Beş bine yakın öğrencisi ve sunduğu imkanlarla her geçen gün adını uluslararası arenada başarılarla duyuran Doğuş Üniversitesi, Avrupa Üniversiteler Birliği’ne üye, interaktif bir kent üniversitesi. Üniversiteye iki yıl önce rektör olarak atanan Prof. Dr. Mitat Uysal ile üniversitenin öğrencilere yönelik hedeflerini konuştuk. Doğuş Üniversitesi’nin etkileyici başarı öyküsünü, keyifle okuyacaksınız...
1997 yılında kurulan Doğuş Üniversitesi’nin ilk yıllarında Mühendislik, Fen-Edebiyat ve İktisadi Bilimler Fakültesi, Meslek Yüksek Okulu, lisansüstü eğitimde de Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri Enstitüsü bulunuyordu. İlk yıllarda binin üzerinde öğrenciye sahip olan üniversite, Doğuş Eğitim Kurumları’nın deneyimli ve kaliteli eğitim anlayışıyla hızla gelişti. Hukuk ve Sanat-Tasarım Fakültesi’yle fakülte sayısı beşe çıkarıldı. Prof Dr. Mitat Uysal’ın rektörlük görevini üstlendiği iki yıldan bu yana ise öğrenci sayısında büyük bir artış oldu. Doğuş Üniversitesi bugün 4 bin 500’ün üzerinde fakülte ve meslek yüksek okulu öğrencisine, 250 kadar da yüksek lisans öğrencisine sahip. Üniversite öğrencilerinden yüzde 30’u burslu, bu da üç öğrenciden birinin burslu olduğu anlamına geliyor.
Prof Dr. Mitat Uysal, üniversitenin kapasitesi ve imkanları hakkında ise şu bilgileri veriyor: “Doğuş Üniversitesi, bir kent üniversitesi olarak kuruldu, öğrencilerine birçok imkanlar sağlıyor. Öğrenciler çeşitli sosyal faaliyetlere çok kolay erişebiliyorlar. Bu erişim, onların eğitimlerini de şekillendiriyor. Bu kampüste kaldığımız sürece öğrenci sayımız altı bin civarında olabilir. Yeni binalarımız da yapılıyor ancak bu sayının üzerine çıkmayı düşünmüyoruz. Bu da eğitimde kaliteye önem vereceğimizin ve kaliteli öğrencinin burada bulunmasına özen göstereceğimizin bir kanıtıdır.”
“YENİ AÇILAN BÖLÜMLER BÜYÜYÜP GELİŞMEMİZİ SAĞLADI”
Prof. Dr. Mitat Uysal, rektör olduğundan bu yana üniversitede yeni bölümlerin açılmasını da sağlamış. Mesela Makine Mühendisliği ve Kontrol Mühendisliği Bölümü ki; bu bölüm İTÜ’den sonra sadece Doğuş Üniversitesi’nde bulunuyor. Bilişim Sistemleri Mühendisliği ve Hukuk Fakültesi de yine Uysal’ın döneminde kurulmuş, Meslek Yüksek Okulu’nda ise 11 tane program açılmış. Uysal; “Tüm bunlar büyüyüp gelişmemizi sağladı” diyor.
HER ÖĞRENCİNİN BİR DANIŞMANI VAR
Doğuş Üniversitesi’nde herhangi bir alan, herhangi bir dal oluşturulurken, Türkiye’deki ve dünyadaki en iyi üniversitelerin programları incelenerek güncel bir program oluşturuluyor. Öğretim üyesi seçerken de son derece titiz davranılıyor. Öğretmenlerin bilimsel araştırmaları, yayın potansiyeli ve ders işleme biçimleri heyet tarafından titizlikle inceleniyor. Bunun yanı sıra her yıl ders içerikleri gözden geçirilerek, gerekli güncellemeler yapılıyor. Prof. Dr. Mitat Uysal, öğrencilerle diyalog konusuna ne kadar önem verdiklerini şu sözlerle anlatıyor; “Biz öğrenci odaklı bir üniversiteyiz. Bunu danışmanlık sistemiyle uyguluyoruz. Her öğrencinin bir danışmanı bulunuyor.” diyor.
Rektör Prof. Dr. Mitat Uysal, başarılı bir eğitim için altyapının çok önemli olduğunu belirtirken, bir üniversitenin binaları, amfileri, salonları, kütüphaneleri ile birlikte sportif ve sosyal faaliyetlerinin de oldukça gelişmiş olması gerektiğini söylüyor. Doğuş Üniversitesi tüm bu imkanları sağlamış durumda. Mühendislik Fakültesi’nin 13 adet bilgisayar ve elektronik laboratuarı bulunuyor. Öğrencilerin sosyal ve kültürel etkinliklerini yöneten bir de Öğrenci Dekanlığı var. 30’un üzerinde kulüpte öğrenciler aktivitelerini yürütüyorlar. Doğuş Üniversitesi’nin üç üniversite ile birlikte yürüttüğü önemli bir diğer faaliyeti ise Kültürel İletişim Semineri. Seminer kapsamında bilimde, sanatta, siyasette, medyada öne çıkmış isimler davet ediliyor, öğrenciler kendilerine sorular soruyor. Öğrencilerin bu seminerlerden en az ikisine katılmaları şart koşuluyor. Rektör Uysal, “İnteraktif bir üniversite olduğumuzu söyleyebilirim. Yönetim, öğretim üyeleri ve öğrenciler arasında sağlam diyaloglar kuruluyor, güzel bir ekiple, iyi bir işbirliği içerisindeyiz” diyor.
