, Türkiye’deki lisans eğitiminin, Amerika ve İngiltere’den çok farklı olmadığını ancak yüksek lisans alanında üç gömlek geride olduğumuzu söyledi. Güney Amerika’da Şili hariç diğer ülkelere oranla daha iyi bir eğitim sistemine sahip olduğumuzu belirten Sarıcaoğlu, Rusya’da ise okuma oranının Türkiye’den çok yüksek olmasına rağmen üniversitelerde verilen hizmetin Türkiye’nin gerisinde kaldığını da sözlerine ekledi.

 

TÜRKİYE BİR EĞİTİM ÜSSÜ OLABİLİR Mİ?

GEÇ UYANDIK, ÖNÜMÜZDE ENGELLER VAR

Bu sorunlar dururken Türkiye’nin komşu ülkelerden öğrenci çekebilecek bir eğitim üssü olup olamayacağının tartışılmasını nasıl değerlendirdiğini sorduğumuz Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rıfat Sarıcaoğlu; “Türkiye’de boş kontenjan sıkıntısı var. Okul idarecileri bu konuya yoğunlaşıyorlar. Biz de ülke olarak geç uyandık, önümüzde engeller var. YÖS’e eşdeğer bir sınav olabilir mi bunu konuşacağız. Bu konunun kanunlaşmasını istiyoruz ki, öğrenciler buraya rahatlıkla gelebilsin. Devlet ve Vakıf Üniversiteleri’nin dışarıdan gelen öğrenci kontenjanlarını da ücretli hale getirmeleri gerekir ki, ülkeye bir getirisi olsun. Bunlar uzun vadeli yatırımlar, ancak temellerinin bir an önce atılması gerekiyor.” dedi. Sarıcaoğlu son olarak, Türkiye’den eğitimcilerin devlet nezdinde yapılan yurtdışı gezilerine katılmaları gerektiğini, böylece yurtdışında başarılı bir imaj çizilebileceğinin de altını çizdi.




Yorumlar
Yorum Ekle