Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Avrupa Koleji


artı eğitim dergisi Nisan sayısında Avrupa Koleji Öğretmenler Odası’na konuk olduk.  Avrupa Koleji’nin tarihi ve büyülü ortamında öğretmenlerimizle samimi bir sohbet gerçekleştirdik…

 


SANATA İLGİM VARDI
Selin Mağden, Kent State Koleji İngilizce Bölüm Başkanı. Bilkent Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü Fransızca, İngilizce Mütercim Tercümanlık mezunu. Mezun olduktan sonra sonra Bilgi Üniversitesi’nde 1 sene Tasarım Kültürü Yönetimi Sertifika Programına katılan Mağden, Boğaziçi Üniversitesi’nden de İngilizce Öğretmenliği Pedagoji Formasyonunu almış. Lisede yabancı dil derslerine çok düşkün olduğunu söyleyen Selin Öğretmen, o zamanki sistemle şimdiki sistemin çok farklı olduğunu, artık yabancı dilin dilbilgisinden ziyade, günlük hayattan örnekler verilerek anlatıldığını dile getiriyor. Bir dönem farklı bir meslekle uğraşan Mağden’in çocukları çok sevmesi öğretmenlik mesleğine adım atmasına neden olmuş. Farklı birkaç okulda çalıştıktan sonra Avrupa Koleji bünyesinde çalışmaya başlayan Selin Öğretmen, 6 senedir öğretmenlik yapıyor. Kent State Koleji’nde 4. sınıftan itibaren hem İngilizce hem de İspanyolca dersi verdiklerini söyleyen Mağden, okul olarak öğrencilerine PYP eğitim programı uyguladıklarını vurguluyor. 3. ve 4. sınıflara eğitim veren Selin Öğretmen, öğrencilerinin kendisine çok saygılı olduğunu ve okul içerisinde kurallara uyan bir öğrenci topluluğu olduğunu dile getiriyor. Öğrencilerin yabancı dil öğrenme konusunda çok hevesli olduğunu, bu yüzden derslerin kendisi içinde çok zevkli geçtiğini söyleyen Mağden, her şeyin not olduğunu düşünen öğretmenlerden olmadığını belirtiyor. Öğrencinin çaba göstermesinin çok önemli olduğunu vurgulayan, başarı için çabalayan öğrencilere küçük hediyeler vererek onu mutlu etmeyi sevdiğini söylüyor. Çocukken hayal ettiği mesleğin öğretmenlik olmadığını söyleyen Selin Öğretmen, o yıllarda sanata çok fazla ilgisi olduğunu söylüyor. Bütün mesleklerin eksileri ve artıları olduğunu, önemli olanın artıların farkına varabilmek olduğunu kaydeden Mağden, öğrencilerin bir şeyleri öğrendiğini görmesinin kendisine mutluluk verdiğini belirtiyor.

 

AVRUPA KOLEJİ TAM BİR AİLE ORTAMI
Arzu Salık, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni. Avrupa Koleji’nde 14 yıldır Türkçe Öğretmenliği yapıyor. Mimar Sinan Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu olan Salık, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okumayı gerçekten istediği için bu bölümü tercih etmiş. O zamanlardaki hayalinin üniversitede kalarak Edebiyat üzerine çalışmalar yapmak olduğunu söyleyen Arzı Öğretmen’i, şartlar öğretmenlik yapmaya yöneltmiş. 18 yıldır öğretmenlik mesleğini yürüten Salık, sadece özel okullarda görev yapmış Devlette çalışan öğretmenlerin, öğretmenliğin tadına çok daha fazla vardıklarını vurgulayan Arzu Öğretmen, özel kurumlarda öğretmenlerin kendisini sürekli yenilemesi ve çok çalışması gerektiğini söylüyor. Avrupa Koleji’nin aile ortamı gibi bir ortamı olduğunu söyleyen Arzu Öğretmen, her yeni gelen öğretmenin eski öğretmenlere uyduğunu ve aralarındaki bağın hiç kopmadığını dile getiriyor. 6,7 ve 8. sınıflara eğitim veren Arzu Öğretmen, derslerini öğrenci odaklı işlediğini, ve öğrencilerin yorum güçlerini kuvvetlendirmek adına bir yol izlediği vurguluyor. Yılların insanı yumuşattığını belirten Salık, öğretmenliğinin ilk yıllarında daha katı olduğunu, şimdilerde ise bu yönünün daha yumuşadığını söylüyor. Kendisini, ciddi aynı zamanda çok yufka yürekli bir öğretmen olarak nitelendiren Salık, öğrencileriyle arasındaki çizgiyi, her zaman koruduğunu dile getiriyor.  Kendi çocuğu olmadığı halde, çocuk sevgisini çok iyi bildiğini belirten Salık, öğretmenliğin çocuk sevmeden yapılamayacağını vurguluyor.