“IMPERST ve AVRUPA ÜNİVERSİTELER BİRLİĞİ’NE ÜYEYİZ”
Doğuş Üniversitesi ayrıca Hollanda, Almanya, İngiltere ve Polonya üniversiteleri ile birlikte IMPERST (International Masters Programme in European Studies) isimli uluslararası bir master programına da üye. Doğuş dışındaki tüm üniversiteler, Avrupa’nın AB çalışmaları alanında öne çıkan, en iyi üniversiteleri. Program kapsamında üniversiteler derslerini paylaşıyorlar, öğrencilerse seçtikleri iki veya üç üniversiteden dersler alıyorlar. Ders programını tamamladıktan sonra ise mezun oluyorlar. Doğuş Üniversitesi ayrıca, Avrupa Üniversiteler Birliği’nin de üyesi. Prof. Dr. Mitat Uysal bunun kendileri için onur verici bir durum olduğunu şu sözlerle anlatıyor: “Avrupa Üniversiteler Birliği’ne üye olmak Avrupa kültürüne dahil olmak gibi bir anlam taşıyor. Her türlü çalışmaya ve sosyal aktiviteye dahil olabiliyor, her türlü bilgiye erişebiliyorsunuz. O nedenle bizim adımıza bu oldukça onur verici bir durum.” Avrupa Üniversiteler Birliği’ne tabii ki her isteyen üye olamıyor. Öğretim üyesi ve öğrenci sayısı, verilen eğitim özellikleri titizlikle inceleniyor. Doktora eğitimi veriyor olmak asil üyelik için şart. Uysal; “Doktora eğitimi, bir üniversitenin olgunluğunun göstergesidir” diyor. Doğuş’lular, çift anadal ve yandal yapma imkanlarına da sahip. Çift anadal yapmak için not ortalamasının 3.25 üstü olması, yandal için ise 2.50 olması gerekiyor. Doğuş Üniversitesi henüz yandal mezunu vermemiş ancak çift anadal mezunu var. Uysal, bu sene bu konularda gelen başvuruların oldukça fazla olduğunu söylüyor. Öğrenciler yandalda sertifika, çift anadalda ise diploma alıyorlar.
“ERASMUSLA GELEN ÖĞRENCİ SAYIMIZ ÇOK FAZLA”
Doğuş Üniversitesi, Erasmus Programı ile de aktif olarak ilgilenen bir üniversite. Avrupa’nın 35’i aşkın üniversitesi ile anlaşmaları bulunuyor. Uysal, Avrupa’dan Erasmus’la Doğuş Üniversitesi’ne gelen öğrenci sayısının, gönderilen öğrenci sayısından fazla olduğunu söylüyor. Erasmus ile 100 kadar öğrenci Doğuş’a gelirken, 70 civarında öğrenci de yurtdışına eğitime gönderilmiş. Program kapsamında en son Fransa’da bir üniversite ile hem lisans, hem yüksek lisans, hem de doktora eğitimi konusunda anlaşma sağlanmış. Doğuş Üniversitesi Erasmus programı ile öğretim üyesi değişikliği de yapmış. 10’a yakın öğretim üyesi yurtdışına gönderilmiş, yine 10’a yakın yabancı öğretim üyesi de burada dersler vermiş. Mitat Uysal, Erasmus programının sadece Avrupa ülkeleri için geçerli olmadığını, Amerika’da da bu anlamda çalışmaları bulunduğunu söylüyor. ‘Önümüzdeki dönem Doğu’ya da yönümüzü çevireceğiz’ diyen Uysal, Rusya’daki okullar ile de bağlantıları olduğunu söylüyor.
“DANIŞMA KURULUMUZ ÖZEL SEKTÖRLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE”
Doğuş Üniversitesi’nin bir de Kariyer Planlama Merkezi bulunuyor. Bu merkez her sene bahar aylarında özel sektörün önemli firmalarının yöneticilerini üniversiteye davet ediyor, seminerler düzenleyerek öğrencilerle bilgi alışverişinde bulunuyorlar. Merkez ayrıca son sınıf öğrencilerinin Cv’lerini bu şirketlere göndererek iş bağlantıları kuruyor. Uysal, Doğuş Üniversitesi’nde her bölümün bir danışma kurulu olduğunu da söylüyor. Danışma Kurulu’nda sanayici, akademisyen ve mezunlar bulunuyor. Bu kurul mezunlara iş bulma konusunda öneriler sunuyor. Doğuş öğrencileri ikinci yabancı dil olarak Fransızca, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Çince ve Japonca dillerinden birini seçmeli olarak alabiliyorlar.
