Bir yanda anneliği, diğer yandan gazeteciliği başarıyla yürüten Balçiçek İlter, Habertürk televizyonunda Söz Sende, Karşıt Görüş adlı programları ve Gazete Habertürk’te ise beş gün köşe yazarlığı yapıyor. Erkek egemen medyaya kadınca bir duruş ve güleryüzlü bir tavır getiren Gazeteci Balçiçek İlter, “Türkiye’de medya sektörüne yönelik olağanüstü programlar, eğitimler var. Üstelik gümbür gümbür gelen bir gençlik var. Benim karamsarlığım mevcut medya düzeni hakkında…” diyor.
17 yaşında Ercan Arıklı’nın desteği ile Cosmopolitan dergisinde yazmaya başlayan, 29 yaşında Sabah gazetesinin ilk kadın yazı işleri müdürü olan Balçiçek Pamir, medya dünyasında bir kadın olarak yaşadıklarını artı eğitim’le paylaştı.
Ülkemizin önemli kadın gazetecileri arasındasınız. Öncelikle Türkiye’de kadın gazeteci olmak nasıl bir duygu? Bu noktaya gelinceye kadar kadın olmanın zorluklarını yaşadınız mı?
Kadın olmak zor, medyada kadın olmak daha zor… Maalesef erkek egemen medyada bir yerlere varabilmek, tutunabilmek, kendinizi kabul ettirmek için erkek meslektaşlarınızın neredeyse üç katı çalışmak zorundasınız. Üstelik bir taraftan medyada var olan o seksist dile de savaş veriyorsunuz. Medyada maalesef kadına biçilen rol belli… O rolün dışına çıkmaya, ya da elinizin hamuruyla erkek işine karışmaya başlarsanız tu kaka ilan ediliyorsunuz. 29 yaşında Sabah Gazetesi’nin yazı işleri müdürüydüm. 6 yıl bu pozisyonu yürüttüm… bir daha mı derseniz, almayayım diye cevap veririm. Kadın olarak karar merciinde erkeklerin arasında olmak ateşten gömlek… Ya kadınlığınızdan vazgeçip kendinizi orman kurallarının geçerliği olduğu erkek medyasına teslim edeceksiniz ya da bütün uğraşılara, didinmelere ve savaşlara rağmen bir arpa boyu bile yol almadığınızı üzülerek göreceksiniz… Ortası yok. Medyada kadının adı yok!
ÇALIŞKAN VE SOSYAL BİR ÖĞRENCİYDİM
Geçmişe dönecek olursak Balçiçek İlter nasıl bir öğrenciydi? Hangi okullarda okudu? Sosyal bir öğrenci miydiniz? Öğrencilik yıllarınızda, tercihlerinizi kendiniz mi belirlediniz? Ailenizin ya da öğretmenlerinizin etkileri oldu mu?
Ben her zaman iyi bir öğrenciydim. Çalışkandım ama aynı zamanda sosyaldim. Notre Dame de Sion lisesinde okudum ardından Ortadoğu Teknik Üniversitesi “Psikoloji” bölümünü bitirdim. Büyükbabam gazeteci ve yazardı… Kendimi bildim bileli yazar olmak istemişimdir. Kolay değil yazar olmak, belki bir gün kim bilir? Ben de gazeteci oldum.
Ülkemizdeki gazetecilik eğitimini ve medya sektörünü nasıl buluyorsunuz? Bu eğitimi alan öğrencilere neler tavsiye edersiniz?
Türkiye’de medya sektörüne yönelik olağanüstü programlar, eğitimler var. Üstelik gümbür gümbür gelen bir gençlik var, sosyal ağlarıyla, daha rasyonel bakış açısıyla ve teknolojinin nimetleriyle kaplı… Benim karamsarlığım mevcut medya düzeni hakkında… O eğitimden geçenlerin pratikte nasıl hayal kırıklığına uğrayacağına az çok görebiliyorum ve bu durum beni üzüyor. Biz de bir zamanlar mesleğimize aşıktık. Türkiye zorlu bir süreçten geçiyor, medya da nasibini alıyor.
ANNE BALÇİÇEK’TEN MEMNUNUM
Yazılarınız ya da programlarınız yüzünden eleştirildiğiniz ya da farklı durumlarla karşılaştığınız oldu mu? Bu engelleri nasıl aştınız?
Çok oldu, hala da oluyor. Refarandumda evet oyu verdim diye AKP’li… İzmir’de BDP’lilere taş attığı için “taş atan sarışınsa suçlu olmuyor mu?” yazımdan sonra Kürtçü, Mustafa Balbay’a yapılanların zulüm olduğunu yazdığım içinse “Ergenekoncu” ilan edildim. Siz söyleyin, bu kafaları, bu engelleri nasıl aşabilirim? Var mı bir formülü?
Aynı zamanda bir annesiniz. Ev ve iş yaşantın arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz? Anne olan kadınların hayata bakışlarının değiştiği söylenir. Bu sizde de böyle oldu mu?
Çocuk annenin yaşamını değiştiriyor. Kesinlikle doğru. Her şeyim değişti. Hayata bakışım, duruşum, olaylara karşı tavrım, sabır kantarım, hırslarım, kariyer merakım… Hepsi ama hepsi biçim değiştirdi… Anne Balçiçek’ten memnunum. Evi işi nasıl ayarlıyorum? Ayarlayamıyorum. Çabalıyorum… Yalpalıyorum ama ayakta durmaya çalışıyorum. Elimden gelenin en iyisini hedefliyorum, o kadar…
Önümüzdeki dönemde gerçekleştirmeyi planladığınız projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Habertürk’te Söz Sende ve Karşıt Görüş isimli iki program yapıyorum, haftanın beş günü köşe yazıyorum, inanın şu anda aklıma başka proje yok.
BÜTÜN PARAMI YUVAYA YATIRIYORUM!
Çocuğunuzun eğitimi konusunda ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz? Geleceğinizi nasıl planlıyorsunuz?
Öncelikle acemi bir anneyim. Kitaplar okuyorum, destek alıyorum, ama çaresiz kaldığım çok oluyor. Türkiye’de eğitim çok pahalı. Allah herkesin yardımcısı olsun. İkizlerim özel bir yuvaya gidiyor ben de bütün paramı o yuvaya yatırıyorum. Çünkü biliyorum ki 7 çok geç… Eğitim için ne varsa çocuğa 7 yaşına kadar vermek gerekiyor. Bakın öğretim demedim, eğitim dedim… Öğretim daha kolay…
Bir gazeteci olarak, kadının toplumdaki ve iş dünyasındaki konumunun değişmesi sizce neye bağlı? Eğitimin rolü hakkında ne düşünüyorsunuz? Devletin ve özel sektörün bu alandaki çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
Zihniyete bağlı, bakış açısına bağlı ve tabii sizin de dediğiniz gibi eğitime bağlı. Çocuk önce ailesinde sonra öğretmeninde ne görüyorsa sünger gibi çekiyor. Devletin eğitimdeki rolüne gelince… hiç konuşturmayın beni, devletin anlaması gerekiyor ki bireyin eğitim öğretim hakkı bir lüks değildir. Maalesef bizde öyle algılanıyor. Özel sektör başarılı ama pahalı… Türkiye’de iyi bir yuvanın ücreti Amerika’daki üniversite ücretiyle eş değer. Olacak şey mi?