Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Elit Gençler Koleji


Yarı yıl tatilinin başlayacağı Ocak ayı Öğretmenler Odası sayfamız için, bu ay Elit Gençler Koleji’ne konuk olduk. “Asıl Olan Hayat Başarısıdır” sloganıyla yola devam eden Elit Gençler Koleji’nin tecrübeli  öğretmenleri, öğretmenlik mesleğiyle nasıl tanıştıklarını ve eğitim sistemiyle ilgili tüm düşüncelerini Artı Eğitim Dergisi’yle paylaştılar.   

 

 

 

 

ASIL OLAN HAYAT BAŞARISIDIR

Serkan Belgi Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümü mezunu. 7 seneyi aşkındır Elit Gençler Koleji’nde görev yapıyor. Kurum içinde sırasıyla, Felsefe Grubu Öğretmenliği, Lise Müdür Yardımcılığı, 4 senedir de Lise Müdürlüğü yapmakta. Belgi, kurum yöneticilerinin eğitim kökenli olmasının ve aynı kurumda farklı departmanlarda çalışmasının, kurumu tüm yapısıyla tanımasına, yeniliğe açık projelerin stratejik hamleleri uygulamasında kolaylık sağladığını belirtiyor. Elit Gençler Koleji’nin ilklerin okulu olduğunu, birçok kurumun cesaret edemediği yeniliklerde öncü olduğunu söyleyen Belgi, Elit Gençler Koleji’nin anadilini çok iyi bilen, en az üç yabancı dilde kendini ifade edebilen bireyler yetiştirmek adına, ana sınıfından başlayarak çok dillilik projesi kapsamında İngilizce ve Almanca’nın yanında seçmeli olarak Rusça ve Çince dersleri okutan ilk okul olduğunu  dile getiriyor.

Elit Gençler Koleji’nin erkeklerde Basketbol, kız ve erkeklerde Tekvando alanında okulun kurulduğu ilk günden beri sayısız Türkiye şampiyonlukları kazandığını vurgulayan Serkan Öğretmen, akademik başarıyı artırmada öğretmenleri tarafından süreki güncellenen bir soru bankaları olduğunu, bu soru bankasındaki veriler doğrultusunda ara sınıfları dahil eksikleri tamamlama programları hazırladıklarını söylüyor. “ Asıl Olan Hayat Başarıdır” sloganıyla yollarına devam ettiklerini belirten Belgi; okul başarısının hayat başarısının unsurlarından sadece biri olduğunu, hayat başarısı anlamında yüksek iletişim yetenekleri olan, ne istediğini bilen, sosyal ilişkileri güçlü, sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmeyi hedeflediklerini dile getiriyor. 

 

 

 

FİZİK DERSİNE HEP İLGİM VARDI

Öznur Nadir, 2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği bölümünden mezun olmuş. 10 yıldır özel okullarda fizik öğretmenliği yapan Nadir, 2004 yılında Marmara Üniversitesi Fizik Öğretmenliği tezli yüksek lisansını tamamlamış. Lise yıllarında arkadaşlarına anlamadıkları konuları anlatırken onların öğrenmelerinden mutluluk duyduğunu fark edince öğretmen olmaya karar verdiğini dile getiren Nadir, fizik dersine hep bir ilgisi olduğunu söylüyor. “ Fizik için düşünmek, sorgulamak, evrenin ve Dünya’nın kurallarını açıklamaya çalışmak büyüleyici bir süreç. Hele ki bunu genç beyinlerle paylaşarak yapmanın keyfi anlatılamaz.”

Elit Gençler Koleji’nde fizik öğretmeni olarak görev yapan Nadir, bir fizik öğretmeni olarak okulda, öğrencilerine her şeyden önce;  bilimsel bakış açısını, araştırmayı ve bilgileri sorgulayarak özümsemeyi öğretmeyi çalıştığını vurguluyor. Öğrencilerinin, düşünen bireyler olmaları için konuları günlük hayattan örnekler ile işlediğini, laboratuarda deneyler ile kurdukları hipotezleri sınama fırsatı yarattığını dile getiren Öznur Öğretmen; “ Teknolojik sınıflarda öğrenilenleri filmler ve animasyonlarla pekiştirirken, münazara ve altı şapka tekniklerini kullanarak aynı konuyu farklı bakış açılarından görmeye çalışmalarını sağlıyorum” diye konuşuyor.  