ÖĞRETMENLİK RUHUMA ÇOCUKLUKTA GİRDİ
Mukaddes Üzeroğlu, Mardin Öğretmen Okulu mezunu. Küçük yaşlarda öğretmenlerinin kendisini yetenekli bulması üzerine öğretmen okuluna başlayan Üzeroğlu, çocukluğunda oyunlarda bile öğretmen olup, kendisinden küçüklere ders verirmiş. Öğretmenliğin ruhuna çocukluğunda girdiğini söyleyen Mukaddes Öğretmen, teyzesinin öğretmen olmasının da kendisine örnek olduğunu söylüyor. Öğretmen Okulu sınavlarına giren Üzeroğlu, zorlu elemelerden sonra okula seçilmiş. Öğretmen Okulu’nda çok iyi ve kaliteli bir eğitim aldıklarını vurgulayan Mukaddes Öğretmen, 17 yaşında okuldan mezun olmuş. 39 yıldır öğretmenlik yapan Mukaddes Öğretmen, 25 yıl devlet okullarında görev yapmış. Avrupa Koleji’nin açılmasıyla birlikte burada görev almaya başlayan Üzeroğlu, Avrupa Koleji’nde kendini hiç olmadığı kadar mutlu hissettiğini söylüyor. “Okula şarkılarla giriyorum, kendimi burada evimde gibi hissediyorum” diyen Üzeroğlu, okulun özellikle eğitim kadrosunun çok güzel olduğunu vurguluyor. “Kurucumuz da bize değer veriyor ve bu kadronun mutlu olması için elinden geleni yapıyor” diye konuşan Mukaddes Öğretmen, sınıf öğretmeni olmanın çok güzel bir şey olduğunu dile getiriyor. Avrupa Koleji’nin çağa ayak uyduran, öğretmenlerini eğiten, hep daha iyiye gitmek için çalışan bir okul olduğunu söyleyen Üzeroğlu, bu özellikleri nedeniyle de okulun çok fazla başarı çıkardığını vurguluyor.
Büyük, küçük demeden insanlara saygı gösterdiğini sözlerine ekleyen Mukaddes Öğretmen, “ Öğrencime öncelikle birey olduğu için saygı duyuyorum ve bunu kendisine yansıtıyorum. Bu sayede kendisinden de aynı dönüşü alıyorum” diyor. Üzeroğlu, öğrencilerinin hobi edinmesine de çok fazla önem verdiğini belirtiyor. Öğrencilerinin kendisiyle her sıkıntısı paylaştığını söyleyen Mukaddes Öğretmen, not verirken öğrencinin farklı yönlerdeki başarısını da değerlendirdiğini sözlerine ekliyor. Notun amaç değil, araç olması gerektiğini dile getiren Üzeroğlu, bazı velilerin notla öğrenciyi değerlendirdiğini, bu durumun çocukta ciddi sıkıntılar yarattığını belirtiyor. Pozitif olmanın bir öğretmen için bir şans olduğunu söyleyen Mukaddes Öğretmen, kendisini hala yaramaz bir kız çocuğu olarak hissettiğini belirtiyor.

