Öğrencilerin akademik başarıları, ülkelerin eğitim sistemlerinin etkililiğinin önemli bir göstergesidir. Uluslararası alanda OECD’nin, (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilâtı) gerçekleştirdiği PISA (Uluslararası Öğrenci Başarısını Belirleme Programı) programıyla ülkelerin eğitim performansları 2000 yılından bu yana üç yılda bir olmak üzere karşılaştırılmakta. PISA bu anlamda en büyük uluslararası eğitim araştırmasıdır. PISA araştırması ile farklı ülkelerdeki 15 yaşındaki öğrencilerin fen bilimleri, matematik ve okuma alanlarındaki beceri seviyeleri ölçülmekte ve karşılaştırılmaktadır. PISA ile öğrencilerin teorik bilgilerini gerçek hayatta kullanabilme kapasiteleri, analitik düşünme ve özellikle problem çözme becerilerini ölçülmektedir. PISA ayrıca öğrencilerin karşılaşacakları yeni durumları anlarken, karşılaşılan sorunları çözmede, bilmedikleri konularda tahminde bulunmalarında vb. bilgi ve becerilerinden ne ölçüde yararlanabildiklerinin belirlenmesini hedeflemiştir. Bu hedeflerle PISA, diğer değerlendirme yaklaşımlarından ayrışmaktadır.
PISA uygulamalarında Türkiye henüz istenilen düzeyde olmamakla birlikte 2003-2009 oranlarına baktığımızda başarısını arttıran ülkelerden biri olmuştur. Bir sonraki PISA uygulaması 2012’de yapılacaktır. 2009 uygulaması ile kaydedilen ilerlemenin 2012’de de devam etmesi için okul yöneticileri ve öğretmenlere çok iş düşüyor. OECD ülkelerinin eğitim standartlarına ulaşma yolundaki bu ilerlemenin, gerek eğitim programlarındaki değişim ve gelişim, gerekse okul kültürü ve okuldaki uygulamaların değişimi ve gelişimi hedeflenmelidir. Aşağıdaki şemalarda gösterilen ülke sıralamalarında kategori atlamamızın tek yolu eğitim sistemimizin topyekün değiştirilmesi ve geliştirilmesidir. Bu noktada üst sıralardaki OECD ülkeleriyle olan işbirliklerimizin arttırması gerektiğini düşünüyorum.
Yolumuz uzun!
“Öğrenmek akıntıya karşı yüzmek gibidir, ilerleyemediğiniz taktirde gerilersiniz” (Çin atasözü)
2012 PISA Tahminlerim: