Artı Eğitim Dergisi Mart sayısında Yeşilköy 2001 Koleji Öğretmenler Odası’na konuk olduk. Dünya Kadınlar Günü’nün olduğu ve bizimde Kadınlar Günü’ne özel olarak hazırladığımız bir dosyanın içinde olduğu Mart sayısında, sadece kadın öğretmenlerle görüşmek bize ayrı bir keyif verdi…
ÖĞRETMENLİK, KADINLARA ÇOK YAKIŞIYOR
Güzide Özgülümser mesleğinde 39. yılının içerisinde. Yeşilköy 2001 Koleji’nde ise 7 yıldır sınıf öğretmenliği yapıyor. Mesleğinin büyük bir kısmını devlet okullarında yürüten Özgülümser, Yeşilköy 2001 Koleji’nde herkesin aile gibi olduğunu söylüyor. Sınıf Öğretmenleri Zümre Başkanlığı yapan Güzide Öğretmen, okul olarak insan iletişimine çok önem verdiklerini belirtiyor. Yaratıcı düşünme çalışmaları yaparak, öğrencileri araştırmaya teşvik ettiklerini vurgulayan Özgülümser, gündemi sürekli takip ettiklerini dile getiriyor. İstanbul İlk Öğretmen Okulu mezunu olan Güzide Öğretmen, öğretmenlik mesleğinin küçükken hiç düşünmediğini söylüyor. Babasının isteği üzerine öğretmenlik okuyan Güzide Öğretmen zaman içerisinde mesleğine aşık olduğunu vurguluyor. Çocukları ve paylaşmayı çok sevdiğini belirten Özgülümser, özellikle sınıf öğretmeni olmaktan mutluluk duyduğunu belirtiyor. Kadınların duyguları ve önsezileri ile hareket ettiğini kaydeden Güzide Öğretmen, öğretmenliğin kadınlara çok yakıştığını dile getiriyor. 26 yıl devlet okullarında görev yapan Özgülümser, özellikle Anadolu’da görev yaptığı zamanları hiç unutmadığını fakat Yeşilköy 2001 Koleji’nde kendisini çok mutlu ve huzurlu hissettiğini sözlerine ekliyor.
ÖĞRENCİM BENİMLE EVLENMEK İSTİYORMUŞ
Lale Kesmen, 35 senedir öğretmenlik yapıyor. Öğretmen bir ailenin içerisinde büyüyen Kesmen, Ankara Erkek İlk Öğretmen Okulu mezunu. Sadece özel okullarda görev yapan Lale Öğretmen, öğretmenlik yıllarının kendisine çok güzel anılar kazandırdığını söylüyor. 7 yıldır Yeşilköy 2001 Koleji’nde görev yapan Kesmen, 3.sınıfların derslerine giriyor. Çocuklar gibi düşünmeyi, çocukların problemlerini çözmeyi çok sevdiğini belirten Kesmen, öğretmenliğin çok kutsal bir meslek olduğunu vurguluyor. Zaman değiştikçe öğrencilerin konuşmalarıyla kendisini çok şaşırttığını söyleyen Kesmen, değişen zaman ayak uydurmak için sürekli kendisini yenilediğini vurguluyor. Öğrencileri olmadan kendisini düşünemediğini dile getiren Lale Öğretmen, çok hoşuna giden bir anısını bizimle paylaştı: “Eski öğrencilerimle bir yemekte buluşma fırsatımız oldu. Öğrencilerimden biri ‘ Öğretmenim sizi o kadar seviyorduk ki, sizinle evlenmek istiyorduk’ dedi. Çok hoşuma gitti. Öğrencilerim beni hep sevdi, en azından ben böyle düşünüyorum.”
ÖĞRENCİYE SAMİMİ YAKLAŞMAK GEREK
Semra Çorlu, 30 yıldır öğretmenlik yapıyor. 5 sene Diyarbakır ve Muş’ta devlet okullarında görev yapan Çorlu, daha sonra özel sektörde çalışmaya başlamış. 5 yıldır Yeşilköy 2001 Koleji’nde görev yapan Çorlu, aslında her zaman devlet okullarında görev yapmak istemiş. Fakat özel sektöre geçtiğinde, özel okullardaki çocukların her şeyinin tam fakat sevgilerinin eksik olduğunu gözlemlemiş. Bir tarafın maddi boşluk, diğer tarafında manevi boşluk yaşadığını belirten Semra Öğretmen, bilinçli olarak öğretmenlik mesleğini seçtiğini vurguluyor. Çocukları çok fazla sevdiğini dile getiren Çorlu, çocukların geleceğine yön vermenin keyfinin inanılmaz olduğunu söylüyor. Öğretmenin kendisini sürekli yenilemesi gerektiğini belirten Semra Öğretmen, çocukların öğretmenlerin sevgisinin gerçek olup olmadığını çok kolay algılayabildiklerini vurguladı. Eski öğrencileri ile de sürekli iletişim halinde olduğunu dile getiren Çorlu, karşılıklı samimiyetin çok önemli olduğunu belirtiyor. Öğretmenlik mesleğinin, Anadolu’da saygınlığının korunduğunu fakat aynı şeyin büyük şehirler için geçerli olmadığını kaydeden Semra Öğretmen, “Ailelerde kültürel anlamda bir alt yapı zenginliği varsa öğretmene çok fazla değer veriliyor” diyor.
