Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Kılıçların Dansı: Eskrim


 

Eskrim fizik ve ussal öncelikleri en iyi şekilde ve en geniş ölçüde geliştirilmesi yönünden herkese sağlık verecek bir spor olarak kabul ediliyor. Eskrim , yapılmasındaki geniş tekniği ,inceliği ve adelelerin yerine göre düzenini sağlaması bakımından bir sanat olarak da anılıyor.
Her hamle hareketinde oldukça ağır olan vücudu üstün süratle , çeviklik ve kolaylıkla ileri götürmek geri getirmek için çok büyük adale çalışmasını gerektiren bu spor sayesinde solunum hareketinin gelişmesi ve kan dolaşımının artması , buna bağlı olarak vücut ısısının yükselmesi alınan gıdaların kolayca yakımı ve kana geçirilmesi sağlanıyor.Bunlardan başka besi yakımı üzerinde büyük etkisi olduğu gibi ter ve idrar salgısı yönünden bu sporun önemi büyük. Ayrıca sinir sistemi üzerinde düzenlemeyi sağlıyor özellikle görme ve elle dokunma hislerini geliştiriyor.Eskrim vücudun değişik yerlerine en geniş ölçüde uzanma ve gerilme imkanını vermekte adalenin en kısa anda harekete geçmesini , gerektiğinde de tekrarlamasını sağlamakta , olduğundan en süratli spor olarak kabul edilmiştir.Ayrıca eskrim süratle hareket halinde iken karar verme , hareket ve yön değiştirme imkanını vermekte olduğundan refleksi en geniş ölçüde geliştiriyor.


SULTAN ABDÜLHAMİT, ESKRİMİ ASKERİ OKULLARA DERS OLARAK KOYDURDU

Türkiye'de eskrim ilk olarak 1890'da görüldüyse de bu spor dalındaki ilk ciddi çalışmaları Mualim Hüsnü Bey gerçekleştirdi(1901). Bu yıllarda ayrıca İstanbul Tepebaşı'ndaki Union Française Salonu'nda Fransız büyükelçiliği çalışanlarına eskrim dersleri veriliyordu. Mualim Hüsnü Bey'in yetiştirdiği üç genç, ilk karşılaşmalarını Yıldız Sarayı'nda İtalyan eskrimcilerle yaptılar (1903) ve ilk başarılarını kazandılar.Bu karşılaşmaları Sultan Abdülhamit'de seyretti ve Türk sporcularının başarılarından dolayı bir ferman çıkararak eskrimi bütün askeri okullara ders olarak koydurttu. Ardından , karşılaşmalarda en iyi başarıyı elde eden Fuat(Balkan) Bey'i Edirne Harbiye Mektebi'ne eskrim öğretmeni olarak atadı.İlk kulüp çalışmaları yine Fuat Bey tarafından Beşiktaş Kulübü'nde gerçekleştirildi. Daha sonra bu spora Fenerbahçe Kulübü de ilgi gösterdi ve Beyaz Rus Albay Grodetski'nin antrenörlüğünde çalışmalara başlandı.
İlk eskrim federasyonu , Türkiye İdman cemiyetleri ittifakı ile birlikte kuruldu. Çalışmalarını sistemli bir şekilde yürüten federasyon , bir yıl sonra milli takımı kurup Paris Olimpiyatları'na katıldı.Türk eskrim milli takımı bundan sonra Amsterdam Olimpiyatları'na da katıldı. Robert Kolej'de öğretmenlik yapan , Çarlık Rusyası'nın eski ünlü eskrimcisi Nadolsky İvanoviç Çarikov milli takım antrenörlüğüne getirildi. Uluslar arası ilk önemli başarı 1931 Atina Balkan Oyunları'nda Enver Balkan'ın şampiyonluğuyla elde edildi. Bu tarihten sonra eskrim sporu bir duraklama dönemine girdi. 1936 Berlin olimpiyatları ise Türk sporu ve eskrimi adına ayrı bir önem taşıdı. Berlin'de eskrimde Suat Fetgeri ve Halet hanımlar olimpiyatlara katılan ilk Türk Bayan sporcular oldular.1940'tan sonra Halkevleri'de eskrim sporuna katkıda bulunmak amacıyla faaliyete geçti. Bu faaliyetlerin yanı sıra , aynı dönemde İstanbul'da Tenis Eskrim Dağcılık (TED) Kulübü'nün kurulmasıyla Türk eskrimi Merih Sezen , Nihat Balkan gibi yeni adlar kazandı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türk eskrimcileri Londra Olimpiyatları'na katıldılar(1948) fakat başarılı olamadılar. Ancak bu olimpiyatlardan sonra yoğunlaşan uluslararası karşılaşmalar Türk eskrimcilerinin dünya eskrim sporunu daha yakından tanımalarını sağladı. Bu yıllarda TED Kulübü'nün düzenlediği uluslararası karşılaşmalar Seyit Mısırlı , Nefi Güven gibi yeni adlar ortayaçıkardı. Özellikle kılıç dalında 15 yıl milli takımın değişmez eskrimcisi Seyit Mısırlı oldu. Mısırlı yaptığı 90 milli karşılaşmanın 52 sini kazanarak önemli bir başarı sağladı.Nefi Güven ise flöre dalında başarı göstererek 1955 Akdeniz Oyunları'nda dünya şampiyonu Fransız Mouyal'i yenme başarısını elde etti. Türk eskrimcileri en önemli başarılarını Balkan Oyunları'nda sağladılar.I.Balkan eskrim Şampiyonası'nda 1 gümüş 1 bronz II. Balkan eskrim Şampiyonası'nda 2 bronz ve 1971 İzmir Akdeniz Oyunları'nda 1 gümüş kazanılması Türk eskrimi adına başarı oldu.Bundan sonrada Balkan Şampiyonalarında bir çok başarı kazanıldı.Eskrim Federasyonu'nda uluslar arası , milli , bölge ve aday olmak üzere 187 hakem , 30 antrönör çalışmaktadır. Lisanslı sporcular 300'ü bayan olmak üzere 1500 kişidir. Eskrim Federasyonuna bağlı olarak 18 kulüp faaliyet göstermektedir.

 

TÜRKİYE'DEKİ ESKRİM KULUPLERİ
Ankara Eskrim Kulübü
Yenişehir Spor Kulübü
Balıkesir DSİ Spor
Bursa Büyükşehir Belediyespor
İstanbul Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü
İstanbul Altınyurt Spor Kulübü
İzmir Belediye Eskrim Kulübü

 

NASIL OYNANIR?
Eskrimin 3 dalı var: Flöre, epe ve kılıç. Bu 3 dalın kuralları ve silahları birbirinden farklı.Örneğin flörede sayı alabileceğiniz bölüm belden yukarısı, kafa ve kollar dahil değil , epede ise vücudun her yerinden sayı alınabiliyor. Son olarak kılıçta ise belden yukarısından fakat bu sefer kafa ve kollarda dahil olmak üzere sayı alınabiliyor.Kimi temel öğeler eskrimin 3 dalında da mevcut. Gard , hamleye yada savunmaya hazır tarafın temel pozisyonu. Bu durumda sağ bacak önde , sol bacak yana dönük (oyuncu solak ise tam tersi) bacaklar hafifçe bükülmüş , gövde dikçe silahı tutan kol yere paralel ve öne doğru uzanmış, öteki kol el baş hizasında olmak üzere yukarı kalkık ve bükük durumda duruyor. Hareketler ileri yada geri olabilir. Her iki harekette de adımlar ya art arda yada aynı anda sıçramayla atılıyor.Hamlenin silahın hareket sayısına ve yapıldığı ana göre değişen çeşitli biçimleri var. Hamleyi paradla (savunma) çelip savuşturduktan sonra öteki oyuncunun yaptığı hamleye karşı hamle deniyor.Savunma, silahın dürtmesi yada çırpmasından kurtulmaya dayanıyor ve silahla alınan paradlardan , yanıltmalardan , ileri geri gidilerek yapılan yer değiştirmelerden oluşuyor.Karşı hamle kendisine atak yapılanın başvuracağı bir karşı saldırı yolu oluyor. Flöre ve kılıçta karşı hamlenin sayı alıcı biçimde olması için rakibe net olarak vuruş(kılıç) veya dürtüş(flöre) yapılması gerekiyor , bu ikisinde atak üstünlüğü oluyor. Epede ise karşı hamlenin geçerli olması, hamleden 1/25 saniye önce yapılmasına bağlı. Eskrimde hangi silah söz konusu olursa olsun , iyi bir oyuncu için en önemli ve güç nokta , oyun sırasında gerçek niyetini gizlemek ve aynı zamanda rakibinin niyetini sezerek ona göre bir oyun stili ortaya koymak oluyor. Teknik hazırlıkları ve fiziksel güçleri denk de olsa , eskrimciler o günkü formlarına, doğru tahminde bulunma yeteneklerine ve taktiklerini uygulama biçimlerine göre birbirlerinden ayrılıyorlar.

 



Yorumlar
Yorum Ekle