Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Tan Sağtürk: Hedefim dünyaca başarılı dans toplulukları yetiştirmek

 

 

 

 

“Yok Böyle Dans” programında jüri üyesi olarak yer alan Tan Sağtürk, Türkiye’de kitlelere bale ve dansı sevdirmeyi başaran bir sanatçı. 30 yıllık dans çalışmasının birikimlerini farklı illerde açtığı 9 okulla yeni kuşağa aktaran Sağtürk, Bursa, Van ve Eskişehir’de de okullar açmayı planlıyor. Sağtürk’ün şimdiki amacı ise bu okullardan çıkacak olan çocuklarla uluslararası çapta ses getirecek bir dans topluluğu oluşturmak.

 

 

 

1999 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Tan Sağtürk Bale ve Dans Okulları’nı kuran başarılı dans sanatçısı Tan Sağtürk 10 yıllık süre boyunca Türkiye genelinde 9 okulda dünyaca başarılı dansçılar yetiştirmeyi hedefliyor. Bu okullarda dans öğretmeni de yetiştiren Sağtürk, 2002’den itibaren Kimsesiz Çocuklar Yurtlarını tarayamaya başlayarak kendi merkezlerinde yetiştirilmek üzere burslu bir sınıf oluşturdu. İstanbul’da Teşvikiye- Merkez, Altunizade, Yeşilyurt ve Ankara, İzmir, Samsun, Diyarbakır, Kayseri, İzmit’te ve Trabzon’daki bale ve dans okulları 4 yaşından itibaren öğrenci kabul ediyor ve 11 yıllık klasik bale eğitiminin sonunda başarılı olan öğrencilere MEB onaylı diploma veriliyor. Okullarını vakıflaştırarak kendisinden sonra da devamlılığını sağlamayı amaçlayan Tan Sağtürk, sorularımızı yanıtladı.

 

Kariyer yolculuğuna çok küçük yaşta başladınız. Nasıl bir süreçti sizinki? Öğrencilik hayatınızdan ve sizi bugüne getiren hikâyenizden bahseder misiniz?

 

TRT’de yapılan bir programda ilkokul çocuklarını seçmişlerdi. Aralarında bende vardım. Koreograf Suna Şenel koreografiyi yaparken benim bir gün Türkiye de çok önemli bir bale sanatçısı olacağımı aileme söylemiş. Konservatuara mutlaka girmem gerektiğini anlatmış. Ailemde bana bu teklifi sanki karşılarında yetişkin bir insan varmış gibi anlattılar. Ben de onlardan o yaşta olsam bile düşünmek için bir süre istedim. Ve ardından da konservatuarın sınavına girdim.

 

EĞİTİM DÖRT YAŞINDA BAŞLIYOR

 

Türkiye’nin çeşitli yerlerinde açtığınız okullarla bale ve dansı Türkiye’de tanıtmaya yetenekli gençleri yetiştirmeye çalışıyorsunuz. Okulları kurma girişiminiz nasıl başladı?

 

Aslında yapılmak istenilen Türkiye’de bir dans topluluğu oluşturulmasıydı. Normalde dans toplulukları oluşturulur, daha sonrasında kendi dansçılarını yetiştiren, dansçılar için kampanyalar, gruplar, okullar kurarlar. Ben sistematiği biraz tersine döndürdüm. İlk önce Türkiye’nin en şık yerlerinde okulları kurdum. Şimdi amaç, buradan çıkacak olan çocuklarımızla uluslararası çapta ses getirecek bir dans topluluğu oluşturmak. Zannediyorum bunun da zamanı gelecek.

 

Okullarınızda nasıl bir eğitim veriliyor? 4 yaşından başlayarak eğitim verdiğinizi belirtiyorsunuz. İlkokuldan başlayarak müfredat nasıl şekilleniyor? Mezunlarınız nerelerde çalışıyorlar?

 

Biliyorsunuz, Türkiye’de iki türlü çalışma metodu var. Bunlardan bir tanesi üniversiteye bağlı akademiler kurmak ya da Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurslar kurmak. M.E.B. bağlı kurslar kurarak yola çıktık biz. Çünkü, üniversiteye bağlı akademiler kurduğunuz takdirde, özel üniversitelerin baktıkları en önemli şeylerden bir tanesi de maddi getirisidir bu meselede. Bu meselenin maddi getirisinin olmadığı, yeteneğin nerede ne zaman keşfedileceği belli olmadığı için biz özel kurslarda bir nevi konservatuarlar için yetenek seçme, keşfetme merkezleri kurup bu yolda devam etmeye çalışıyoruz. Evet 4 yaşında eğitime başlıyoruz. Hazırlık sınıflarımız var, 6 ve 7 yaştan itibaren teknik sınıflarımız devreye giriyor. Teknik sınıflar 8 sene boyunca bale eğitimini en iyi hocalardan en iyi şekilde alıyorlar. Daha sonra da tabi mezunlarımız oluyor. Bugüne kadar birçok mezunumuz oldu. Birçoğu daha sonra ister devlet konservatuarlarında okuyor, birçoğu da bizim okullarımızda hocalık görevlerini sürdürüyorlar.

 

Aileler çocuklarında dans konusunda üstün bir yetenek varsa bunu nasıl anlayabilirler?