KENDİMİ BİR ANDA ÖĞRETMEN OLARAK BULDUM
Ayşen Özulu, 31 yıldır öğretmenlik yapıyor. 22 yılını devlet okullarında görev yaparak geçiren Özulu, çok kısa bir dönem özel okulda görev yapma düşüncesiyle Yeşilköy 2001 Koleji’ne gelmiş. Fakat okulun butik, sıcak ve huzurlu bir ortam olması Ayşen Öğretmen’i okula iyice bağlamış. Sanat Tarihi okumak isteyen fakat ailesi tarafından desteklenmeyen Ayşen Öğretmen, kendini bir anda Eğitim Enstitüsü’nde bulmuş. Mezun olduğu zaman öğretmenlik hakkında hiç bir şey bilmemesi, Ayşen Öğretmen’in mesleğinin ilk zamanlarında çok zor günler geçirmesine neden olmuş. Ağlayarak okula gitmiş. O ilk öğrencilerinin hala kendisini aradığını dile getiren Özulu, o günlerin kendisi için hem zor, hem de unutmadığı günler olduğunu belirtiyor. Genç meslektaşlarını, çok beğendiğini söyleyen Ayşen Öğretmen, teknoloji konusunda genç öğretmenlerin çok şanslı olduklarını da sözlerine ekliyor.
ÇOCUKLAR BENİ ZİNDE TUTUYOR
Perihan Ak, Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği mezunu. 15 yıldır öğretmenlik yapan Ak, Yeşilköy 2001 Koleji’nde 8 yıldır görev yapıyor. Meslek hayatında sadece özel sektörün içerisinde görev yapan Perihan Öğretmen, yeni nesile eğitim verecek öğretmenlerin eğitim teknolojilerini çok iyi bilmesi gerektiğini söylüyor. Bir öğretmenin derse girmeden dersine iyi çalışması gerektiğini düşündüğünü vurgulayan Ak, “Öğretmenin sınıf profilini iyi tanıması gerekiyor” diyor. Okul olarak öğrenci merkezli eğitim verdiklerini dile getiren Perihan Öğretmen, çocukların kendisini zinde tuttuğunu belirtiyor.
ÇOCUKLAR BİZİ KANA KANA İÇİYORLAR
Selin Demirbaş, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği mezunu. 8 senedir Yeşilköy 2001 Koleji’nde görev yapan Demirbaş’ın ilk görev yaptığı yerde yine Yeşilköy 2001 Koleji. Okulda tecrübeli öğretmenlerin kendisini büyüttüğünü dile getiren Selin Öğretmen, asıl öğrenmesi gereken şeyleri Yeşilköy 2001 Koleji’nde öğrendiğini söylüyor. Öğretmen olmayı hiç hayal etmediğini söyleyen Demirbaş, tesadüfî bir şekilde öğretmen olmuş. Önceleri meslek seçiminde yanlış yaptığını düşündüğünü kaydeden Selin Öğretmen, sonra bu mesleği çok sevmiş. Öğretmeni bir su gibi gördüğünü vurgulayan Demirbaş; “Çocuklar bizi kana kana içiyorlar” diyor. Mesleğe başladığı ilk günlerden bu güne kendisinde çok fazla değişiklik olduğunu söyleyen Selin Öğretmen, çocukların en iyisini öğrenmesi için çok çaba sarfettiğini, bu durumun kendisini çok mutu ettiğini dile getiriyor.
ÖĞRETMENLER İÇİN ANADOLU BİR LABORATUAR
Saadet Şengil, Zonguldak İlk Öğretmen Okulu mezunuyum. 26 yıl devlette çalışan Saadet Öğretmen’in mesleğindeki 40. yılı. Çocukken öğretmenini model aldığını, evde sürekli öğretmenlik oynadığını, öğretmenlik yapmayı çok istediğini söyleyen Saadet Öğretmen, babasının da teşvikiyle öğretmenliğe adım atmış. Devlet okullarında çalıştıktan sonra kısa bir süre dershane öğretmenliği yapan Saadet Öğretmen’in son durağı Yeşilköy 2001 Koleji olmuş. Öğrencilerini çok sevdiğini, iletişimlerinin çok iyi olduğunu söyleyen Saadet Öğretmen, özellikle köy okullarında çok güzel zamanlar geçirdiğini vurguluyor. Anadolu’nun bir öğretmen için laboratuar olduğunu dile getiren Saadet Öğretmen, oradaki zenginliği öğrencilere taşımanın çok önemli olduğunu söylüyor.