“KREDİ SİSTEMİ KURULMALI”
Rektör Uysal, vakıf üniversitelerinin yaşadığı sıkıntılara da değinerek, şunlara dikkat çekiyor: “Vakıf üniversitelerinin çok çeşitli problemleri var. 2547 sayılı yasa ile düzenlemeler yapılıyor fakat bu düzenlemeler birçok çelişkiyi de beraberinde getiriyor. Vakıf üniversiteleri devletin önemli bir maliyetini karşılıyorlar. Doğuş Üniversitesi’nde 5 bin öğrenci var. Doğuş Üniversitesi olmasa, bu öğrencileri devlet okutmak zorunda. Birçok devlet üniversitesinden daha kaliteli eğitim verdiğimiz halde, destek göremiyoruz. Vakıf üniversitelerinde öğrenci problemi olmaması için ülke çapında somut bir kredi sistemi kurulmalı. Bu kredi öğrenci kayıt olurken ona verilmeli, işe girdikten sonra da alınmalı. Bu şekilde maddi durumu olmayan, kaliteli birçok öğrenciye eğitim vermiş oluruz.”
“EĞİTİM FAKÜLTESİ VE SPOR AKADEMİSİ KURACAĞIZ”
“Başardığımız çeşitli işlerdeki kaliteyi daha da yukarı noktalara çıkaracağız. Mühendislik ve Psikoloji bölümlerimiz çok fazla öne çıkmış durumda. Bu bölümlerimizin yurtdışında da bilinirliliğini sağlayacak çalışmalara devam edeceğiz. Bunun dışında Eğitim Fakültesi ve Spor Akademisi kurma hedefimiz var. Dünya çapındaki çalışmaları takip ederek, ismimizi bu anlamda öne çıkaracağız. Yeni açılacağımız alanlarda da aynı noktalara gelmeye çalışacağız.”
ÖSS ŞAMPİYONLUĞUNDAN REKTÖRLÜĞE UZANAN BAŞARI ÖYKÜSÜ:
İstanbul Vefa Lisesi mezunu Prof. Dr. Mitat Uysal, 1971 yılında ÖSS Türkiye birincisi olarak İstanbul Teknik Üniversitesi’ne girdi. Kazandığı başarının ardından Türkiye İş Bankası’nın 5 bin liralık ödülünü almaya hak kazanan Uysal, o dönem basının da bir hayli ilgisini çekmiş. Gazetelerde röportajları ve haberleri yayınlanmaya başlayan Uysal, o dönemi şöyle anlatıyor; ‘Bu birincilik beklediğim bir durumdu açıkçası. Okuduğum bütün okullarda hep en başarılı öğrenci bendim. Bizim dönemimizde dershane sayısı çok azdı, ben de gitmeden kazandım. Başarının altında yatan nedenlerse ortaokulda ve lisede aldığım eğitimin çok iyi olmasıydı.”
İTÜ Genel Makine Bölümü’ne giren Prof. Dr. Mitat Uysal, bu bölümü de birincilikle bitirdi. Sistem Analizi dalında doktora yapan Uysal, Bilgisayar Mühendisliği dalında Doçent ve Profesör unvanını aldı. İTÜ’de 16 yıl öğretim üyeliği yapan ve kurucusu olduğu İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Bölümü’nde 6 yıl Bölüm Başkanlığı yapan Mitat Uysal, aynı dönem yurtdışında da çeşitli ülkelerde bulundu. 1999 yılında Doğuş Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği alanında ders vermeye başlayan Uysal, 2002 yılından itibaren ise üniversitede tam kadrolu öğretim üyeliğine başladı. Uysal, 2007 yılında ise Doğuş Üniversitesi’ne Rektör olarak atandı. Uysal’ın Bilgisayar Mühendisliği ve Uygulamaları alanında Türkiye’de yayınlanmış 35 civarında kitabı, ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanmış birçok makalesi ve ulusal, uluslararası kongrelerde yayınlanmış çok sayıda bildirisi var.
PROF. DR. MİTAT UYSAL BİR GÜNÜNÜ NASIL GEÇİRİYOR? “Mesai saatlerinde günüm yoğun geçiyor. Hocalığı çok seviyorum, dolayısıyla mutlaka bir derse giriyorum. Onun dışında çeşitli idari işler, stratejik planlamalar ve toplantılar ile geçer bir günüm. Hafta sonu işim olmadığı zaman ise edebiyat ve şiirlerle ilgileniyorum. Aynı anda birkaç tane kitap okurum. Bu sıra Hollandalı bir yazarın ‘Avrupa’ adlı kitabını okuyorum. Favori şairlerim Atilla İlhan, Behçet Necatigil, Edip Cansever ve Yahya Kemal. Yakın zamanlarda resme de merak sardım. Fenerbahçeli’yim fakat fanatik değilim. Kandilli’de oturuyorum. Çengelköy, Kandilli ve Boğaz vazgeçemediğim yerler arasında.”