 

İlk önce aileler bunun kararını kendileri verecek donanımda olmayabilirler. Bunun için de çok deneyimli, iyi hocaları bulup gerçekten danışmaları gerekir diye düşünüyorum. Çok iyi okullar var Türkiye’de. Bu okullara mutlaka götürmeliler, göstermeliler. Ancak bunların anlaşılma süreci de biliyorsunuz 8 ya da 9 yaşından sonra olmakta. Vücut gelişimi oturduktan sonra bu kriterlere bakılmakta. Bu yetenekleri keşfetmek için tabi birçok kriter var. Gerek vücuttaki kasların uzunlukları, esneklik vücuttaki orantı ve tabi ki en önemlisi mental kuvvet. Bütün bunlar araştırıldıktan sonra bir yetenek keşfedilmeye çalışılıyor.

 

 

OKULLARA HOCA YETİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ

Milli Eğitim sistemimizde sizce dansa ne kadar önem veriliyor? Okullarda neler yapılabilir? Önerileriniz nelerdir?

 

Türkiye’ye ilk geldiğim senelerde, İstanbul Devlet Opera ve Bale’sinde çalıştığım dönemde neredeyse her okulda bale dersinin olduğunu görünce çok mutlu oldum. Fakat çok disiplinle çalışılması, çok emek verilmesi gereken zor bir sanat dalı olan bale eğitiminin maalesef beden eğitimi öğretmenleri tarafından veriliyor olduğunu gördüm. Bale adı altındaki dersler sadece basit müsamerelerin basit gösterilerine hazırlıyormuş gibi, birçok ders gibi bu da bizim okulumuzda var demiş olmak için yapıldığı hissini veriyordu. Şimdi ise tabii mümkün olduğu kadar tanıştığımız okullara iyi hocalar yetiştirip o okullara hoca vermeye de özen gösteriyorum. Gerçekten bu ders açılacaksa okullarında bizler gibi bu işi meslek edinmiş insanlara net olarak danışmaları ve doğru yönde hareket etmelerini sağlamak gerekir diye düşünüyorum.

 

 

Yok Böyle Dans programında jüri üyeliği yapıyorsunuz. Yakında sizi göreceğimiz projeleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz? Önümüzdeki dönemde yeni okul kurma projeleriniz var mı?

 

“Yok Böyle Dans” “Benimle Dans Eder Misin” gibi önemli bir proje. Çünkü Türkiye’de bu mesleği gerçekten tanıtan ve sevdiren aynı oranda da istek yaratan çalışmalar diye düşündüğüm projeler. O yüzden böylesine bir projede var olmak tabi ki de beni heyecanlandırıyor ve sevindiriyor. Tahmin ettiğim gibi iki projede gerçekten nezih ve hedefine ulaşan projeler olmuş oldu. Umarım bu bittikten sonra birkaç dönem içinde tekrarı yapılır ki yine çalışma fırsatı elde etmiş oluruz. Bundan sonra projelerimiz tabi ki okullar kurmak üzerine. En son Trabzon’da bir okul kurduk ve bu okulun altyapısını sağlamlaştırıp orada iyi bir okul çıkarmaya çalıştık. Şimdi yeni yerler keşfetmeye çalışıyoruz. Bunlardan bazıları, mesela Bursa, Van, Eskişehir. Bunlardan bazılarında yeniden yapılandırmalar ya da İstanbul’un değişik yerlerinde okullar kurmak mümkün olacaktır diye düşünüyorum.

 

 

Fransız Devlet Balesi’ne kabul edilen ilk yabancı dansçı

 

1969'da İzmir'de doğan Sağtürk, ortaokul ve liseyi İzmir Devlet Konservatuarı’nda, yüksek lisansını Ankara Devlet Konservatuarı’nda tamamladı. Ardından Fransız Genç Balesi’nin davetiyle profesyonel çalışmalarına Paris’te başlayan Sağtürk, Fransa Devlet Balesi’ne kabul edilen ilk yabancı dansçı ve ömür boyu kontrat kazanan 15 kişiden biri oldu. Fransa Devlet Balesi'nde de baş dansçılığa yükselen Sağtürk, Fransa Devlet Balesi’nde kadroya alınan ilk ve tek Türk sanatçı oldu. Fransız Devlet Balesi ile dünyanın en önemli sahnelerinde yaklaşık 2 bin 500 temsil veren Sağtürk, sanat yaşamı boyunca bütün klasik bale eserlerinde baş dansçı olarak yer aldı.

 

Türkiye’ye gelerek 1997-1998 sanat döneminde İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde baş balet olarak başlayan Sağtürk dansçı kariyerinin yanı sıra koreografi çalışmaları da yapıyor. Türkiye’de bulunan devlet opera ve balelerinde sayısız eserde baş dansçı olarak dans etti ve çeşitli eserlerle Türkiye turnelerine katılan Sağtürk, balenin tanıtımı için Türkiye’nin her yerinde konferans vermeye devam ediyor.

 

Özel İstanbul Adıgüzel Güzel Sanatlar Lisesi’nde bir sınıfa Tan Sağtürk adı verildi. Tan Sağtürk, Türkiye’nin Yıldızları TV yarışma programında koreograf ve dans eğitim koordinatörü olarak çalıştı. 2006 yılında Kanal D’de yayınlanan “Benimle Dans Eder misin?” TV yarışmasında tüm dans eğitimi ile koreografinin başında yer aldı ve jüri üyeliği yaptı. 

 




Yorumlar
Yorum Ekle