Kemal Gözükara Kültür ve Eğitim Vakfı tarafından 2007 yılında kurulan İstanbul Arel Üniversitesi, üç yerleşkesiyle hem bir şehir hem de bir yerleşke üniversitesi olma özelliğini taşıyor. 2008 yılında İstanbul Arel Üniversitesi Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Ömer Asım Saçlı ile geleceğe yönelik hedeflerinden, eğitim sisteminin sorunlarına kadar birçok konuyu konuştuk.
Arel Üniversitesi için 2009 yılı nasıl bir yıl oldu?
5 bin 300 öğrenci ve 300’e yakın çalışanımızla her geçen gün giderek gelişen Arel Üniversitesi,
geçtiğimiz yıl da büyük bir gelişme kaydederek, eğitim-öğretim kadrosu ve fiziksel altyapı bakımından büyük bir mesafe kaydetti. Üçüncü yılımızı doldurduğumuz üniversitemiz lisans bölümlerimizden henüz mezun vermedik. Öğrenci kapasitemizi 15 bin civarında olacak şekilde planlıyoruz. Üç adet yerleşkemizin ikisini eğitim alanında diğer yerleşkemizi ise öğrencilerimiz sosyal ve sportif aktivitelerde kullanmaktadırlar. Ana yerleşkemiz olan Tepekent’de dört yıllık fakültelerimiz ve dört yıllık yüksekokullarımız, Sefaköy yerleşkemizde ise meslek yüksekokulu, sürekli eğitim merkezi ve enstitüler bulunmaktadır. Yenibosna yerleşkemizi de sosyal aktivitelerimiz için kullanıyoruz. Ben burada 2008 yılında Rektör olarak göreve başladım. Sabit hedeflere inanan biri değilim, eğitime de böyle bakıyorum. Hedeflerimizin çoğuna ulaştık ancak her gün yeni hedefler belirliyoruz. Daha yapacak çok işimiz var.
Arel Üniversitesinde hangi bölüm ve programlar bulunuyor?
İlk açıldığımız yıl, meslek yüksek okulumuzun 14 programına ve fakültelerimizin 4 bölümüne öğrenci aldık. Daha sonra bu bölümlerin sayısı arttı. Bugün, meslek yüksekokulumuzda 24 program, 5 fakültede ise 25 farklı bölümle eğitim veriyoruz. İstanbul Arel Üniversitesi bünyesinde, Fen-Edebiyat Fakültesi, İktisadi-İdari Bilimler Fakültesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Güzel Sanatlar ve İletişim Fakültesi bulunuyor. Bunun yanı sıra Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Sağlık Bilimleri Yüksekokulu, Yabancı Diller Yüksekokulu ve Meslek Yüksekokulu’nda da hizmet veriyoruz. Üniversitemiz çok yeni olduğu için sınırlı sayıda yüksek lisans programı mevcut, bu programların sayısını çok kısa zamanda arttıracağız.
4 YILLIK LİSANS PROGRAMLARIMIZI 40’A ÇIKARACAĞIZ
Yeni yılda yeni bölümler açma gibi bir hedefiniz var mı?
Önümüzdeki yıl en az 6 tane daha dört yıllık bölüm açmak istiyoruz. Bunlar Moleküler Biyoloji, Mekatronik Mühendisliği, İç Mimarlık, Biyomedikal Mühendisliği, Yönetim Bilişim Sistemleri, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümleri olacak. Böylece 4 yıllık lisans programlarımızın sayısı 30’u geçecek. Ancak biz önümüzdeki yıllarda program sayımızı 40’ın üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu bölümleri açarken de en önem verdiğimiz husus, mezunlarımızın iş bulma potansiyeli olacak. Çağımıza uygun ve talep olacak bölümleri seçiyoruz.
ÖZEL SEKTÖRLE KUVVETLİ BAĞLARIMIZ VAR,
MEZUN OLAN ÖĞRENCİLERİMİZE İŞ İMKANI DA SAĞLAYACAĞIZ
Beş bin öğrencinin Arel Üniversitesi’ni tercih etme nedenleri neler?
