Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Beykoz Doğa Koleji


Bu sayımızda öğrencilere İstanbul şartlarında doğayla içiçe bir eğitim olanağı sağlamasıyla dikkat çeken Beykoz Doğa Koleji’nin öğretmenler odasında konuk olduk. Çocukların okulda yaşayarak eğitim almasına önem veren Beykoz Doğa Koleji’nin öğretmenleri mesleklerinin keyifli taraflarını artı eğitim dergisiyle paylaştılar.

 

 

“DÜRÜSTÜK VE ADELET DUYGUSUNU VERMEK İSTİYORUM”

 

Erdal Yavuz, sınıf öğretmeni. 25 yıl devlet hizmetinden sonra iki yıl Üsküdar Doğa Koleji’nde üç yıldır da Beykoz Doğa Koleji’nde çalışan Erdal Öğretmen, Ankara Eğitim Enstitüsü’nü ve daha sonra lisans tamamlama programında Türkçe bölümünü bitirerek öğretmenliğe başlamış. Erdal Öğretmen, çocuğu geleceğe hazırlamak, ileride kendi ayakları üzerine basabilen, sorgulayan bir nesil yetiştirmeyi amaçladığını söylüyor. “Çocuğa okulda verdiklerimizle onun yaşamda karşılaştıklarının aynı olması lazım” diyen Erdal Öğretmen, mümkün olduğu kadar okulda güncel olayları karşılıklı konuştuklarını söylüyor. Erdal Öğretmen, her şeyden önce öğrencilere dürüstlüğü ve adalet duygusunu vermeyi arzu ettiğini ifade ediyor. Sınıf öğretmeninin aynı zamanda bir rehber öğretmen olduğunu söyleyen Erdal Öğretmen, çocuklara değer vererek onlarla yetişkin birey gibi karşılıklı sohbet etmenin önemine işaret ederek bunun çok verimli olduğunu söyleyen Erdal Öğretmen böylece çocuğun yaşayabildiği sorunlara da yardımcı olduklarını belirtiyor. Erdal Öğretmen “Çocuk kendini öğretmene ne kadar yakın hissederse o kadar güven duyar” diyor. Aynı zamanda disiplinin sağlanmadan iyi bir öğretmenlik yapılamayacağını söyleyen Erdal Öğretmen, öğrencilerin sınıfta fikirlerini özgürce söylemelerine de olanak tanıyor. Bir anısını dinlemek istediğimiz Erdal Öğretmen: “İlk öğretmenlik yaptığım yıllarda Gaziantep’te Kürt köylerinde Türkçe bilmeyen 1. sınıf öğrencisi çocuklara öğretmenlik yapıyordum. Çocuklar zaman içersinde o kadar gelişim gösteriyorlardı ki; Mart ayında hem okuma yazmaya geçmişler, hem Türkçe öğrenmişler, hem de kendilerine çeki düzen vermişlerdi” diye anlatıyor.

 

 

“ÇOCUKLARIN BİR ŞEY ÜRETMESİ BENİ ÇOK MUTLU EDİYOR”

Tuğba Taşkaya, sınıf öğretmeni. Anadolu Üniversitesi sınıf öğretmenliği mezunu olan Tuğba Öğretmen, Manisalı olduğunu ve dört yıl Manisa’da devlet okulunda çalıştığını anlatıyor. Üç yıldan bu yana Doğa Koleji’nde çalışan Tuğba Öğretmen öğrencilerle ilişkilerinin onları anlamaya dayalı olduğunu söylüyor. Tuğba Öğretmen onların seviyesine inerek onların ne istediğini anlamaya çalıştığını ve bazen arkadaş, bazen öğretmen gibi olduğunu anlatıyor. Öğretmenliği seçmesinde ilkokul öğretmeninin de etkisinin olduğunu söyleyen Tuğba Öğretmen lise yıllarında çocukları sevdiği için bu bölümü seçmeye karar verdiğini ifade ediyor. Çocukların yeni bir şey ortaya koyduklarını ve bir şey ürettiklerini görmenin kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen Tuğba Öğretmen “Bu duygunun tarifi yok. Sanki kendi çocuğunuz gibi seviyorsunuz onları” diyor.

 

 

“BİR ÖĞRENCİ ÖĞRETMENİ SEVİYORSA MUTLAKA O DERSİ BAŞARIR”

 

Serap Uğurlu, İngilizce Öğretmeni. İstanbul Üniversitesi Amerikan Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu olan Serap Öğretmen, altı yıldır öğretmenlik yaptığını belirterek  “Okulu bitirdikten sonra açıkçası öğretmenlik yapabileceğimi çok düşünmüyordum. Stajda çocuklarla iletişim kurduktan sonra, başka bir işi yapamayacağımız anladım. Çünkü sürekli hareketli olup, onlarla ilgilenmeyi çok seviyorum. Masa başında oturarak yapacağım bir meslek değildi” diyor. Beykoz Doğa Koleji’nde 1. sınıftan 5. sınıfa kadar öğretmenlik yaptığını söyleyen Serap Öğretmen okulun anaokulunda bölümünde öğretmenliğe başlamış ve “İlk burada başladım, burada da devam ettim öğretmenliğe” diyor. İngilizce öğretmenin çok keyifli bir şey olduğunu düşünen Serap Öğretmen, “Çocuklar bizim Türk olduğumuzu bilmiyorlar. Derslerde İngilizce konuşuyoruz. 1.sınıftan itibaren çok yoğun bir program var. Eğlenerek, şarkılarla, oyunlarla öğreniyorlar” diye anlatıyor. Serap Öğretmen “Hep şuna inanıyorum: Bir öğrenci öğretmeni seviyorsa o derste mutlaka başarılı olur”  diyor. Birinci sınıfta iletişimi iyi kurmanın önemini vurgulayan Serap Öğretmen öğrencilerle kurduğu sıkı bağ sayesinde işlerinin kolaylaştığını aktarıyor. Bu mesleği çok sevdiğini ifade eden Serap Öğretmen şöyle konuşuyor: “Öğrencilerin size sarılıp duygularını anlatmaları çok farklı bir duygu. Sizi bir kahraman gibi görüyorlar. Herhalde başka bir meslekte bunun tadı yoktur…”