 

TÜBİTAK ÖDÜLLÜ MATEMATİKÇİ

Orhan Patır, 1951 Edirne doğumlu. İlk ve ortaöğrenimini Uzunköprü’de, yükseköğrenimini ise Edirne Eğitim Enstitüsü ve Anadolu Üniversitesi’nde tamamlayan Patır, Edirne Anadolu Lisesi Matematik Öğretmenliği ve Bölüm Başkanlığı’ndan emekli olmuş. Orhan Öğretmen, bu süre içinde yurtdışı öğretmen sınavını kazanarak gittiği Azerbaycan’da Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde yönetici ve öğretmenlik yapmış. Sovyet eğitim sistemi hakkında ve misafir öğretmen olarak gittiği Almanya’da çok amaçlı bir lisede Alman eğitim sistemi hakkında bilgi edinmiş olan  Patır, MEB’ten çeşitli başarı belgeleri almış ve TÜBİTAK’tan takdirname ile ödüllendirilen bir öğretmen.

İstanbul’da yaklaşık 14 yıldan beri özel okul ve dershanelerde görev yapan Orhan Öğretmen, 2 yıldır da Özel Elit Gençler Koleji Matematik Dersi Öğretmenliği ve Sayısal Dersler Bölüm Başkanlığı görevini sürdürüyor. Özel Elit Gençler Koleji olarak; sayısal derslerde, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, öğrenci merkezli eğitim esasına dayalı, çağdaş, görsel ve işitsel modern, teknolojik araç gereç kullanımıyla derslerin işlediğini vurgulayan Patır, “Birebir etüt çalışmalarımızla üniversite sınavlarına hazırlıklarımız devam ediyor. Fen, Teknoloji ve Matematik Kulübü’nün yaptığı çalışmalar, öğrencilerimizin çok ilgi duyduğu bilhassa laboratuar ortamında gerçekleştirilen deneylerle pekiştiriliyor” diyor.

 

 

 

HER ŞEY OKUYAN NESİL İÇİN

Mesleğinde, 36 yılı geride bırakan Namık Kanat, Elit Gençler Koleji’nde Türk Dili ve Edebiyatı Zümre Başkanlığı görevini sürdürüyor.Öğretmenliği süresince ilkokul birinci sınıftan, lise son sınıfa kadar öğretmenlik deneyimi yaşayan Kanat, öğretmen okulu çıkışlı bir öğretmen.Devlet okulları, özel dershaneler ve özel okullarda öğretmenlik yapan Namık Öğretmen; öğretmenleri yel değirmenlerini hayali düşmanlarına benzeten ve onlarla savaşan Don Kişot’a benzettiğini söylüyor. Öğretmenliğin gönül işi olduğunu bu nedenle öğretmenlerin, işini sevmesi, üretmeyi sevmesi ve öğrenciyi sevmesi gerektiğini vurgulayan Kanat; öğretmenlik mesleğine ülkemizde hak ettiği ilginin gösterilmediğini vurguluyor.

Türkiye’de eğitimin gerçek hedefine ulaşmadığını dile getiren Kanat, “ Bu ülkenin gençleri okuma becerisi kazanmada ve bilgiyi kullanmada 35 Avrupa ülkesi arasında 28. sırayı alıyorsa bu oldukça düşündürücüdür” diyor. Eğitim sistemimizin; alıntı sistemlere başvurulması nedeniyle gerçek hedefine ulaşamadığını belirten Namık Öğretmen; “ Başka kültürlerin elbiselerini giymek zorunda bırakıldığımız, köy enstitülerini kapattığımız, öğretmen okullarını yok ettiğimiz, kütüphanelere ve tiyatrolara önem vermediğimiz iÇim eğitim sistemimiz bu durumda” diye konuşuyor.

Öğretmenlerin, niteliksiz insan yetiştirme yerine belli alanlarda yetkinleşmiş, yaşamda başarılı olacak, üretici, sorgulayıcı, yapıcı insanlar yetiştirmeleri gerektiğini dile getiren Namık Öğretmen; “Okumasız okuryazarların, işsiz üniversite mezunların ülkesi olmamalıyız.. Her şeyden önce okuma eğitiMİNE önem vermeli, okuyan, düşünen, sorgulayan gençler yetiştirmeliyiz” diye konuşuyor. Kitap okumayı, okutmayı, yazmayı ilk sınıflardan başlatarak geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Kanat, “ Her şey eğitim için her şey okuyan bir nesil için” diye konuşuyor. 