Üniversiteler; fiziksel yapısı, eğitim-öğretim anlayışı ile fark yaratmak zorundadır. İstanbul Arel Üniversitesi; çağdaş eğitim anlayışına sahip hem kent hem de bir kampüs üniversitesi. Ayrıca üniversitemizde, iyi bir İngilizce eğitiminin yanı sıra geniş program seçeneği ve deneyimli bir akademik kadro bulunuyor. Çift anadal ve yandal imkanları, geniş ve kesintisiz burs olanakları da üniversitemizi farklı kılan konulardan. Özel sektörle kurduğumuz işbirliği, staj imkanları ve mezuniyet sonrası sağlanacak iş imkanları, öğrencilerimizi gelecek hedeflerinde de yalnız bırakmadığımızın göstergesidir. İşsizlik Türkiye’nin en büyük sorunu. Bu duruma devletin ve birçok özel kurum ve kuruluşun el atması şart. Tabii üniversitelerin de kendilerine düşen görevleri var. Bu bakımdan biz gerekli çalışmaları yaptık. Şu an itibari ile 1.500’den fazla firma ile çözüm ortaklığı bağlamında iş birliği içerisindeyiz. Öğrencilerimiz bu firmalarda staj yapıyorlar ve performanslarına göre işe girebiliyorlar. Bu çok ciddi ve önemli bir olay. Biz iş dünyasına yakın bir üniversiteyiz. Bu anlamda karşılıklı iş birliklerimiz var ve bu iş birlikleri çok iyi gidiyor. Öğrencilerimiz bize emanet, mezun edip yalnız bırakmak gibi bir yaklaşımımız olamaz. Ayrıca sunduğumuz imkanlar, öğrencilerin dış dünya ile ilişkilerinin kuvvetli olmasını da sağlıyor.
İKİ BİN ÖĞRENCİMZİ BURSLU OKUYOR
Yurtdışı ile işbirlikleriniz var mı?
Yurtdışı işbirliklerinde en önemli programın Erasmus olduğunu söyleyebiliriz. Erasmus ile ilgili çeşitli ülkelerle anlaşmalarımız hazır durumda fakat henüz öğrencilerimiz bu imkandan yararlanamadı. 2. ve 3. sınıftan itibaren Erasmus yapmak isteyen tüm öğrencilerimiz için çok sağlam bir altyapı oluşturduk. Biz bir vakıf üniversitesiyiz. Dolayısıyla bir kar amacımız yok. YÖK’ün zaten sınavdan önce belirlediği yüzde 20’lik bir bursluluk oranı var. Biz bunun dışında ihtiyacı olan herkese belli ölçülerde burs veriyoruz. Ayrıca Türkiye genelinde dereceye giren öğrencilerimize de burslar veriyoruz. Toplam 2 bin öğrencimiz burslu okuyor. Bu da yüzde 40 gibi büyük bir oran demek. Bu sayıyı da daha arttırmak istiyoruz.
Arel Üniversitesi’nin öğretim kadrosu nasıl?
Biz öğretim üyelerimizi dikkatle ve itinayla seçiyoruz. 150’yi aşkın çok değerli ve konusunda uzman öğretim üyesini kadrolarımıza katmış bulunuyoruz. Araştırma görevlileri kadrosunda bulunan elemanlarımızın başka üniversitelerde doktora çalışması yapmalarını destekliyoruz. Üniversite olarak öğretim üyemizi de kendimiz yetiştirmek isteriz. Bu bizim için çok önemli bir konu.
KUTU: ÜNİVERSİTE SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTMALI
Türkiye’de gerek devlet gerek vakıf üniversiteleri sayısında artış var. Ben bu durumun hayırlı olduğunu düşünüyorum. Fakat vakıf üniversitesi açmak kolay bir iş değil, ülkenin genel ekenomik durumu bu üniversitelerin tamamının ayakta kalmasını güçleştirebilir. Üniversitelerin Anadolu’ya yayılması konusunu da çok olumlu karşılıyorum. Çünkü bir üniversite gittiği yerde o şehrin sosyal dokusunu, anlayışını her şeyini değiştirir. Üniversitelerin sayısının kaliteden ödün vermeden arttırılmasının yerinde olduğunu düşünüyoruz.