 

 

“SEVGİYLE ÇOK GÜZEL BİR DİSİPLİN KURULABİLİYOR”

Emine Ulusal, İngilizce Öğretmeni. İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu olan Emine Öğretmen Marmara Üniversitesi’nde İngilizce öğretmenliği formasyonu aldığını söylüyor. Ailesinin kendisi için doktorluk hayali olduğunu anlatan Emine Öğretmen, öğretmenleriyle ailesinin fen-matematik bölümünü seçmesine dair baskılarına direnerek İngilizce öğretmenliği yolunu seçmiş. “Lisedeki İngilizce Öğretmenine hayrandım. Onun kazandığı üniversiteyi ve bölümü okuyacağım. Onun gibi bir öğretmen olacağım diye düşündüm” diyen Emine Öğretmen bu hayalini gerçekleştirmiş ve aynı okulda okumuş. “2 yıl önce 6. sınıfa giderken girdiğim sınav kâğıdımı buldum. Kâğıda İngilizce olarak ‘bir gün öğretmen olacağımı hayal ediyorum’ yazmışım” diyerek bu olayın kendisini çok duygulandırdığını anlatıyor. Öğretmenliğe Beykoz Doğa Koleji’nde başlayan Emine Öğretmen, “fazla güler yüzlü bir öğretmen” olduğunu belirterek “Öğrenmeyi öğreten bir öğretmenim. Öğretmen merkezli değil, öğrenci merkezli olmaya gayret ediyorum. Dersleri zekâ türlerine göre çeşitli aktivitelerle işliyorum. İletişim çağında iletişim kuramadığımız hiçbir öğrenciyi başarıya götüremeyeceğimize inanıyorum” diye konuşuyor. Çok küçük yaştaki çocuklara tehditle değil, sevgiyle de çok güzel bir disiplin kurulabildiğini söyleyen Emine Öğretmen, “Bunu yapmanız beni üzüyor dediğiniz zaman çocuklar sizi çok sevdiği zaman bu sözünüzü ciddiye alıyorlar. Çocuk deyip geçmemek lazım. Aslında onlar da çok hassas ve kesinlikle her şeyin farkındalar” diyor. Doğa Koleji’nde öğrencilerin inekten süt sağarak yoğurt yapmaya kadar birçok şeyi yaşayarak öğrendiklerini söyleyen Emine Öğretmen, böyle bir ortamda öğretmen olmanın hayallerinin ötesinde bir şey olduğunu sözlerine ekliyor.

 

“TEK HAYALİM ÖĞRETMEN OLMAKTI”

Emel Gür, Almanca Öğretmeni. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu. Çocukluğundan beri tek hayalinin öğretmen olduğunu, öğretmeninin yanından ayrılmadığını söyleyen Emel öğretmen “Bir gün ben de öğretmen olsam da öğretmen defterine imza atsam, sınav kâğıdı okusam derdim. Bunun hayallerini kurardım. Tek hayalim dil öğretmeni olmaktı ve şu anda hayalimi yaşıyorum” diyor. Öğretmenliğe Doğa Koleji’nde başlayan Emel Öğretmen şunları söylüyor: “Hep şuna inanıyorum; yabancı dil çok keyifle anlatılması gereken bir ders. Çünkü çocuk öğretmenini sevmezde yabancı dil hayatı boyunca bir işkence haline gelebilir”. Öğretmen olarak ellerinden geldiğince yumuşak, tatlı dilli olmaya çalıştıklarını belirten Emel Öğretmen, muhabbet etmeyi, çocukların her sorunuyla ilgilenmeyi seven bir öğretmen olduğunu da anlatıyor ve “Eğlenceli bir öğretmen olduğumu düşünüyorum. Ama yeri geldiği zaman çok ciddi olarak bir konuyu da anlatıyoruz” diye konuşuyor. Emel Öğretmen Doğa Koleji’ne ilk geldiğinde ortamın kendisini çok etkilediğini ve hala aynı duyguları hissettiğini sözlerine ekliyor.

 

“EĞİTİMİ DOĞAYLA İLİŞKİLENDİRMEK BAŞARIYI ARTIRIYOR”

Hanife Eşki. Ekoloji Öğretmeni. 37 yıllık öğretmen olan Hanife Öğretmen, Trabzon Beşikdüzü Öğretmen Okulu mezunu ve 24 yıl devlet okulunda çalışmış. Hanife Öğretmen “Köy Enstitüsü formatında bir okulda iyi bir şekilde yetiştirildiğim için şu anda Ekoloji öğretmenliği yapıyorum. Hayatım boyunca derslerde doğayı kullanan bir öğretmendim. Fen, matematik, sosyal bilimler derslerini tamamen doğada işlerdim, konularla ilişkilendirirdim. Bunun için yöneticilerim bu görevi bana uygun gördüler” diye anlatıyor. Öğrencileri yanında doğayı, hayvanları çok sevdiğini bu yüzden Doğa Koleji’nde olmaktan çok mutlu olduğunu aktaran Hanife Öğretmen eğitimi doğayla ilişkilendirmenin çocuklarda başarıyı artırdığını gözlemlediğini söylüyor. Hanife Öğretmen eğitimde doğaya yer verilmesini herkese tavsiye ettiğini sözlerine ekiyor.



Yorumlar
Yorum Ekle