ÇOCUKLARIMIN BU BAYRAĞI TAŞIMASINI İSTERİM
Gülay Üçer, 18 Mart Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Mezunu. 14 yıldır öğretmenlik yapan Üçer, mesleğine çok isteyerek değil ama severek başladığını belirtiyor. Öğretmen bir aileden gelmesi nedeniyle ailesinin kendisini öğretmen olmaya teşvik ettiğini vurgulayan Gülay Öğretmen, 2 çocuk sahibi. Çocuklarının da öğretmenlik bayrağı taşımasından çok mutlu olacağını dile getiren Üçer, 1. sınıf öğrencilerinin hepsinin öğretmen olmak istediğini söylüyor. Üçer ayrıca, öğrencilerin çoğunun öğretmenlerini model olarak aldığını vurguluyor. Öğretmenlerin her zaman öğrenci kaldığını belirten Gülay Öğretmen, günümüzde bilgiye çok kolay ulaşıldığını fakat bilgiyi aktarmada öğretmenlerin rolünün çok önemli olduğunu söylüyor.
İLKOKUL ÖĞRETMENİMİ HİÇ SEVMEDİM
Banu Güzey, Marmara Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği mezunu. Üniversitede alınan bilgiyle, sınıf içinde eğitim vermenin birbirinden çok farklı olduğunu söyleyen Güzey, Yeşilköy 2001 Koleji’nde öğretmenliğe başlamasının kendisi için büyük bir şans olduğunu belirtiyor. İlkokul öğretmenini hiç sevmediği için öğretmenlik mesleğini tercih ettiğini dile getiren Banu Öğretmen, mesleğini çok sevdiğini bunda en önemli etkenin çocuklar olduğunu vurguluyor. Yaş olarak öğrencilerine daha yakın olmasının bir avantaj olduğunu söyleyen Banu Öğretmen, derslerde öğrencileri nelere ilgi duyuyorsa o şekilde dersini anlattığını ve derslerinde mutlaka teknolojiyi kullandığını belirtiyor.
ÖNCE ÖĞRENCİNİN GÜVENİNİ KAZANIYORUZ
Emel Zeynep Aydın, Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Meslekte 5. yılı olan Aydın, eğitimci bir ailenin mensubu olmasından dolayı bu mesleği seçtiğini belirtiyor. Çocukluluğu hep okulda geçen Aydın’ın, küçüklüğünde öğretmenliğe karşı büyük bir ilgisi oluşmuş. Lisede Edebiyat Öğretmeni’ni, dershanede ise Rehberlik Öğretmeni’ni çok seven Emel Öğretmen, o zaman Psikoloji okumaya karar vermiş. Sıkıntısı olan gençlerin, öğrencilerin, sıkıntılarına yardımcı olmak istemesi de Aydın’ı bu bölümü okumaya itmiş. “Çocukların sıkıntılarını paylaşmak, onları yönlendirmek, onların o masum saf duygularına ortak olmak çok mutluluk verici” diyen Aydın, Rehber Öğretmenlerin sadece bir odada oturmadığını, çok özel bir bölgede görev yaptıklarını dile getiriyor. Yeşilköy 2001 Koleji Rehberlik Servisi olarak öğrencilerle iç içe olmak için farklı uygulamalar yaptıklarını söyleyen Emel Öğretmen, “Öncelikle öğrencinin güvenini kazanıp arkadaş oluyoruz, sonra sıkıntılarına çözüm bulup, onları yönlendiriyoruz” diyor.
HEPSİ SAÇLARINI KIVIRCIK YAPMIŞ
Cansu Mumoğullarında, Yeditepe Üniversitesi Matematik Öğretmenliği ve Rehberlik Bölümü’nden mezun. Çiftanal yapmasının nedeninin daha verimli bir öğretmen olmak istemesi olduğunu belirten Cansu Öğretmen, birçok okulda staj yapma imkanı bulmuş. Yeşilköy 2001 Koleji’nin kendisi için ayrı bir yeri olduğunu vurgulayan Mumoğullarında, ilk deneyiminin bu okulda olmasından dolayı da kendisini çok şanslı hissettiğini söylüyor. Rehber Öğretmen olarak görev yapan Cansu Öğretmen, öğrencilerin kendisini çok sevdiğini, düzenlemiş oldukları yılbaşı partisinde kız öğrencilerin kendisini çok sevdiği için saçlarını kıvırcık yaptığını gülümseyerek anlatıyor. “Öğrenciler zaman zaman problem olduğu için değil, sadece sevdikleri için odama geliyor”diyen Mumoğullarında, odalarını ‘paylaşım kapısı’ olarak adlandırdıklarını söylüyor.