21 milyon çalışan nüfustan 5.5 milyonu kadın…
Okula gitmeyen 500 bin çocuktan 400 bini kız çocukları…
Ülkemizde kadınların iş gücüne katılım oranı 1990'da yüzde
34.1 iken, 2009
yılına geldiğimizde bu oran yüzde 26'ya düşmüş.
AB ülkelerinde kadın istihdam oranı yüzde 57.2 iken,
Türkiye'de yüzde
26.1…
Kadın yönetici sayısı AB ülkelerinde yüzde 33 iken Türkiye'de
yüzde 7,8…
AB ülkelerinde ortalama yüzde 24 olan kadın politikacı oranı
Türkiye'de yüzde
9.1…
Part time kadın istihdamı AB ülkelerinde yüzde 31.2,
Türkiye'de yüzde 17.8…
Üniversiteli kadın sayısı AB ülkelerinde yüzde 58.9,
Türkiye'de yüzde 43…
Yukarıdaki rakamları Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Aynur
Bektaş'ın bir açıklamasından aldım. Birçok batılı ülkeden daha önce haklar
verilen Türkiye'deki kadınların bugün içinde bulunduğu durum nasıl
açıklanabilir gerçekten bilmiyorum. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle
hazırladığımız dosyada başarılı kadınların yanında eğitim, istihdam gibi
konularda Türkiye'de kadının durumunu anlatan haberlere de yer verdik. Türkiye
her konuda olduğu gibi kadın konusunda da gerçekten karmaşık bir ülke… Bir
tarafta iş hayatının içinde yer alan, eğitimli, kendine güvenen kadınlar görüyoruz.
Diğer yanda töre cinayetleri, aile baskısı, toplumun dışladığı kadınlar var. Geçmişten
bugüne kadınların konumunda çok değişiklikler oldu. Bunu söylemek lazım. Ama
yeterli olmadığını, üyesi olmaya çalıştığımız AB ülkelerindeki ortalamaların
çok altında kaldığımızı da itiraf etmek durumundayız. Bu ayki kapak manşetine
“Eğitim yoksa kadın da yok” başlığını attık. Kadının toplumdaki konumunun değişimi
ancak eğitimle mümkün. Kadınlar aile baskısı, çevre baskısını ancak eğitimle
aşabilirler… İşte birçok çok uluslu şirketin tepesinde kadınları görüyoruz. Rektörlük
koltuğunda oturan kadın sayısı giderek artıyor. Milli Eğitim'de kadın yönetici
sayısı neredeyse yok denecek düzeyde olsa da Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda
Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir kadın bakan oturuyor. Kız çocuklarının eğitimi
için ÇYDD, Milliyet, Turkcell, Metro gibi bir çok kuruluş yıllardan beri emek
harcıyor. Kadının kaderi eğitimle değişiyor. Toplumsal kalkınma, eşitlik ve
demokrasi için kadınların eğitimi ve istihdamı önündeki tüm engellerin
kaldırılması gerekiyor. Bunun için herkese görev düşüyor…