 

 

ÇOCUKLAR ÇOCUKÇA ÜZÜNTÜLER YAŞAMALI

Nalan Çetin, 1990 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nü bitirmiş. Fen Lisesi’nden, pansiyonu olan okullara kadar birçok okulda görev yapan Çetin, bir süre dershanelerde de görev yapmış. Kimilerine göre psikolojik danışman, kimilerine göre rehber öğretmen olduğunu söyleyen Nalan Öğretmen; nasıl isimlendirilse isimlendirilsin çok özel bir branşı olduğuna inanıyor. Meslek seçimiyle ilgili ‘keşke’lerinin olmadığını belirten Çetin, 2 yıldır Elit Gençler Koleji’nde görev yapıyor. Her öğrencisinden farklı şeyler öğrendiğini dile getiren Nalan Öğretmen, tüm öğrencilerinin fiziksel, zihinsel, sosyal ve psikolojik gelişimlerini yakından takip ettiğini , bu takibi yaparken de yalnız olmadığını söylüyor.

“Elit Gençler Koleji’nde rehberlik servisi çalışmalarının yürütülmesinde, tüm sınıf ve branş öğretmenlerinin aktif şekilde görev almasının önemi büyük” diye konuşan Çetin; “ Günaydın… Nasılsın? dediğim zaman çocukların yüzünün gülmesi beni çok mutlu ediyor” diye belirtiyor. Çocuklardan yapabileceklerinden fazlasının istenmemesi gerektiğini vurgulayan Nalan Öğretmen; “ Bence her şey çocuklar için. Çocuklar sadece çocukça sevinçler ve üzüntüler yaşamalı ” diyor.

 

 

NEDEN ÖĞRENCİLERİM BAŞARAMASIN ?

Uğur Arapoğlu, Elit Gençler Koleji’nde 4 yıldır İngilizce Öğretmenliği yapıyor. İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu olan Uğur Öğretmen, İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi’nde Pedagojik Formasyon programını da tamamlayarak öğretmen olmuş. Yabancı dile olan merakının küçük yaşlarda başladığını söyleyen Arapoğlu; mütercim tercümanlık, seslendirme, çeşitli metin çevirileri ve uluslar arası ticarette yazışmalar gibi alanlarda tecrübe sahibi. Meslek seçiminde ailesinden tam destek alan Uğur Öğretmen; ‘Sevdiğin bir işi meslek edinirsen hayatında bir gün bile işe gitmemiş olursun’ felsefesini benimsemiş. İşinin çok eğlenceli ve geri dönüşünün her dönemde hissedilebilir olduğunu söyleyen Arapoğlu; “ Zaman zaman mezun ettiğim öğrencilerimle karşılaşıyor ve onların güzel yerlerde olduklarını görüp gururlanıyorum. Gözlerindeki ışıltı ve öğretmenim sizi görmek ne güzel demeleri yaşanmaya değer doğrusu” diye ekliyor. Yabancı dil eğitiminde en önemli konulardan birinin dil kullanımına karşı sergilenen utangaçlığın ve bireyin kendisiyle dalga geçileceği korkusunun yenilmesi olduğunu söyleyen  Arapoğlu; “İlk derslerimde  İngilizce’nin ne kadar yaygın bir dil olduğundan, yüz milyonlarca insanın, evde iş yerlerinde; internet ortamlarında aktif olarak bu dili kullandığını anlatırım hep. Böylece öğrenilenin yaşayan, yaşanılan ve aktif  bir şey olduğunu vermeye çalışırım öğrencilerime. Aslında onun sadece bir ders olmadığını yaşamın canlı bir parçası olduğunu anlatırım”diyor. Uğur Öğretmen, dönemsel başarısızlıkların öğrencinin genel potansiyelini göstermediğine inanıyor ve “ İlköğretim 6-7-8. sınıflarda yabancı dilim berbattı ama lise hazırlıktan itibaren inanılmaz bir gelişimi başardım. Ben başardıysam neden öğrencilerim de başaramasın” diyor.

 

 



Yorumlar
Yorum Ekle