 


SONUCU DEĞİL, SÜRECİ ÖLÇÜYORUM
Sinem Yakın, Biyoloji Öğretmeni. Avrupa Koleji’nde hem biyoloji hem de fen dersi eğitimi veren Yakın, Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunu. 8 yıldır Avrupa Koleji’nde görev yapan Yakın, 14 senedir öğretmenlik yapıyor. Mezun olduktan sonra üniversitede kalmak yerine, öğretmen olma yolunda ilerleyen Sinem Öğretmen, öğretmenlik mesleğini seçtiği için mutluluk duyduğunu söylüyor. Avrupa Koleji olarak, bilimsel çalışmalara çok önem verdiklerini, projeler hazırladıklarını ve bu projelerle yarışmalara katıldıklarını dile getiren Yakın, bu çalışmalara öğrencilerin de çok fazla ilgi gösterdiğini vurguluyor. Bilimi öğrencilere farklı ve eğlenceli şekilde de sevdirdiklerini ifade eden Sinem Öğretmen; “ Öğrencilerimiz bir çalışmamızda bilim adamların kılığına girerek, onların hayatlarını anlatıyorlar. Bu onların konuyu hem daha iyi anlamasına, hem de anlatılmak istenenin eğlenceli bir şekilde anlatılmasına neden oluyor” diyor. Avrupa Koleji’nde öğrencilerin çok elit öğrenciler olduğunu vurgulayan Yakın, bu yüzden derslere her zaman donanımlı girdiğini belirtiyor. Dersleri ayrıntılı anlattığını, öğrencilerden de aynı ayrıntıyı istediğini söyleyen Sinem Öğretmen, “ Sonucu değil, süreci ölçüyorum. Artık sadece nota dayalı dersler işlemiyorum. Yeni müfredattan da ders işleyiş adına çok memnunum” diyor. Öğrencileriyle her zaman iyi ilişkiler kurduğunu sözlerine ekleyen Yakın, “Öğretmenlik mesleğinin en güzel yanı, verdiğinizi hemen alabiliyorsunuz. Aynı bir tiyatro gibi. Manevi tatmini çok yüksek” diyor.


ÖĞRENCİYLE EMPATİ KURABİLİYORSANIZ, ŞANSLISINIZ
Ayşe Taşçı,  Avrupa Koleji’nde 10 yıldır Almanca Öğretmeni olarak görev yapıyor. Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu olan Taşçı, mezun olduktan sonra Almanca Öğretmenliği sertifikası alarak öğretmenliğe adım atmış. Öğrencilik yıllarında öğretmenliği düşünmeyen, mezun olduktan sonra öğretmen olmaya karar veren Taşçı, mesleğe özel bir kurumda başlamış ve özel kurumda devam etmiş. 12 yıldır öğretmenlik yapan Ayşe Öğretmen, Avrupa Koleji’nde Almanca dersinin birinci yabancı dil olduğunu ve Almanca eğitim veren öğretmenlerin yurtdışında yaşamış, öğrettiği dilin kültürünü bilen öğretmenler olduğunu vurguluyor. Öğrencilere Almanca derslerini, yaşatarak öğrettiklerini belirten Taşçı, tek amaçlarının öğrencilere küçük yaşta dili sevdirmek olduğunu dile getiriyor. Öğretmenlik mesleğinin çok fazla fedakarlık istediğini ifade eden Taşçı; “Öğrenciyle empati kurabiliyorsanız, şanslısınız. Bazen onların kimliklerine bürünerek onlar gibi olabiliyorum” diyor. Öğrencileriyle arasında çok güçlü bir bağ olduğunu söyleyen Ayşe Öğretmen, öğrencilerinin başarılı olması için onları sıklıkla motive ettiğini sözlerine ekliyor.



Yorumlar
Yorum Ekle